YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/14211
KARAR NO : 2023/3006
KARAR TARİHİ : 12.04.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Bilişim sistemleri, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat
7035 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 291 inci maddesinin birinci fıkrasının Bölge Adliyeleri Mahkemeleri tarafından verilen kararlara ilişkin temyiz süresini düzenlediği, daha önce Yargıtay incelemesinden geçen dosyalara ilişkin temyiz süresinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesine göre 1 hafta olduğu, ancak verilen hükümde temyiz süresi 15 gün olarak gösterilmek suretiyle tarafların yanıltıldığı anlaşılmakla, sanıklar …, …, sanık … ve sanık … müdafiinin temyiz dilekçelerinin süresinde olduğu kabul edilmiştir.
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Alaşehir Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.04.2012 tarihli ve 2011/89 Esas, 2012/107 Karar sayılı kararıyla sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarından, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararları verilmiştir.
2.Alaşehir Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.04.2012 tarihli ve 2011/89 Esas, 2012/107 Karar sayılı kararının katılan tarafından temyizi üzerine Yargıtay(Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 15.03.2017 tarihli ve 2017/14300 Esas, 2017/7577 Karar sayılı ilamıyla “Katılanın aşamalarda değişmeyen beyanları karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından … Ltd. Şti’nin ticaret siciline kayıtlı olup olmadığı, sanıkların bu şirketi kiralayıp kiralamadıklarına ilişkin kira sözleşmesi bulunup bulunmadığı, … İnşaat Malzemeleri ve Harfiyat Nakliyat Şirketi ile … Şirketi arasında nasıl bir ilişkinin bulunduğu, temyiz dışı sanık … …’in tediye fişi düzenlemeye yetkisi bulunup bulunmadığı, sanıkların bu şekilde başka şirketler kurup piyasadan mal temin edip etmedikleri, çekin önceden … borca karşılık olarak mı, yoksa mal teslimi üzerine verilip verilmediğinin araştırılması, olaya ilişkin varsa tanıkların dinlenilmesi, sanıkların başından itibaren dolandırma kastıyla hareket edip etmediklerinin tespiti ile sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdirinin gerektiği gözetilmeden eksik incelemeyle yazılı şekilde beraat kararı verilmesi.. ” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma üzerine Alaşehir Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.04.2018 tarihli ve 2017/42 Esas, 2018/50 Karar sayılı kararıyla
a.Sanık … hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca; özel belgede sahtecilik suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine,
b.Sanıklar …, … ve … hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanunu’nun 37 nci maddesinin birinci fıkrası delâletiyle aynı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 1.660,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, özel belgede sahtecilik suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatlerine, karar verilmiştir.
4. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18.09.2018 tarihli ve 15.2018/61083 sayılı özel belgede sahtecilik suçundan kurulan hükümler yönünden onama, nitelikli dolandırıcılık suçlarından kurulan hükümler yönünden bozma isteyen tebliğname ile dosya Dairemize tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Cumhuriyet savcısının sanıklar …, … ve … hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz isteği; beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
2. Katılan vekillerinin sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz isteği; sanıkların fikir ve eylem birliği içinde hareket ederek atılı suçu işlediklerine, takdiri indirim nedeninin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir.
3. Sanık … müdafiinin nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteği, eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulduğuna ilişkindir.
4.Sanık …’un nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteği, herhangi bir temyiz sebebi içermemektedir.
5. Sanık …’ün nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteği; Yargıtay bozma kararı sonrasında hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasını gerektirir yeni delil olmadığına, katılan ile aralarındaki ilişkin hukuki ihtilaf olduğuna, suçun unsurlarının oluşmadığına ilişkindir.
