YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/13802
KARAR NO : 2023/3278
KARAR TARİHİ : 26.04.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tacir veya şirket yöneticileri ile kooperatif yöneticilerinin dolandırıcılığı
HÜKÜM : Beraat
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.03.2011 tarihli ve 2007/337 Esas, 2011/114 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tacir veya şirket yöneticileri ile kooperatif yöneticilerinin dolandırıcılığı suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2. Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.03.2011 tarihli ve 2007/337 Esas, 2011/114 Karar sayılı kararının katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 23. Ceza Dairesinin 01.06.2015 tarihli ve 2015/18048 Esas, 2015/2102 Karar sayılı kararı ile eksik araştırma nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.04.2018 tarihli ve 2015/303 Esas, 2018/194 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tacir veya şirket yöneticileri ile kooperatif yöneticilerinin dolandırıcılığı suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyizi, sanık hakkında verilen beraat kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna ve bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
1. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre, 5237 sayılı aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi gereği 15 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanığın sorgusunun yapıldığı 25.12.2007 tarihi olduğu ve bu tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar bu sürenin gerçekleşmiş olduğu anlaşılmıştır.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.04.2018 tarihli ve 2015/303 Esas, 2018/194 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.04.2023 tarihinde karar verildi.