Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/14190 E. 2023/225 K. 19.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/14190
KARAR NO : 2023/225
KARAR TARİHİ : 19.01.2023

B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.03.2011 tarihli ve 2008/169 Esas, 2011/92 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince beraat kararları verilmiştir.
2…. 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.03.2011 tarihli ve 2008/169 Esas, 2011/92 Karar sayılı kararının katılan vekili tarafından temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 23. Ceza Dairesinin 25.03.2015 tarihli ve 2015/64 Esas, 2015/43 Karar sayılı kararı ile sanık …’ın savunmasında belirttiği söz konusu özel muayenehane kayıtlarının celbedilerek suça konu yeşil kartın sahibi olan çocuğunu muayene ettirip ettirmediğinin ve dosyada mevcut bilirkişi raporlarında belirtilen ….04.2007 tarih ve 506157 sayılı fatura ile 04.04.2007 tarih ve 004799 sayılı yeşil kart döküm listesinin dayanağını oluşturan reçetelerin temini ile belirtilen tarih ve sayıları içeren bu reçetelerin sahte olup olmadıklarının, fatura bedellerinin sağlık müdürlüğüne gönderilmek üzere kimler tarafından ibraz edildiğinin ve ilgilisine ödeme yapılıp yapılmadığının tespit edilip, gerekirse zararın miktarı bakımından bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle tüm deliller birlikte değerlendirilerek, sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun tayin ve tespiti gerekirken eksik inceleme nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07…..2018 tarihli ve 2015/158 Esas, 2018/362 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi gereğince beraat kararları verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği; vekalet ücreti ve yargılama giderinin hazine üzerinde bırakılmasının açıkça kanuna aykırı olduğu, delil teşkil eden bilgi ve belgelerin gerekçeli kararda değerlendirilmeyerek eksik inceleme ile hüküm kurulduğu, beraat kararının bozulmasına, ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanıklardan …’nın işlettiği … Eczanesi’ne sanık …’ın getirdiği iki adet yeşil karta yazılan ilaçlar için sağlık ocağından protokol numarası alınmamış olduğunun farkedildiği ve bu eksikliğin giderilmesi için yeşil kartların eczane çalışanı suça sürüklenen çocuk … tarafından ağabeyi olan ve hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen sanık…’a verildiği, …’ın da yeşil kartları sanık …’e vererek protokol numarası almasını istediği, sağlık ocağında görevli hemşirenin yeşil kartlarda bulunan yazı, imza ve kaşenin şikayetçi doktora ait olmadığını tespit ettiği anlaşılmaktadır.

2.İl sağlık müdürlüğünce sanık …’ın … yerinde yapılan aramada 1 adet … … adına kayıtlı yeşil kart ve sağlık cüzdanı ve 54 adet ilaç küpürü ele geçirildiği, ayrıca müşteki tarafından yazılmış iki adet reçeteye incelenmek üzere el konulduğu, il sağlık müdürlüğünce yapılan soruşturma neticesinde ele geçirilen suça konu reçetelerdeki yazı ve imzaların müştekiye ait olmadığı belirtilmiştir.
3. Emniyet Genel Müdürlüğü Kriminal Laboratuvarı Müdürlüğünün 04.07.2007 tarihli ekspertiz raporunda reçetelerdeki imzanın müşteki …’ a ait olmadığı ve reçetelerdeki imza ve yazıların sanıkların elinden çıktığını gösterir nitelik ve yeterlikte uygun kaligrafik-karakteristik bulgu tespit edilemediği bildirilmiştir.
4.Tanık olarak dinlenen …, “2007 yılı Mart ve Nisan aylarında özel muayenehanem vardı. O zamanlar kayıt tutmuyorduk. Muayene edilen hastaya sadece makbuz veriyorduk. 2008 Ağustos ayında kapandı. Hasta kaydı o zamanlar tutulmuyordu. Kimse de sormuyordu bize o zamanlar muhasebenin ve ya başka birilerinin öyle bir talebi olmadı bizden. Hastalara muayene ücreti karşılığında makbuz veriyorduk. Şu an elimde herhangi bir kayıt yoktur. Bizim özel bir kayıt defterimiz yoktu. Fakat her hastaya makbuz kesiyorduk. Bunların KDV’sini ve yıllık ödemesini yapıyorduk. Benim bakmış olduğum hastalar makbuz üzerinden bellidir. Söyleyeceklerim bundan ibarettir. Elimde herhangi bir kayıt yoktur” şeklinde beyanda bulunmuştur.
5. 09.04.2018 tarihli bilirkişi raporunda dava konusu reçetelerin sahte olarak düzenlendiği tespit edilmiş ise de bunlarla ilgili her hangi bir ödeme yapılmadığından kamu zararının oluşmadığı belirtilmiştir.
6.Mahkemesince, sanık … tarafından eczaneye getirilen yeşil kartlarda yazılan reçetelerde protokol numarasının bulunmadığı bu haliyle reçetelerin hiç bir mana ifade etmediği protokol numarası bulunmayan reçeteye dayanılarak ilaç alınamayacağı, yani henüz ortada hukuken sonuç doğuracak bir belge mevcut olmadığı gibi bu belgenin iğfal kabiliyetinin de bulunmadığı, nitekim eczane çalışanları sanıklar tarafından belgede protokol numarasının bulunmadığı ve buna dayanılarak ilaç verilemeyeceği ilk anda anlaşılarak sağlık ocağından protokol numarası alınmaya çalışıldığı ancak sağlık ocağındaki hemşirenin şikayetçi doktorun imzasının sahte olarak atıldığını fark etmesiyle olayın ortaya çıktığı ayrıca sanıkların eylemi ile herhangi bir zararın da oluşmadığı kısaca suç konusu belgenin henüz tamamlanmamış olduğu ve iğfal kabiliyetinin bulunmadığı ayrıca oluşmuş bir kamu zararından da bahsedilemeyeceği gerekçesiyle sanıkların beraatine hükmedilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Sanıklar Hakkında Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Yapılan duruşmaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

B. Sanıklar Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
1. Sanıklar …, …, …, …’ın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin; suça sürüklenen çocuk … …’ın yargılama konusu eylemi için ise 5 yıl 4 aylık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 20.10.2009 tarihli sorgu işlemi olduğu ve bu tarihten hüküm tarihine kadar olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

V. KARAR
A. Sanıklar Hakkında Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07…..2018 tarihli ve 2015/158 Esas, 2018/362 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 07…..2018 tarihli ve 2015/158 Esas ve 2018/362 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

19.01.2023 tarihinde karar verildi.