6. Sanık …’ün nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteği, Yargıtay bozma kararı sonrasında hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasını gerektirir yeni delil olmadığına, katılan ile aralarındaki ilişkin hukuki ihtilaf olduğuna, suçun unsurlarının oluşmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık … ve …’nın, … İnş. Malz. Hafriyat Nakliyat Tarım Ürünleri ve Hayvancılık Toptan Gıda …Ltd. Şti.’nin ortağı olduğu, sanık …’nın ayrıca şirketi münferiden temsil yetkisinin bulunduğu, sanık …’ün …’nın verdiği vekaletnameye istinaden şirket adına çek keşide etme ve diğer işlemleri yapma yetkisi bulunduğu, sanıklar …, …, … ve …’un katılandan satın aldıkları 54.400,00 TL değerindeki kiraz karşılığında, 07.07.2006 keşide tarihli, 50.000,00 TL miktarlı çeki ve … … … Madencilik İth. İhr. San. Ltd Şti., başlığını taşıyan 4.400,00 TL’nin 07.07.2006 tarihinde ödeneceği ibaresi bulunan tediye fişini düzenleyip katılana verdikleri, çekin 11.06.2006 tarihinde ve 45 gün vadeli olarak keşide edilmiş olması nedeniyle katılanın çek üzerinde yazılı 07.07.2006 tarihini beklediği ve bu arada sanıklardan …’ün 06.07.2006 tarihinde muhatap bankaya gönderdiği dilekçesi ile “çekin rızası dışında elinden çıktığı” gerekçesiyle çeke ödemeden men yasağı koydurduğu, çekin 07.07.2006 tarihinde bankaya ibrazında ödemeden men talimatı bulunduğundan işlem yapılmadığı, bu nedenle de katılanın vekilleri vasıtasıyla icra takibine geçtiği ve keşideci şirket yetkilileri hakkında şikâyette bulunduğu, sanıkların Kar-kem İnş Nakliyat işletmesinin mali durumunun bozuk olması, ödeme gücü bulunmadığı halde aldıkları mal karşılığı çek ve sahte tediye makbuzunu vermek suretiyle işledikleri, ayrıca var olmayan bir şirket adına sahte tediye fişi düzenlemek suretiyle de özel belgede sahtecilik suçunu işledikleri iddia edilmiştir.
2.Sanıklar savunmalarında;
a.Sanık …, … Şirketinin resmi olarak kendisi ve sanık …’ün adına olduğunu, ama şirketin işleriyle sanık … ve sanık …’un ilgilendiğini, hiç bir zaman çek keşide etmediğini, şirketin faaliyetleriyle de ilgilenmediğini, … Ltd. Şti. ile ilgisinin olmadığını, temyiz dışı sanık … …’ın tediye fişi düzenleme yetkisinin olduğunu, bu yetkiyi sanık …’ün verdiğini hatırladığını, iddia konusu olayla ilgili olmadığını savunmuştur.
b.Sanık …, … … … Tic Ltd. Şti.nin 2006 yılındaki yetkilisi olduğunu, katılandan 50.000,00 TL değerinde kiraz aldığını, karşılığında senet verdiğini, bu senet karşılığında 41.000,00 TL ödeme yaptıklarını, katılan kabul etmeyince parayı bankadan geri aldıklarını, katılandan senet geri alınmadan suça konu çekin verildiğini, çekin kim tarafından verildiğini bilmediğini, … Şirketi ile … Şirketi arasında herhangi bir bağlantı bulunmadığını, … …’ın tediye fişi düzenleme yetkisi olduğunu, … Şirketi dışında başka bir şirket kurup piyasadan mal temin etmediklerini, … Şirketi ile herhangi bir bağlantısı olmadığını savunmuştur.
c.Sanık …, … Şirketinin resmi ortağı olmadığını, şirketi vekaleten temsile yetkili olduğunu, suça konu çekteki imzanın kendisine ait olmadığını savunmuştur.
d.Sanık …, 28.11.2011 tarihli savunmasında suça konu çekin kendisi tarafından keşide edilmediğini, … … … Ltd. Şti.’de yöneticilik yaptığını, … Şirket ile … … … Şirketinin aynı kişilere ait olduğunu; 07.02.2017 tarihli savunmasında ise … Şirketinde yetkili olarak bulunduğunu ancak … … … Şirketini bilmediğini, bu şirket ile bir ilgisinin olmadığını savunmuştur.
e.Yargılama aşamasında ölümü nedeniyle hakkında açılan davanın düşürülmesine karar verilen temyiz dışı sanık …, katılandan 50.000,00 TL değerindeki kirazı sanık …’ün aldığını, alınan kiraz karşılığında senet verildiğini, senet ödenmeyince de suça konu çekin verildiğini, verilen çek ve senetten kendisinin imzasının bulunmadığını savunmuştur.
