Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/14217 E. 2023/5 K. 09.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/14217
KARAR NO : 2023/5
KARAR TARİHİ : 09.01.2023

B O Z M A Ü Z E R İ N E

İNCELENEN KARARIN

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun

260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13…..2011 tarihli ve 2011/402 Esas, 2011/450 Karar sayılı kararı ile sanık ve şerikleri hakkında özel belgede sahtecilik ve basit dolandırıcılık suçlarından açılan kamu davasında başka bir kişiye ait nüfus cüzdanının kullanılması sebebiyle dolandırıcılık suçunun 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendine temas edeceğinden bahisle üst dereceli ağır ceza mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
2. … 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.03.2013 tarihli ve 2011/324 Esas, 2013/91 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında basit dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 157 ve 62 inci maddelerinin birinci fıkraları ile 52 inci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 6 … hapis ve 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. … 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.03.2013 tarihli ve 2011/324 Esas, 2013/91 Karar sayılı kararının sanık ve şerikleri tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 03.10.2017 tarihli ve 2017/657 Esas, 2017/19434 Karar sayılı kararı ile sanıkların alışveriş esnasında Nüfus Müdürlüğünün maddi varlığı olan ve dosyada fotokopisi bulunan nüfus cüzdanını kullanarak haksız menfaat temin etmeleri nedeniyle dolandırıcılık eylemlerinin 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçuna temas ettiği gözetilmeksizin suç vasfında yanılgıya düşülerek adı geçen Kanun’un 157 inci maddesinin birinci fıkrasından hüküm kurulması nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca ceza miktarı bakımından kazanılmış hakları da saklı tutulmak suretiyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. … 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.07.2018 tarihli ve 2017/457 Esas, 2018/283 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 52 inci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 3 yıl hapis ve 12.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyizi; şeriği … Köylüyü aslında … olarak bildiğine ve kendisinin kefil olarak iyiniyetli şekilde sahteliğini bilmeden sözleşmeyi imzaladığına, söz konusu suçu işlemediğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Temyiz dışı ölen sanık …’nün üvey kardeşi olan …’nün kimlik bilgilerini ihtiva eden, kendi fotoğrafını havi, aslı ele geçirilemeyen sahte nüfus cüzdanı fotokopisini kullanarak 19.11.2009 tarihinde katılan …’ya ait … isimli mobilya mağazasından satış sözleşmesiyle 6.000,00 TL’ lik mobilya satın aldığı, bu sözleşmede sanık …’ın kefil olduğu, 14.12.2009 tarihinde ise sözü edilen nüfus cüzdanı fotokopisi kullanılarak ölen sanık …’nün kefil, temyiz dışı sanık …’ın ise alıcı olduğu satış sözleşmesi ile de 5.500,00 TL ‘lik daha mobilya satın aldıkları anlaşılmıştır.
2. Satın alınan mobilya bedellerinin ödenmemesi üzerine katılan … tarafından her iki satış sözleşmesine istinaden … 6. İcra Müdürlüğü’nün 2010/3510 ve 2010/3512 Esas sayılı dosyaları üzerinden ilamsız icra takibi başlatılması üzerine …’nün üvey kardeşi olan temyiz dışı ölen sanık …’nün kimliğini kullandığını anlayarak şikayetçi olmuş ve tüm sanıklar hakkında özel belgede sahtecilik ve basit dolandırıcılık suçlarından kamu davası açılmıştır.
3. Satış sözleşmesi asılları üzerinde 30.03.2011 tarihinde alınan bilirkişi raporunda, sanık …’ın kefil sıfatıyla imzaladığı 19.11.2009 tarihli satış sözleşmesindeki imzanın bu sanığa ait olduğu belirlenmiştir.
4. Temyiz dışı sanık …’nün üzerinde suçta kullandığı üvey kardeşine ait nüfus cüzdanındaki fotoğrafın aynısı ele geçirilmiştir.
5. … Mobilya isimli … yerinde çalışan …. , sanık ve temyiz dışı sanıkları teşhis etmiştir.
6. Sanık …’ın temyiz dışı sanık ölen …’yü işletmekte olduğu kahveye gidip gelmesinden dolayı tanıdığını, alacağı mobilya için kefil olmasını rica etmesi üzerine satış sözleşmesindeki imzayı kendisinin attığını, ölen sanık …’ı … olarak tanıdığını iyiniyetle kefil olduğunu ifade etmiştir.
7. Mahkemesince sanık …’ın nüfus müdürlüğünün maddi varlığı olan nüfus cüzdanının kullanılarak haksız menfaat sağlanmak suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçuna iştirak ettiği gerekçesiyle mahkumiyetine hükmedilmiştir.

IV. GEREKÇE :
1. Tanık beyanı, sözleşmede sanık …’a atfen atılan imzanın bu sanığın eli ürünü olduğuna dair bilirkişi raporu , her iki sözleşmede …’ye atfen atılan imzaların temyiz dışı ölen sanık … Köylüye ait olduğuna dair bilirkişi raporu, temyiz dışı sanık … tarafından sunulan ve üzerinden ele geçirilen fotoğrafın bir örneğini ihtiva eden … adına düzenlenmiş nüfus cüzdanı sureti ile sanık …’ın sürekli … yerine gelen …’yü tanıdığı, tanımadığı birine kefil olmasının mümkün bulunmadığı anlaşıldığından, suçu işlemediğine dair temyiz sebebi yerinde olmadığından mahkeme hükmünde bu yönüyle hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda … sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
3. Sanık hakkında kurulan hükümde Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin bozma ilamından sonra sanığın 5237 sayılı Kanun’un 326 maddesinin son fıkrası uyarınca ceza miktarı bakımından kazanılmış haklarının saklı tutulmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, ayrıca ilk hükümde uygulanmayan 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin bozmadan sonra uygulanması dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.07.2018 tarihli ve 2017/457 Esas, 2018/283 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin uygulanmasına dair bölümün tamamen çıkarılmasına, hüküm fıkrasının üçüncü paragrafından sonra gelmek üzere “bozma öncesi aleyhe temyiz bulunmadığı gözetilerek, 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sonuç ceza miktarı açısından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınması suretiyle 1 yıl 6 … hapis ve 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

09.01.2023 tarihinde karar verildi.