YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/13707
KARAR NO : 2023/1108
KARAR TARİHİ : 28.02.2023
B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/478 E. 2018/115 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet, düşme
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, düzeltilerek onama, bozma
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.06.2016 tarihli ve 2016/196 Esas, 2016/199 Karar sayılı kararı ile
a.Sanıklar hakkında mağdur …’ye yönelik dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası,35 inci maddesi,62 nci maddesi, 52 nci maddesi, 53 üncü ve 58 inci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 15000 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,
b.Sanık … hakkında katılan …’a yönelik dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası,62 nci maddesi, 52 nci maddesi,53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 2000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,
karar verilmiştir.
2. Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.06.2016 tarihli ve 2016/196 Esas, 2016/199 Karar sayılı kararının sanıklar tarafından temyizi üzerine Yargıtay (kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 19.10.2017 tarihli ve 2017/20286 Esas, 2017/20891 Karar sayılı kararı ile :
“Sanıklara yüklenen dolandırıcılık suçu nedeniyle , hükümlerden sonra , 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. ve 254. madde fıkraları gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun takdir ve tayini zorunluluğu..”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.03.2018 tarihli ve 2017/478 Esas, 2018/115 Karar sayılı kararı ile
a.Sanık … hakkında katılan …’a yönelik dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası,62 nci maddesi, 52 nci maddesi,53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 2000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,
b. Sanıklar … ve … hakkında mağdur …’ye yönelik dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası,35 inci maddesi,62 nci maddesi, 52 nci maddesi, 53 üncü maddesi ve 58 inci uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 15000 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,
c.Sanık … hakkında açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanunun’un 253 üncü maddesi, 254 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşmesine,
karar verilmiştir.
4. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak; sanık … hakkında 11.03.2016 tarihli eylem nedeniyle kurulan hükmün ve sanık … hakkında kurulan hükmün onanması, sanık … hakkında 23.04.2016 tarihli eylemden dolayı kurulan hükmün ise; eylemine uyan yasa maddesi gereğince sanığa hürriyeti bağlayıcı ceza yanında verilen 1.200 Gün para cezasından, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılması sonucu 800 gün para cezasına hükmetmek ve bu miktar üzerinden takdirî indirim yapılarak, sanığın 666 gün karşılığı 13.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar vermek gerekirken, hatalı hesap sonucu fazla ceza tayini usûl ve yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün bozulması ancak; bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, sanığa verilen sonuç para cezası 13.320,00 TL. olarak belirlenmek suretiyle, 1412 sayılı Kanun’un 322 nci maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanması, sanık … hakkında kurulan hükmün ise ; sanığın müşteki Bahri ile uzlaştığına dair 26.02.2018 günlü uzlaşma tutanağının, temyiz dilekçesi ekinde ibraz edilmesi karşısında, sanığın hukukî durumunun mahkemesince yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, kabûle göre de; eylemine uyan yasa maddesi gereğince sanığa hürriyeti bağlayıcı ceza yanında verilen 1.200 Gün para cezasından, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılması sonucu 800 gün para cezasına hükmetmek ve bu miktar üzerinden takdirî indirim yapılarak, sanığın 666 Gün karşılığı 13.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar vermek gerekirken, hatalı hesap sonucu fazla ceza tayini usûl ve yasaya aykırı, görüldüğünden hükmün bozulması görüşlerin içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık … müdafii, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken eksik inceleme ile düşme hükmü verildiği gerekçesiyle hükmü temyiz etmiştir.
2. Sanık … müdafii, sanığın atılı suçları işlemediği, suçların yasal unsurlarının oluşmadığını, Balıkesirde işlenen ikinci suç açısından işlenemez suç bulunduğu ya da zincirleme suç hükümleri uygulanması gerekirken sanık hakkında iki ayrı suçtan hüküm kurulduğu, suçta kullanılmayan ve gerçek olan 540 pountun sanığa iadesine karar verilmesi gerekirken müsaderesine karar verilmesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu belirterek hükümleri temyiz etmiştir.
