YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/14001
KARAR NO : 2022/5699
KARAR TARİHİ : 05.04.2022
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
Sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede;
Dairemizce de benimsenen, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23.01.2018 tarihli, 2017/463 Esas ve 2018/20 Karar sayılı ve 23.01.2018 tarihli, 2015/962 Esas ve 2018/16 Karar sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere; hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde uygulanacak olan 5275 sayılı Kanun’un 106/3. maddesinde, 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 6545 sayılı Kanun’un 81. maddesiyle yapılan değişikliğin; sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilamın 5237 sayılı TCK’nin TCK’nin 157/1. maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçuna ilişkin olduğu ve bu suçun 5271 sayılı CMK’nin 253. maddesinde 6763 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonrası uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında, 6763 sayılı Kanun’un 35. maddesi ile değişik CMK’nin 254. maddesi uyarınca aynı Kanun’un 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemlerinin yerine getirilip getirilmediği araştırıldıktan sonra sonucuna göre söz konusu ilam esas alınarak TCK’nin 58. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun; 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Bozmaya uyularak yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanık ve katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün ONANMASINA, 05.04.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.