3. Katılan; köyde kiraz mevsiminde kiraz alıp sattığını, sanıklar …, … ve … ile daha önceden tanıdığı A.E. vasıtasıyla tanıştığını, sanıklar …, … ve …’un kiraz alımı yapacaklarını ve bu alımı … Şirketi adına yaptıklarını ve şirket ortağı olduklarını beyan ettiklerini, sanıklar ile beraber köyden ve çevredeki köylerden kiraz alımı yapmaya başladıklarını, sanıkların önce paraların bir kısmını peşin olarak ödediğini, yargılama aşamasında ölüm nedeniyle hakkında açılan kamu davasının düşmesine karar verilen temyiz dışı sanık …’in bakiye miktar için suça konu çeki verdiğini, çek üzerindeki imzayı kimin attığı görmemekle birlikte …’e veren kişinin sanık … olduğunu, çekin ön tarafının temyiz dışı sanık … … tarafından doldurulduğunu, çeki verdiklerine dair bir de … Mad. İnş. Malz. .. Ltd Şti adına olan tediye/tahsilat fişini verdiklerini, …’in … .. Ltd. Şti., şirketinin de kendilerine ait olduğunu beyan ettiğinini, sanıklara güvenerek çeki aldığını, çeki bankaya ibrazında çekin karşılıksız çıktığını, şikâyetçi olduğunu beyan etmiştir.
4. Soruşturma aşamasında şüpheli sıfatıyla dinlenen A.E, sanıklar …, … ve …’un kendisinden kiraz işi yapmak istediklerini söyleyerek yardım istediklerini, kendisinin de sanıkları kiraz temin etmeleri için daha önceden tanıdığı katılan ile tanıştırdığını, tam olarak hatırlamadığı bir tarihte piyasadan bir kamyon kiraz toplandığını, kirazın parası istendiğinde sanıkların paralarının gelmediğini, işletmeye gittiklerinde çek vereceklerini söylediklerini, bunun üzerine kendisi, katılan ve sanık … ile birlikte kiraz kamyonu ile sanıkların Alaşehir’deki işletmelerine gittiklerini, işletmeye girdiklerinde … ve adını … Gün olarak bildiği … ile …’in olduğunu, sanık …’in masasından çıkardığı suça konu çeki katılana verdiğini, çekin verilmesi sırasında 1 adet de irsaliye yazıldığını, daha sonra da katılanın malları teslim ettiğini beyan etmiştir.
5. Jandarma Bölge Kriminal Laboratuvar Amirliği’nin 30.06.2010 tarihli raporuyla; inceleme konusu çekin ön yüzünde “… İnş. Malz. Hafriyat Nakliyat Tarım Ürünleri ve Hayvancılık Toptan Gıda … Ltd. Şti.” adına atfen atılı imzanın … eli ürünü olmasının kuvvetle muhtemel olduğu kanaati bildirilmiştir.
6. … İnş. Malz. Hafriyat Nakliyat Tarım Ürünleri ve Hayvancılık Toptan Gıda … Ltd. Şti.’nin şirket kayıtlarında adresi olarak gösterilen “Toptancı Hali, No: 636 – Antalya” adresinde araştırma yapıldığı, adresin kapalı olduğu, bahse konu yerde böyle bir şirketin bulunmadığı 08.02.2007 tarihli tutanak ile tespit edilmiştir .
