Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/14209 E. 2023/3865 K. 11.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/14209
KARAR NO : 2023/3865
KARAR TARİHİ : 11.05.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Nizip 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.03.2016 tarihli ve 2014/292 Esas, 2016/200 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında basit dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl hapis ve 1.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Nizip 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.03.2016 tarihli ve 2014/292 Esas, 2016/200 Karar sayılı kararının sanıklar tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 18.10.2017 tarihli ve 2017/20164 Esas, 2017/20750 Karar sayılı kararı ile hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 14. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 158/1. maddesine eklenen (L) bendi kapsamında öngörülen nitelikli dolandırıcılık fiiline ilişkin delillerin takdiri ile değerlendirme yetki ve görevinin üst dereceli ağır ceza mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerektiği zorunluluğu nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.Nizip Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.05.2018 tarihli ve 2017/181 Esas ve 2018/103 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında basit dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl hapis ve 1.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık …’nun temyiz isteği; olayla ilgisinin olmadığı, beraat kararı verilmesine ilişkindir.
2.Sanık … müdafii haksız ve hukuka aykırı verilen hükmü temyiz ettiğine ilişkin süre tutum talebini içeren dilekçesini sunmuş, gerekçeli kararın tebliğine rağmen gerekçeli temyiz dilekçesi sunmamıştır.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılanın kullanımında olan … nolu hattı, … nolu hattan arayan şahsın kendisini polis, savcı olarak tanıtarak katılanın kendisi adına 15-20 adet hat çıkarıldığını, bu hatların Pkk’nın eline geçtiğini, Mardin, Diyarbakırda bu hatların kullanıldığını, hesabında bulunan paraların örgüt elemanlarının eline geçeceğini söylediğini, katılandan 25.000,00 TL para çekmesini istediği, 10.000,00 TL’sini 6321 4915 99 hesap nolu İş Bankası hesabına yatırmasını söylediği, aradan belirli bir süre geçtikten sonra telefonun karşısındaki şahsın tekrardan 10.000,00 TL daha para istemesi üzerine katılanın olaydan şüphelenerek telefonu kapattığı, daha sonra kolluğa gittiğinde dolandırıldığını anladığı anlaşılmaktadır.
2.Hesap numarasının sanık … Uçar adına kayıtlı olduğu, sanık … Uçar’ın İş Bankasında iken kolluk güçlerince yakalandığı anlaşılmaktadır.
3.27.02.2018 tarihli uzlaştırma raporuna göre katılanın kabul etmediği gerekçesiyle uzlaşma sağlanamamıştır.
4.Mahkemesince, her ne kadar sanık … Uçar savunmalarında; üzerine atılı suçu kabul etmediğini, katılanı arayan 0536 025 20 13 nolu hattın kendisine ait olmadığını, sanık …’na gönderilecek parayı kendi hesabına gönderilmesi konusunda kendisini ikna etmesi üzerine bankamatik kartını sanık …’na verdiğini, …’nun bankadan kendi adına para geleceğini söyleyerek kartını kullandığını, gönderilen paralardan haberdar olmadığını savunmuş ise de; kim olduğunu bile tam olarak bilmediği sadece Kıbrıs’ta elektrikçi olması vasıtası ile tanıdığı sanık …’e hesabını kullandırmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı, suçu inkar eden savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğunun değerlendirildiği; her ne kadar sanık … savunmalarında; katılanı tanımadığını, kendisinin elektrikçi olduğunu, sanık …’i Kıbrısta bulunan … ‘in elektrikçi dükkanında sekreter olarak çalışmasından dolayı tanıdığını, Şanlıurfa’ya ailesini ziyarete gittiğinde Nizip’e uğrayarak .. ile görüştüğünü, …’in kendisine Ankarada bulunan annesine para göndermek üzere kendisine 1.000,00 TL para verdiğini, daha sonra …’in kendisine 10.000,00 TL daha para verdiğini, …’in bu parayı götür eve bırak dediğini, parayı …’in evine götürüp bıraktığını savunmuş ise de, sanığın samimi olmadığı biriyle bu tür bir para alışverişi içerisine girmesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığı, suçu inkar eden savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğunun değerlendirildiği gerekçesiyle mahkumiyet hükümleri kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendiren ve sanık hakkında mahkumiyet hükmü kuran Mahkemenin takdir ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden, tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık … ve sanık … müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Nizip Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.05.2018 tarihli ve 2017/181 Esas ve 2018/103 Karar sayılı kararında sanık … ve sanık … müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık … ve sanık … müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

11.05.2023 tarihinde karar verildi.