YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/137
KARAR NO : 2023/7899
KARAR TARİHİ : 01.11.2023
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/508 E., 2015/874 K.
SUÇLAR : Resmi belgede sahtecilik, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
… 16. Asliye Ceza Mahkemesinin,17.11.2015 tarihli ve 2015/508 Esas, 2015/874 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
1. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 58 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 58 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; suçsuz olduğuna, kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. 23.06.2015 tarihinde işlenen hırsızlık suçunun şüphelisi olarak yakalanan sanığın, kolluk kuvvetleri tarafından yakalandığında ve hakkında hırsızlık suçundan soruşturma yürütülürken görevlilere kendi gerçek kimliğini gizleyip katılan … adına düzenlenmiş ancak üzerinde sanığa ait fotoğraf bulunan sahte nüfus cüzdanını ibraz etmek suretiyle kendisini … olarak tanıtıp … ismi ile hırsızlık suçundan dolayı kolluk kuvvetlerince 23.06.2015 tarihli yakalama tutanağının düzenlendiği, yine … ismi ile 23.06.2015 tarihli genel adli muayene raporu ve 24.06.2015 tarihli adli olgu bildirim formunun düzenlendiği, ancak daha sonradan parmak izi araştırması ile sanığın gerçek kimliğinin ortaya çıkarıldığı, bu suretle sanık hakkında resmi belgede sahtecilik ve başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanması suçlarını işlediği iddiasıyla iş bu kamu davası açılmıştır.
2. Sanık savunmasında üzerine atılı suçları ikrar etmiştir.
3. Kriminal raporda; inceleme konusu nüfus cüzdanı üzerinde basılı bulunan soğuk mühür izinin içeriğinin net olarak okunamaması nedeniyle laminenin kısmen açılması suretiyle yapılan detaylı inceleme neticesinde söz konusu belgenin fotoğraf hanesinde evvelce mevcut fotoğrafa ait bakiyelerin bulunduğunun müşahede edilmiş olduğu, söz konusu nüfus cüzdanında evvelce mevcut olan fotoğrafın yerinden sökülerek alınmasından sonra halen mevcut fotoğrafın tahrifen yapıştırıldığı, tetkike konu nüfus cüzdanı üzerinde fotoğraf değişikliği yoluyla yapılan tahrifatın ilk nazarda dikkati çekmeyeceği cihetle söz konusu belgenin iğfal kabiliyetini haiz olduğu görüş ve kanaati bildirilmiştir.
4. Mahkemenin suça konu nüfus cüzdanı üzerinde yaptığı gözlemde; nüfus cüzdanının fotoğraf yapıştırma yerindeki fotoğrafın yerinden sökülerek sanığın kendi fotoğrafının yapıştırıldığı, fotoğraf üzerinde soğuk damganın bulunduğu, pvc ile kimliğin kaplanması nedeniyle nüfus cüzdanının kullanılması durumunda sahteliğinin ilk bakışta tespit edilemeyeceği, aldatma kabiliyetinin bulunduğu belirtilmiştir.
5. Mahkemece tüm dosya kapsamından sanığın üzerine atılı suçları işlediği kabul edilerek temyize konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1.5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B. Başkasına ait Kimlik Veya Kimlik Bilgilerinin Kullanılması Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1.Sanığa isnat edilen başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan dolayı kurulan hükümden sonra, 02.08.2022 tarih ve 31911 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış” ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiştir.
2. Gerekçeli karar başlığında ve sanık hakkında kurulan hükümde sübuta konu suç adının başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması yerine iftira ve uygulama maddesinin 5237 sayılı Kanun’un 268 inci maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla aynı Kanun’un 267 nci maddesinin birinci fıkrası yerine doğrudan 5237 sayılı Kanun’un 267 nci maddesinin birinci fıkrası olarak gösterilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
3. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle … 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.11.2015 tarihli ve 2015/508 Esas, 2015/874 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Başkasına ait Kimlik Veya Kimlik Bilgilerinin Kullanılması Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle … 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.11.2015 tarihli ve 2015/508 Esas, 2015/874 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
01.11.2023 tarihinde karar verildi.