3. Sanık … mağdur … ile uzlaştığı bu sebeple hakkındaki kamu davasının düşürülmesini taleple hükmü temyiz etmiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık …’ın Eden Cty adındaki internet sitesinde katılan … ile iletişim kurduğu, elinde 136000 yabancı para olduğunu, hangi ülkeye ait olduğunu bilmediğini, bu konuda kendisine yardımcı olmasını istediğini belirterek mesaj gönderdiği, katılan …’ın da sanık …’dan paranın fotoğrafını çekip göndermesini istediği ve paranın kime ait olduğunu sorduğu, sanık …’ın da paranın bir teyzeye ait olduğunu söyleyip gerçek sterlin fotoğrafını çekip katılan …’a gönderdiği, katılan …’in de sanık …’i üç gün sonra arayarak paraları almak için bir Hindistan’lı bulduğunu, 136.000 Sterlin için 60.000,00 TL karşılığı para vereceğini söylediği, 10.03.2016 tarihinde katılan … ve sanık …’in Eskişehir ilinde buluştukları, sanık …’in teyzesinin arka sokakta beklediğini söyleyerek, teyzesinden sterlinleri getirmek bahanesiyle katılan …’ten 10,000 TL alarak uzaklaştığı ve Eskişehir ilinden ayrılarak ikamet ettiği Denizli iline döndüğü, katılan …’ın daha önce sanık … ile bağlantı kurdukları siteye tekrar başka isimle üye olduğu, bu kez sanıklar … ve …’in de sterlin satmak bahanesiyle birlikte dolandırıcılık yapmaya karar verdikleri, sanık …’ın kendisinin ismini Kadir olarak tanıttığı ve katılan …’e ellerinde sterlin olduğunu söyleyerek bağlantı kurdukları paraların fotoğrafını gönderdikleri, katılan …’in müşteki Yılmaz ve Bahri’yi de yanına alarak sanıklar Mehmet ve Eray ile Balıkesir’de buluşmak üzere anlaştıkları ve katılan ile müştekilerin 22/04/2016 tarihinde Balıkesir iline geldikleri, sanıkların verdiği 0538 510 83 14 nolu telefondan sanıklar Eray ve Mehmet’i aradıkları, sanıklar … ve …’in, sanık … Elkatmış’ı da beraberinde getirerek 23/04/2016 tarihinde Balıkesir iline geldikleri ve araçta gelirken dolandırıcılık eyleminde bulunmak için hangi sanığın hangi rolde bulunacağı konusunda anlaştıkları,katılan … ve müşteki Yılmaz’ın daha önce Eskişehir ilinde dolandırıcılık eyleminde bulunan sanık …’i tanımaları nedeniyle Emniyet yetkilileriyle bağlantı kurarak durumu bildirdikleri, katılan ve müştekilerin 23/04/2016 tarihinde sanıklar Eray ve Mehmet ile bağlantı kurdukları, müşteki Bahri’inin araçtan inerek parkta bankta oturup sanıkları beklediği, sanık …’ın da müşteki Bahri’nin yanına gelerek müşteki Bahri’ye isminin Halil olduğunu, sterlinlerin teyzesinde olduğunu ve teyzesinin evine giderek sterlinleri alabileceklerini söylediği, müşteki Bahri’nin de bu durumu kabul ettiği ve birlikte yürüyerek ara sokağa girdikleri ve sanık …’in ” ev bu sokakta” demesi üzerine müşteki Bahri’nin eve giremeyeceğini ve köşede bekleyeceğini söylediği, sanık …’in de ” tamam, teyzemi getireyim” diyerek müşteki Bahri’nin yanından ayrıldığı, bir süre sonra sanık …’in, sanık … Elkatmış ile birlikte müşteki Bahri’nin yanına geldikleri ve sanık …’in kendisini teyze olarak tanıtıp kolunda bulunan çantayı açarak çanta içerisindeki poundları müşteki Bahri’ye gösterdiği, sanık …’in çanta içerisinden üç adet para alarak parayı müşteki Bahriye numune olarak verdiği, sanık … ile müşteki Bahrinin yürümeye başladıkları, müşteki Bahrinin paraların sahte olabileceğini ve kontrol etmesi için bir deste daha vermesi gerektiğini sanık …’e söyleyince, sanık …’in ” tamam” diyerek müşteki Bahri’nin yanından ayrıldığı, bir iki dakika sonra 20 AU 381 plakalı Volvo marka bir araçla müşteki Bahri’nin yanına sanıklar Mehmet ve Gülseren’in geldikleri, bu arada tedbir alan emniyet yetkililerinin sanıklar Mehmet ile Gülseren’i yakaladıkları, bu arada müşteki Bahri ve sanık …’ı araçtan inip takip eden sanık …’in de emniyet yetkililerince yakalandığı, araçta yapılan aramada ve sanık … Elkatmış’ın elinde bulunan çantadan Adli emanetin 2016/1389 sırasında kayıtlı poundların ele geçirildiği, anlaşılmıştır.