7. Antalya Ticaret Sicil Müdürlüğü’nün 03.05.2017 tarihli yazıyla; … … … Mat. İnş. Mlz. İth. İhr. San. Ltd. Şti.’nin kaydına rastlanmadığı, …’nin kayıtlı bulunduğu, firmanın müdürlüğe 30.12.1997 tarihinde kayıt olduğu ve kaydının halen devam ettiği, firmanın kayıtlardaki mevcut son adresinin “Tahılpazarı Mahallesi İsmetpaşa Caddesi 465. Sokak Fikri Melli iş hanı No:16 Kat:1 Daire:16” olduğu belirtilmiştir. 19.07.2017 tarihli tutanak ile bahsi geçen adreste yapılan yapılan araştırmada şirketi tanıyan ve bilenin olmadığı, belirtilen adresin boş olduğu tespit edilmiştir.
8. Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezine vekaleten Kredi Kayıt Bürosu A.Ş. 17.05.2017 tarihli yazısıyla; … İnş. Malz. Hafriyat Nakliyat Tarım Ürünleri ve Hayvancılık Toptan Gıda … Ltd. Şti.’ye ait ödenen çekin bulunmadığını bildirmiştir.
9. Mahkemece, sanıklar …, … ve …’ün başından itibaren dolandırma kastı ile hareket ettikleri gerekçesiyle her ne kadar hem bankanın araç olarak kullanılması suretiyle hem de tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sebebiyle dolandırıcılık suçlarından cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açılmış ise de sanıkların eylemlerine uyan 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendinde düzenlenen tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sebebiyle dolandırıcılık suçunu oluşturduğu anlaşılmakla, aynı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi uyarınca cezalandırılmalarına, her ne kadar sanıkların özel belgede sahtecilik suçundan cezalandırılmaları da istenmişse de çek ve tediye fişinin sahte olmadığı, çekin var olan … şirketi adına, tediye fişinin de var olan … şirketi adına düzenlendiği, bu haliyle özel belgede sahtecilik suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle beraatlerine; sanık … hakkında ise nitelikli dolandırıcılık suçundan katılanın sanık …’ı hiç görmediğini ve bu sanık ile iletişim kurmadığını beyan etmesi, ayrıca sanık …’ın diğer sanıklar ile iştirak halinde hareket ettiğin gösterir dosyaya yansıyan somut, inandırıcı ve mahkûmiyete yeterli delil bulunamadığı gerekçesiyle beraatine, özel belgede sahtecilik suçundan ise çek ve tediye fişinin sahte olmaması, çekin var olan … Şirketi adına, tediye fişinin de var olan … Şirketi adına düzenlendiği, bu haliyle özel belgede sahtecilik suçunun yasal unsurları oluşmadığı gerekçesiyle beraatine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanıklar …, … Ve … Haklarında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükümleri Yönünden
1. Gerekçeli karar başlığında “07.02.2006” olarak gösterilen suç tarihinin, haksız menfaatin temin edildiği tarih olan “11.06.2006” olarak; “bilişim sistemleri, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık” olarak gösterilen suç adının ise “tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sebebiyle dolandırıcılık” şeklinde mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
2. Sanık savunmaları, katılan anlatımı ve tüm dosya kapsamından, sanık …’ün … İnş. Malz. Hafriyat Nakliyat Tarım Ürünleri ve Hayvancılık Toptan Gıda …Ltd. Şti.’nin şirket ortağı diğer sanık …’ün de şirketi vekaleten temsile yetkili olduğu, sanıkların fikir ve eylem birliği içinde hareket ederek şirket faaliyeti kapsamında katılandan kiraz satın aldıkları, sanıkların ilk önce ödemeyi peşin yaparak katılanda … tesis ettikleri, daha sonra alınan kiraz karşılığında şirket adına çek ve var olmayan bir şirket adına tediye makbuzu düzenleyerek verdikleri, sanıkların çekin vade tarihinden 1 gün önce bankaya çekin rızası dışında ellerinden çıktıklarını belirterek ödemeden men talimatı verdikleri ve çekin bu gerekçeyle katılana ödenmediği, şirketin kayıtlarındaki son adresinde yapılan araştırmada mevcut adresin boş olduğu, … Şirketini tanıyan ve bilenin olmadığının tespit edildiği, tediye makbuzunda yazılı adresin de boş olduğu, tediye makbuzunda yazılı … … … Şirketini tanıyan ve bilenin olmadığının tespit edildiği, Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezine vekaleten Kredi Kayıt Bürosu A.Ş.’nin cevabi yazısına göre de … şirketinin ödenmiş çekinin bulunmadığının belirtiliği, anılan şirketin gerçek bir faaliyetinin bulunmadığı, bu nedenle tüm sanıkların başlangıçtan itibaren dolandırıcılık kastıyla hareket ettikleri anlaşılmış olmakla Mahkemenin kabulünde isabetsizlik görülmemiştir.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, Cumhuriyet savcısı, katılan vekilleri, sanık … ve müdafii, sanık … ile sanık …’ün yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
