Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/14218 E. 2023/251 K. 23.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/14218
KARAR NO : 2023/251
KARAR TARİHİ : 23.01.2023

B O Z M A Ü Z E R İ N E

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/282 E., 2018/173 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
SUÇ TARİHLERİ : 05.07.2012, 02.08.2012
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Malatya 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin, 25.04.2013 tarihli ve 2012/749 Esas, 2013/422 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, katılan …’e yönelik eylemleri nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 52 nci, 53 üncü ve 63 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 16.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; katılan …’e yönelik eylemleri nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 52 nci, 53 üncü ve 63 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl hapis ve 1.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Malatya 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin, 25.04.2013 tarihli ve 2012/749 Esas, 2013/422 Karar sayılı kararının sanık ve müdafii tarafından temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 08.03.2017 tarihli ve 2014/25165 Esas, 2017/7169 Karar sayılı kararı ile sanığın eylemlerinin hükümden sonra 02.12.2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 14 üncü maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasına eklenen (L) bendi kapsamında öngörülen nitelikli dolandırıcılık fiiline ilişkin delillerin takdiri ve değerlendirme yetki ve görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma üzerine Malatya 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nin, 28.03.2017 tarihli ve 2017/192 Esas, 2017/154 Karar sayılı görevsizlik kararı ile dosya Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmiştir.
4. Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nin, 15.03.2018 tarihli ve 2017/282 Esas, 2018/173 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, katılan …’e yönelik eylemleri nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 52 nci, 53 üncü ve 63 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis ve 16.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; katılan …’e yönelik eylemleri nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 52 nci, 53 üncü ve 63 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi, delillerin takdirinde hataya düşülerek sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulduğuna, temel cezanın belirlenmesinde eksik gerekçeyle alt sınırdan uzaklaşıldığına, teşebbüs ve erteleme hükümlerinin uygulanmamasının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılan …’e ait 0535 (…) (..) (..) numaralı telefonu, 0506 (…) (..) (..) numaralı telefondan arayan, kendilerini Üsteğmen …ve Cumhuriyet Savcısı …ismiyle tanıtan, ancak aşamalarda gerçek kimlik bilgileri tespit edilemeyen kişilerin, hesabından terör örgütüne para transferi yapıldığını söylemeleri üzerine, katılanın bu kişilerin telefondaki talimatları doğrultusunda T.C. Ziraat Bankası Lüleburgaz Şubesinde bulunan hesabındaki 36.000,00 TL’yi çekerek, 20.000,00 TL’sini sanık …’in Akbank A.Ş. Malatya Merkez Şubesinde bulunan hesabına yatırdığı, banka görevlilerinin önceden yapılan uyarılar nedeniyle şüphelenmesi nedeniyle sanığın parayı çekemeden yakalandığı belirlenmiştir.
2. Birleşen dosya kapsamında, katılan …’e ait 0537 (…) (..) (..) numaralı telefonu, 0539 (…) (..) (..) numaralı telefondan arayan ve kendisini Cumhuriyet savcısı olarak tanıtan kimliği tespit edilemeyen kişinin, hesabından terör örgütüne para transferi yapıldığını söylemesi üzerine, katılanın bu kişinin telefondaki talimatları doğrultusunda 1.000,00 TL parayı PTT Bank ATM’sinden görüştüğü telefon numarasına gönderdiği, katılan tarafından gönderilen paranın bir kısmının sanık tarafından çekildiğinin ATM cihazına ait güvenlik kamerası görüntülerinden tespit edildiği anlaşılmıştır.
