Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/14092 E. 2023/3195 K. 25.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/14092
KARAR NO : 2023/3195
KARAR TARİHİ : 25.04.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Nazilli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.03.2015 tarihli ve 2014/239 Esas, 2015/229 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 52 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 10 ay 15 gün hapis ve 2.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Nazilli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.03.2015 tarihli ve 2014/239 Esas, 2015/229 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 17.11.2017 tarihli ve 2017/22820 Esas, 2017/24725 Karar sayılı kararı ile ”Suç işlenirken, Emniyet müdürlüğünün maddi varlığı olan plakanın suçta kullanıldığının iddia olunması karşısında, bu eylemin, 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fırkasının (d) bendinde düzenlenen kamu kurumunun araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdir ve değerlendirmesinin üst dereceli Ağır ceza mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde sanığın mahkûmiyetine hükmolunması” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma üzerine Nazilli Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.07.2018 tarihli ve 2018/35 Esas, 2018/250 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fırkasının (d) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 10 ay 15 gün hapis ve 2.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; dosya kapsamında sanık … ve tanık N. G’nin beyanları dışında cezalandırılmasına yeterli somut ve inandırıcı delil bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince beraatine karar verilmesi gerekirken mahkumiyetine ilişkin verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ve belirtilen nedenlerle kararın bozulması talebine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılanın, … Tarım Ürünleri isimli iş yerini işlettiği ve ürün göndereceği güzergahlara giden çeşitli kamyoncularla anlaşarak ürünlerini gidecekleri yere gönderdiği, 14.09.2012, 15.09.2012 ve 18.09.2019 tarihlerinde, … ve … plakalı kamyonları kullanan ve kendilerini … … ve … olarak tanıtan kamyoncuların kendisini arayarak gidecek ürün olup olmadığını sorması üzerine benzer şekilde araçların plakalarını almak suretiyle kamyoncularla anlaşarak, dosyaya ibraz edilen sevk irsaliyelerine konu toplam 48.230 kg mısırı bu kişilere teslim ettiği ancak ürünlerin teslim edilmesi gereken yerlere teslim edilmediği, katılanın başvurusu üzerine başlatılan soruşturma kapsamında kamyonların ve şoförlerin kimliğinin tespitine yönelik çalışmalarda, … plakalı kamyonu kullanan ve hakkında daha önce verilen hüküm kesinleşen …’un … ili Çine ilçesinde aynı kamyon ile benzer bir eylemden dolayı yakalanması üzerine kimliğinin tespit edildiği, …’un ifadesinde ve aşamalardaki savunmalarında, yüklenen eylemleri sanık … ile birlikte gerçekleştirdiklerini beyan ettiği anlaşılmıştır.
2. Suç tarihinde, ürünlerin kamyonlara yüklenmesi sırasında katılanın yanında bulunan N. G.’nin ifadesine başvurulmuş, N. G. tarafından, sahte plakalı kamyonlarla ürünleri almaya gelenlerin … ve sanık … olduğu teşhis edilmiştir.
3. Çine Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturma dosyasından dosya arasına alınan, … sayılı plakaya ilişkin yapılan inceleme sonucu düzenlenen 22.09.2012 tarihli bilirkişi raporunda; … plakanın saç üzerine basılarak sahte oluşturulduğu, kamyonun sasi ve motor numarasından yapılan incelemede olayda kullanılan kamyonun gerçek plakasının … olduğu belirlenmiştir.
4. Yapılan araştırmada; … plakalı kamyonun, A. Ö. isimli kişiden Denizli 4.Noterliğinin 12.09.2012 tarihli sözleşmesine istinaden sanık … tarafından kiralanmış olduğu tespit edilmiştir.
5.Ele geçmeyen … plakalı kamyona ilişkin yapılan araştırmada ise, gerçek … plakalı kamyonun suç tarihinde Ayvalık Kamyoncular Kooperatifi bahçesinde çalışamaz durumda olduğu tespit edilmiş, suç tarihinde … plakalı kamyon ile katılandan ürünleri alan sanıkların diğer kamyondaki gibi sahte plaka kullanmış oldukları değerlendirilmiştir.
6. Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilerek, Mahkemece, temyiz dışı sanık …’un aşamalardaki savunmaları, tanık N. G.’nin beyanı, teşhis tutanakları, Denizli 4.Noterliğinin 12.09.2012 tarihli taşıt kiralama sözleşmesi, HTS ve telefon inceleme kayıtları ve tüm dosya kapsamı ile sanık …’ın, … ile birlikte fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek hileli hareketlerle katılandan menfaat temin ettiği sabit görülerek, eylemin gerçekleştirilmesi sırasında Emniyet Müdürlüğünün maddi varlığı olan plakanın kullanılması nedeniyle sanık … hakkında eylemine uyan 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde düzenlenen kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan cezalandırılmasına ve aleyhe temyiz bulunmadığından bozma öncesi ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkının korunmasına ilişkin temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
1. Nazilli Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.07.2018 tarihli ve 2018/35 Esas, 2018/250 Karar sayılı kararında, yüklenen suçun sanık tarafında işlendiği ve unsurları itibariyle oluştuğunun anlaşılması nedenleriyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde uygulanacak olan 5275 sayılı Kanun’un 106 ıncı maddesinin üçüncü fıkrasında, 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 6545 sayılı Kanun’un 81 inci maddesiyle yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Nazilli Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.07.2018 tarihli ve 2018/35 Esas, 2018/250 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

25.04.2023 tarihinde karar verildi.