2. Sanıklar ile katılan arasında uzlaşma sağlanamadığı anlaşılmıştır.
3. Sanık … ve sanık … atılı suçu ikrar etmişlerdir. Sanık … ise suçu inkara yönelik savunmada bulunmuştur.
4. Mahkemece yapılan yargılama neticesinde, müştekiler ve sanıklar arasında uzlaşma sağlanamamış daha sonra sanık … ile müşteki Bahri arasında uzlaşma sağlanmış bu nedenle sanık … hakkında müşteki Bahri’ye yönelik dolandırıcılığa teşebbüs suçundan açılan kamu davasının düşmesine karar verilmiştir. Sanıklar … ve sanık …’in ise üzerine atılı suçları işlediği kanaatine varılarak sanıklar hakkında temyize konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Sanık … Hakkında Kurulan Düşme Hükmü yönünden
Sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun 5271 sayılı Kanun’un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması ve tarafların uzlaşması nedeniyle aynı Kanun’un 254 üncü maddesi gereğince sanık hakkındaki kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerektiği, Mahkemece gerekçeleri gösterilerek kabul ve takdir kılınmış olmakla; sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B. Sanık … Hakkında Katılan …’a karşı Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmü yönünden
1. Sanığın, tekerrüre esas alınan ilama konu 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen dolandırıcılık suçunun 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesine göre uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmakla; bu suç yönünden uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılıp tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususu ile 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
C. Sanık … ve sanık … Hakkında mağdur …’e Karşı Dolandırıcılığa Teşebbüs Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükümleri Yönünden
1. 14.01.2018 tarihli uzlaştırma raporuna göre tarafların uzlaşamadığının anlaşılması karşısında; sanık … hakkında tebliğnamede bu hususta bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
2. Sanıklar hakkında uygulanan tekerrüre esas alınan ilama konu 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesindeki dolandırıcılık suçunun 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesine göre uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmakla; bu suç yönünden uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılıp tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile düzeltilen husus dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıkların yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
4. Sanıklar hakkında kurulan hükümlerde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenen 1200 gün adli para cezasından eylemin teşebbüs aşamasında kalması nedeniyle aynı Kanun’un 35 inci maddesi gereğince 1/3 oranında indirim yapılması sonucu; 800 gün adli para cezası belirlenmesi gerekirken, hesap hatası yapılarak 900 gün adli para cezası belirlenmesi ve yine aynı Kanun’un 62 nci maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılırken 666 gün yerine, 750 gün adli para cezasına hükmedilmek ve aynı kanunun 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca günlüğü 20,00 TL’den para cezasına çevrilmesi sonrası 13.320,00 TL adli para cezasına hükmedilmesi gerekirken, 15.000,00 TL adli para cezasına hükmedilmesi suretiyle sanıklar hakkında fazla ceza tayin edilmesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
A. Sanık … Hakkında Katılan …’a karşı Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Mahhkumiyet Hükmü ve Sanık … Hakkında Kurulan Düşme Hükmü Yönünden
Gerekçe bölümünde (A ve B) bentlerinde açıklanan nedenlerle Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.03.2018 tarihli ve 2017/478 Esas, 2018/115 Karar sayılı kararına yönelik sanık … müdafii ve sanık … müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık … müdafii ve sanık … müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık … ve sanık … Hakkında mağdur …’e Karşı Dolandırıcılığa Teşebbüs Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükümleri Yönünden
Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenle Balıkesir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.03.2018 tarihli ve 2017/478 Esas, 2018/115 Karar sayılı kararına yönelik sanık … müdafii ile sanık …’in temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkralarından adli para cezasına ilişkin sırasıyla , “900 gün”, “750” ve “15000 TL” ibarelerinin çıkartılarak yerlerine, sırasıyla “800 tam gün”, “666 tam gün” ve “13.320” ibarelerinin eklenmesi suretiyle hükümlerin, sanık … yönünden Tebliğname’ye uygun olarak, sanık … yönünden ise Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
28.02.2023 tarihinde karar verildi.