3. Sanık soruşturma aşamasında ve Malatya 2. Asliye Ceza Mahkemesinde alınan savunmalarında; kendisini arayan hatırlamadığı bir numaranın çekilişten 19.000,00 TL para kazandığını ve bu paranın hesabına yattığını söylemesi üzerine parayı çekmek için bankaya gittiği sırada kolluk görevlilerince yakalandığını beyan etmesine karşın; Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde alınan savunmasında, suç tarihinde kayısı sattığı açık kimlik bilgilerini hatırlamadığı birinin yatırdığı parayı çekmek amacıyla bankada bulunduğunu söyleyerek çelişkili beyanlarda bulunmuştur.
4. Malatya PTT Başmüdürlüğü ile yapılan yazışmalar neticesinde temin edilen güvenlik kamera görüntülerinin incelenmesi üzerine tanzim edilen 14.09.2012 tarihli CD inceleme tutanağına göre; katılan … tarafından yatırılan paranın bir kısmını ATM’den çeken kişinin sanık … olduğu tespit edilmiştir.
5. Katılan …’in aşamalarda alınan beyanları ile dosya içerisinde bulunan 02.08.2012 tarihli ve (……57) müşteri numaralı dekonta göre, katılan tarafından sanığa ait banka hesabına 20.000,00 TL para yatırıldığı tespit edilmiş; Malatya Emniyet Müdürlüğü görevlilerince düzenlenen 02.08.2012 tarihli tutanak içeriğine göre de, Akbank Kışla Caddesi personelinin ihbarı üzerine hesabına yatan parayı çekmek üzere gelen sanığın kolluk görevlilerince yakalandığı anlaşılmıştır.
6. Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nin, 15.03.2018 tarihli ve 2017/282 Esas, 2018/173 Karar sayılı kararı ile katılanlar ve tanıkların beyanları, banka cevabi yazıları, kolluk tutanakları, telefon görüşmelerine ilişkin HTS kayıtları, güvenlik kamerası görüntüleri, sanığın hayatın olağan akışına uygun olmayan savunması ve benzer suçlardan devam eden yargılamalarının bulunması ile dosyada kapsamında elde edilen diğer deliller doğrultusunda; sanığın katılanlara yönelik sübut bulan eylemlerinin, hükümden sonra 02.12.2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmi Gazeted’e yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 14 üncü maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasına eklenen (L) bendi kapsamında düzenlenen kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık suçuna vücut verdiği kabul edilmekle birlikte, suç tarihi itibarıyla 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası lehe kabul edilerek sanığın bu maddeye göre cezalandırılmasına karar verilmiş; her ne kadar sanık hakkında katılan …’e yönelik eylemi nedeniyle, dolandırıcılık suçuna teşebbüsten kamu davası açılmış ise de; dolandırıcılık suçuna özelliğini veren unsurun zararın meydana gelmesi olup, yararın sağlanmasının olmadığı, bu itibarla katılan tarafından sanık adına yatırılan paranın herhangi bir şekilde henüz bloke edilmeden sanık tarafından çekilmeye gidildiği sırada banka görevlilerinin şüphelenmesi üzerine emniyete haber vermeleri sonucunda parayı çekmeye gelen sanığın yakalandığı anlaşıldığından eylemin tamamlandığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle teşebbüs hükümlerinin uygulanmadığı belirtilmiş; meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işlenmesindeki ustalık dikkate alınarak, sanığın katılan …’e yönelik eylemi nedeniyle verilen cezada takdiren alt sınırdan uzaklaşılmış; yine suçun işlenmesi ile meydana gelen zararın tamamen giderilmemiş olması, UYAP verilerine göre sanığın suç işleme eğilimi, dosya kapsamına yansıyan kişilik özellikleri nazara alınarak ileride bir daha suç işlemekten çekineceği hususunda kanaat oluşmaması nedeniyle, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 51 inci ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddeleri uyarınca erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümleri uygulanmamıştır.

IV. GEREKÇE
A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden
Dosya kapsamına göre elde edilen deliller doğrultusunda, Mahkemenin sübuta yönelik kabulü ile temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşılması, teşebbüs ve erteleme hükümlerinin uygulanmamasına yönelik gerekçelerinin usul ve yasaya uygun olduğu değerlendirilmekle, sanık müdafiinin bu hususlara yönelik temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B. Diğer Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nin, 15.03.2018 tarihli ve 2017/282 Esas, 2018/173 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

23.01.2023 tarihinde karar verildi.