Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/1418 E. 2022/21073 K. 27.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1418
KARAR NO : 2022/21073
KARAR TARİHİ : 27.12.2022

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Sahte fatura düzenleme, defter, kayıt ve belgeleri gizleme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat
TEMYİZ EDENLER : Sanıklar …, …, …, …, sanıklar … ve … müdafileri, katılan vekili

A- 5271 sayılı CMK’nin 225. maddesi uyarınca hükmün konusu duruşmanın neticesine göre iddianamede gösterilen fiil ve failden ibaret olup, iddianamede açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen fiilin dışına çıkılarak açılmayan davadan yargılama yapılıp hüküm kurulmasının mümkün bulunmadığı nazara alındığında; 213 sayılı VUK’nin 367. maddesine göre dava şartı olan mütalaanın sanıklar …, …, …, … ve … hakkında 2010, 2011 ve 2012 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçundan verilmiş olmasına karşın, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 16.03.2015 tarihli iddianamesi ile mütalaaya aykırı olarak … ve …’in kuruluşundan 06.05.2011 tarihine kadar, …’ın 06.05.2011 ile 28.06.2011 tarihleri arasında, …’ın 28.06.2011 ve 07.03.2012 arasında, …’un 07.03.2012 ve 25.04.2012 tarihleri arasında yetkili oldukları ve şüphelilerin yetkili oldukları belirtilen bu dönemlerde sahte fatura düzenlediklerinden bahisle kamu davası açıldığı anlaşılmakla; sanık … ve … hakkında 2012 takvim yılında sahte fatura düzenleme, sanık … hakkında 2010 takvim yılında sahte fatura kullanma, 2011 takvim yılında sahte fatura düzenleme, sanık … hakkında 2010 takvim yılında sahte fatura düzenleme, sanık … hakkında 2010 ve 2012 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçlarından açılan bir dava olmadığı halde, iddianame dışına çıkılarak belirtilen takvim yıllarındaki suçlar için de hükümler kurulması,
B- Sanıkların savunmalarında suçlamaları kabul etmediklerini, kısa bir süre şirkette yetkili kaldıklarını, bu dönemlerde sahte fatura düzenlemediklerini beyan etmeleri ve sahte fatura düzenleme suçunun failinin herkes olabileceği, şirket yetkilisi sıfatına sahip olunmasının zorunlu olmaması karşısında; maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi bakımından;
1) Suça konu faturalar temin edilip sanıklara gösterilerek yazı ve imzaların kendilerine ait olup olmadığının sorulması, kendilerine ait olmadığını söylemeleri halinde sanıklardan temin edilecek yazı ve imza örnekleri ile faturalardaki yazı ve imzaların kime ait olduğu hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılması,
2) Faturalardaki yazı ve imzaların sanıklara ait olmadığının anlaşılması halinde;
a) Faturaları kullanan şirket yetkilileri veya kişilerin tanık sıfatıyla duruşmaya çağrılarak CMK’nin 48. maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatıldıktan sonra sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak kimden aldıkları, sanıkları tanıyıp tanımadıkları ve faturaların düzenlenmesi konusunda sanıkların bir iştiraki bulunup bulunmadığının sorulması,
b) Faaliyeti bulunup bulunmadığı ve şirketi kimin işlettiği konusunda şirket muhasebecisinin çekinme hakları hatırlatılarak tanık sıfatıyla beyanının alınması;
Sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanıkların hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile beraat ve mahkumiyet hükümleri kurulması yasaya aykırı,
C- Kabule göre ise;
a) “Sahte fatura düzenleme” ve “sahte fatura kullanma” suçlarının birbirinden ayrı ve bağımsız suçlar olup birbirine dönüşmeyeceği gözetilmeden, hükmün gerekçe kısmında sahte fatura düzenleme suçu anlatıldıktan sonra bazı hüküm kısımlarında sahte fatura kullanma denilerek hükümlerin karıştırılması,
b) 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
c) Suçların sübutu halinde ve yine sanık … hakkında mahkumiyet hükmü kurulan defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçu yönünden; hükümden sonra 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7394 sayılı Kanun’un 4 ve 5. maddeleriyle değişik 213 sayılı Kanun’un 359 maddesinin 3,4,5 ve 6. fıkra hükümleri uyarınca 5237 sayılı TCK’nin 7/2. maddesi de gözetilerek öncelikle lehe Kanun’un tespit edilip uygulama yapılması ve her iki Kanunla ilgili uygulamanın gerekçeleriyle birlikte denetime olanak verecek şekilde ayrıntılı olarak kararda gösterilmesi suretiyle sanıkların hukuki durumlarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar …, …, …, … ile sanıklar … ve … müdafileri ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, defter, kayıt ve belgeleri gizleme suçu yönünden diğer yönleri incelenmeyen hükmün, diğer suçlar yönünden ise hükümlerin bu sebeplerle 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.