YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/13977
KARAR NO : 2023/2404
KARAR TARİHİ : 04.04.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bakırköy 33. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.07.2016 tarihli ve 2016/305 Esas, 2016/360 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılan …’e yönelik dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62, 52, 53 ve 51 inci maddeleri uyarınca erteli 10 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Bakırköy 33. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.07.2016 tarihli ve 2016/305 Esas, 2016/360 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 03.07.2017 tarihli ve 2017/18737 Esas, 2017/16764 Karar sayılı kararı ile sanığın eyleminin hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 14 üncü maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasına eklenen (L) bendi kapsamında öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmadığına ilişkin delilleri takdir ve tartışmanın üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma üzerine Bakırköy 33. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.09.2017 tarihli ve 2017/421 Esas, 2017/447 Karar sayılı görevsizlik kararı ile dosya Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmiştir.
4. Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.06.2018 tarihli ve 2017/405 Esas, 2018/259 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 ve 53 üncü maddeleri ile 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince kazanılmış … gözetilerek neticeten erteli 10 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi, sanığın mahkûmiyetine yeterli delil bulunmadığına, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi uyarınca takdiri indirim nedenlerinin uygulanmama gerekçesinin yetersiz olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılan …’e ait 0546 (…) (..) (..) numaralı telefonu, 0534 (…) (..) (..) numaralı telefondan arayan, kendisini Taşova Emniyet Müdürlüğünde görevli polis memuru ve Cumhuriyet savcısı olarak tanıtan sanık ve temyiz dışı sanıkların, bankadaki hesaplarına yasa dışı yollardan girilmeye çalışıldığını söylemeleri üzerine, katılanın telefondaki talimatlar doğrultusunda T.C. Halk Bankasında bulunan hesabındaki 24.301,00 TL’yi çekerek, temyiz dışı sanık … …’nın hesabına yatırdığı, yine 2.090,00 TL’yi de Taşova PTT Müdürlüğünden … Polat isimli kişi adına gönderdikten sonra dolandırıldığını anlayarak şikâyetçi olduğu belirlenmiştir.
2. Sanık aşamalarda alınan savunmalarında; temyiz dışı sanıklar … … ve … Kızılırmak’ı tanıdığını, ancak olayla herhangi bir ilgisinin bulunmadığını beyan ederek suçlamaları kabul etmemiştir.
3. Temyiz dışı sanık … … savunmalarında; sanıkla diğer temyiz dışı sanık … Kızılırmak aracılığıyla tanıştığını, sanığın talebi üzerine bankada hesap açtırdığını ve onun yönlendirmesi ile hesabına yatan parayı çekerek sanığa teslim ettiğini, kendisinin de bu iş için bir miktar para aldığını bildirmiştir.
4. 22.12.2017 tarihli uzlaştırma raporuna göre; sanık ve katılanın uzlaşamadıkları tespit edilmiştir.
5. Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.06.2018 tarihli ve 2017/405 Esas, 2018/259 Karar sayılı kararı ile Bakırköy 7. Sulh Ceza Hakimliğinin 2016/171 sorgu sayılı sorgu tutanağı, katılan … tarafından temyiz dışı sanık … …’ya ait olan TR (..) (….) (….) (….) (….) 6650 02 IBAN numaralı hesaba 24.301,00 TL yatırıldığına ve bu paranın 31.03.2016 tarihinde 24.200,00 TL’lik bölümünün çekildiğine, yine … Polat adına PTT kanalıyla para yatırıldığına ilişkin dekont suretleri, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Uzlaştırma Bürosunun 25.12.2017 tarihli taraflar arasında uzlaşmanın sağlanamadığını bildirir uzlaştırma raporu ile dosya kapsamında elde edilen diğer deliller doğrultusunda; sanığın katılana yönelik sübut bulan eyleminin, hükümden sonra 02.12.2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 14 üncü maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasına eklenen (L) bendi kapsamında düzenlenen kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık suçuna vücut verdiği kabul edilmekle birlikte, suç tarihi itibarıyla 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası lehe kabul edilerek sanığın bu maddeye göre cezalandırılmasına dair temyiz incelemesine konu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden
Dosya kapsamına göre elde edilen deliller doğrultusunda; 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kuran Mahkemenin takdir ve kabulünde bir isabetsizlik görülmemiş; 5237 sayılı Kanun’un 62 inci maddesinin uygulanmamasına yönelik gerekçelerin, yasal ve yeterli olduğu belirlendiğinden, sanık müdafiinin bu hususlara yönelik temyiz sebepleri kabul edilmemiştir.
B. Sair Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede;
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
2. Sanığın gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği sürelerin, 5237 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesi uyarınca infaz aşamasında cezasından mahsup edilmesi mümkün görülmüştür.
3. Sanık hakkında hapis ve adli para cezasına hükmedildikten sonra, 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca kazanılmış … bulunduğu belirlenerek infaz olunacak cezanın tespit edilmesi gerekirken, dosyada uygulanma yeri bulunmayan 5271 sayılı Kanun’un 307 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince belirleme yapılması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (B-3) bendinde açıklanan nedenlerle Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.06.2018 tarihli ve 2017/405 Esas, 2018/259 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının üçüncü paragrafındaki CMK’nun 307/4 maddesi gereğince ibaresinin çıkartılarak yerine, “1412 sayılı CMUK’nin 326/son maddesi gereğince” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.04.2023 tarihinde karar verildi.