Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/13718 E. 2023/1736 K. 21.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/13718
KARAR NO : 2023/1736
KARAR TARİHİ : 21.03.2023

B O Z M A Ü Z E R İ N E

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
KARAR TARİHİ: 30.11.2017
SAYISI: 2017/260 Esas, 2017/372 Karar

Sanık … hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan hüküm yönünden; sanık hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik, sanık müdafiinin yaptığı itirazın Konya 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 19.06.2017 tarihli ve 2017/550 değişik iş sayılı kararı ile reddedilerek kararın kesinleştiği anlaşılmakla, sanık hakkında bu suçtan kurulan beraat hükmünün hukuken geçerli olmadığı ve temyizinin mümkün olmadığı;
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan diğer hükümler yönünden; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1402 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı,
Yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.01.2013 tarihli ve 2011/460 Esas, 2013/40 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayıl Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, aynı maddenin son cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 168 inci maddesinin ikinci fıkrası, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1’er yıl 10’ar ay 15’er gün hapis ve 16.700,00’şer TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi uyarınca hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına, resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2’şer yıl 1’er ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.01.2013 tarihli ve 2011/460 Esas, 2013/40 Karar sayılı kararının sanıklar tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 16.05.2017 tarihli ve 2014/25447 Esas, 2017/10935 Karar sayılı kararı ile dolandırıcılık suçundan kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları için, temyiz dilekçelerinin itiraz dilekçesi olarak kabulü ile ilk derece mahkemesince itiraz konusunda inceleme yapılması için dosyanın incelenmeksizin iade edilmek üzere tevdiine, resmi belgede sahtecilik suçu yönünden, sanık …’nin beraatı yerine mahkûmiyetine karar verilmiş olması, sanıklar … ve … için eksik inceleme ile mahkumiyet hükümleri kurulması gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.11.2017 tarihli ve 2017/260 Esas, 2017/372 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında dolandırıcılık suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, itiraz neticesinde kaldırılmasına karar verilerek, dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine, sanıklar … ve … hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2’şer yıl 1’er ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık …’ın temyiz isteği, suça konu reçetelerin tamamının kendisi tarafından düzenlenmemesine rağmen tüm reçetelerden sorumlu tutulduğu, düzenlediği reçeteleri aynı tarihte kuruma verdiği, bu nedenle zincirleme suç hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığına ilişkindir.
Sanık …’nun temyiz isteği, suça konu reçetelerden dört tanesini boş olarak doktorun odasından aldığını, bu reçetelerin düzenlenme aşamasını bilmediğini, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
Katılan vekilinin temyiz isteği, sanık … hakkında verilen beraat hükümlerinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

III.OLAY VE OLGULAR
1. Sanık …’nin, … Eczanesinin sahibi sanıklar … ve …’ın da eczanenin çalışanları oldukları, sanıklar Onur ve Fatih’in boş reçeteleri bir şekilde elde edip, reçetelere doktor tanık …’nin kaşesini bastıkları ve bu şekilde A.Feyyaz İzi, Aişe Özkara, İlhami Coşar, …, Hasan Coşar, Keziban Altan ve … isimli şahıslar adına 7 adet sahte reçete düzenlendiği, düzenlenen bu reçetelere istinaden katılan … Sigortalar Kurumundan 13.364,58 TL para alınarak haksız menfaat temin edildiği iddiasıyla sanıklar hakkında kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından kamu davaları açılmıştır.
2. Adlarına reçete düzenlenen şahısların alınan beyanlarından ilaçları almadıklarını, reçetedeki imza ve yazıların kendilerine ait olmadığını ifade ettikleri görülmüştür.
3. Sanıklar … ve … savunmalarında; reçeteleri kendilerinin düzenlediklerini kabul etmişlerdir. Sanık … savunmasında; dava konusu reçetelerin düzenlenmesine ilişkin kendisinin önceden bilgisinin olmadığını, 03.12.2010 tarihinde doğum yapması nedeniyle eczaneye çok sık uğrayamadığını, soruşturma aşamasında konu kendisine intikal ettiğinde yaptığı araştırma neticesinde iddianamede belirtilen reçetelerin tahsilat için … İl Müdürlüğüne gönderildiğini tespit ettiğini, yaptığı araştırmada yanında çalışan diğer sanıkların bu eylemi gerçekleştirmiş olabileceklerini, atılı suçları işlemediğini beyan etmiştir.
4. Katılan kurumdan aldırılan 09.01.2013 tarihli cevabi yazıya göre, yargılama aşamasında kurum zararının giderildiği anlaşılmıştır.
5. Sanıklar … ve …’ın eylem ve fikir birliği içerisinde yukarıda belirtilen kişiler adına, görevli doktor tarafından düzenlenmesi gereken ve resmi belge sayılan reçeteleri, sahte olarak düzenledikleri anlaşılmakla, resmi belgede sahtecilik suçundan mahkûmiyetlerine, sanık …’nin diğer sanıkların eylemlerine iştirak ettiğine dair mahkûmiyetine yeterli her türlü şüpheden uzak açık, kesin delil elde edilemediği, ayrıca sanıklar … ve … savunmalarında sanık …’nin olaydan haberinin olmadığının bildirdikleri, sanık …’nin cezalandırılmasını sağlayacak herhangi bir delil bulunmadığı anlaşıldığından atılı suçlardan beraatına karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Sanık … Hakkında Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanık hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan, 23.01.2013 tarihli ve 2011/460 Esas, 2013/40 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik, sanık müdafiinin yaptığı itirazın Konya 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.06.2017 tarihli ve 2017/550 değişik iş sayılı kararı ile reddedilerek kararın kesinleştiği anlaşılmakla, sanık hakkında bu suçtan kurulan beraat hükmünün hukuken geçerli olmadığı ve temyizinin mümkün olmadığı, dosyanın bu yönden incelenmeksizin iadesine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Sanıklar Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Suç tarihinin, suça konu reçetelerin Sosyal Güvenlik Kurumuna verildiği tarih olan 28.02.2011 olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık … Yönünden
Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, aynı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 23.01.2013 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu anlaşılmıştır.
2. Sanıklar … ve … Yönünden

Sanıkların yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 inci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, suç tarihinden, temyiz incelemesi tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu anlaşılmıştır.

IV. KARAR
Sanık … Hakkında Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle sanık hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan beraat hükmünün hukuken geçerli olmadığı ve temyizinin mümkün olmadığı anlaşılmakla, dosyanın bu yönden incelenmeksizin mahalline İADESİNE,

2. Sanıklar Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle, Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.11.2017 tarihli ve 2017/260 Esas, 2017/372 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar … ve … ile katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

21.03.2023 tarihinde karar verildi.