B. Sanıklar …, …, … Ve … Haklarında Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Beraat Hükümleri Yönünden
Gerekçeli karar başlığında “07.02.2006” olarak gösterilen suç tarihinin, suça konu tediye fişinin düzenlenerek katılana verildiği “11.06.2006” olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanıkların yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun’un 207 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, olağanüstü dava zamanaşımının 11.06.2006 olan suç tarihinden, temyiz incelemesi tarihine kadar gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
C. Sanık … Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Beraat Hükmü Yönünden
Sanık …’nın … İnş. Malz. Hafriyat Nakliyat Tarım Ürünleri ve Hayvancılık Toptan Gıda …Ltd. Şti.’nin ortağı olduğu, sanığın Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinin 19.10.2005 tarihli sayısının 239 uncu sayfasında 30.09.2005 tarihli toplantıda … ile birlikte … Şirketinin hisselerini satın aldıklarının ilan edildiği, … Şirketinin 08.06.2006 tarihli kararı uyarınca sanıklardan … ‘nın şirket ortaklığından ayrılarak hisselerini … Kılıç’a sattığı, 10 yıl süreyle de sanık …’un şirkete müdür olarak atandığı, bu karar Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi’nde yayımlanmadan şirketin 24.07.2006 tarihli kararıyla şirket ortağı ve şirket müdürü …’nın hisselerinin devriyle ilgili işlemlerin sonuçlandırılmaması nedeniyle, hisse devri ve buna bağlı olarak müdür istifası ve yeni müdür ataması ile ilgili şirketin 08.06.2006 tarih ve 11 nolu ortaklar kurulu kararının iptaline karar verildiği, sanık …’nın ticaret sicilinde kayıtlı olmasına rağmen, ticari faaliyeti bulunmayan şirketin ortağı ve yetkilisi olarak çeklerin bankadan alınıp, somut olayda dolandırıcılık suçunda kullanılmasından itibaren diğer sanıklarla fikir ve eylem birliği içinde hareket ettiği gözetilmeksizin 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (h) bendinden mahkumiyeti yerine delillerin takdirinde hataya düşülerek beraat hükmü verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanıklar …, … Ve … Haklarında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükümleri Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle Alaşehir Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.04.2018 tarihli ve 2017/42 Esas, 2018/50 Karar sayılı kararında Cumhuriyet savcısı, katılan vekilleri, sanık … ve müdafii, sanık … ile sanık … tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden Cumhuriyet savcısı, katılan vekilleri, sanık … ve müdafii, sanık … ile sanık …’ün temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanıklar …, …, … Ve … Haklarında Özel Belgede Sahtecilik Suçun Kurulan Beraat Hükümleri Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Alaşehir Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.04.2018 tarihli ve 2017/42 Esas, 2018/50 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekillerinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen olağanüstü zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
C. Sanık … Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Beraat Hükmü Yönünden;
Gerekçe bölümünün (C) bendinde açıklanan nedenle Alaşehir Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.04.2018 tarihli ve 2017/42 Esas, 2018/50 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekillerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
12.04.2023 tarihinde karar verildi.