Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/14290 E. 2023/69 K. 11.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/14290
KARAR NO : 2023/69
KARAR TARİHİ : 11.01.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/205 E., 2018/260 K.
SUÇ : Banka veya kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.05.2013 tarihli ve 2012/310 Esas, 2013/153 Karar sayılı kararıyla;
a)Sanık hakkında, banka veya kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendinin son cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 16.660,00 TL hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına;
b)5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendinin son cümlesi, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları ve 51 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 7 ay 15 gün hapis ve 740,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hapis cezasının ertelenmesine,
Karar verilmiştir.
2. İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.05.2013 tarihli ve 2012/310 Esas, 2013/153 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay(Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 12.02.2018 tarihli ve 2015/337 Esas,2018/819 Karar sayılı ilamıyla
“..sanığın savunmalarında 2011 yılı Mart ayı içerisinde hakkında tefrik kararı verilen …’un haftada 50-100TL para karşılığında iş yeri açma teklifini kabul ettiğini, birlikte notere giderek, ilgili suça konu belgeleri imzalamadığını belirtmesi, müştekilerin beyanları, SGK ve banka yazıları ve dosya kapsamına göre sanığın nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediğinin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanık …’ın sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığın diğer sanıklara kredi tahsis edilmesini sağlamak maksadıyla aynı bankanın değişik şubelerine farklı zamanlarda gerçekleştirdiği eylemleri nedeniyle, 5237 sayılı TCK’nın 43. maddesi gereğince zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerekirken, gerekçesi açıklanmadan iki ayrı eylemden ceza tayini..”
nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.06.2018 tarihli ve 2018/205 Esas, 2018/260 Karar sayılı kararıyla;

Sanık hakkında banka veya kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendinin son cümlesi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 20.820 TL hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına;
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyizi; suçun teşebbüs aşamasında kaldığı, atılı suçu işlemediğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık …’ın hakkında tefrik kararı verilen sanık …’le birlikte …İnşaat Orman Ürünleri Kereste Elektrik Boya Toptan Alım-Satımı iş yerinin açtıkları, bu iş yerinin de sanık … adına kayıtlı olduğu, sanığın bu iş yerinde çalışmayan temyiz dışı sanıklar…. ve … ….ve … adına çalıştıklarına dair belgeler tanzim ettiği, sanığın … Bankası Gazi Bulvarı Şubesine temyiz dışı sanıklar … İnce ve …adına ayrı ayrı 20.000,00 TL bireysel kredi almak için başvuruda bulunduğu, bankanın şüphelenmesi üzerine kredinin verilmediği ve sanığın suç üstü yakalandığı, yargılama aşamasında öldüğünden tefrik ile hakkındaki davanın düşmesine karar verilen sanık …’ün … Şirinyer Şubesi’ne başvurarak temin ettiği sahte belgeler ile kredi tahsisini sağladığı; diğer temyiz dışı sanıklar tarafından sunulan belgelerin aynı bankanın değişik şubelerine farklı zamanlarda sunularak kredi başvurusunda bulundukları, ancak bankanın fark etmesi nedeniyle sanıklara herhangi bir kredinin tahsis edilemediği ve eylemlerinin teşebbüs aşamasında kaldığı, anlaşılmıştır.
2. Sanık, … isimli kişi ile tanıştığını, bu kişinin “dayı senin üstüne dükkan gibi bir yer açalım” dediğini, belli bir şey yapmayacağını, haftada kendisine 50-100 TL para vereceğini bildirdiğini ve kendisinin de bu teklifi kabul ederek birlikte notere gittiğini, noterde ne olduğunu bilmediğini, bir kaç belge imzaladığını ve maaş kartlarını …’un dağıttığını, suçsuz olduğunu savunmuştur.
3. Bornova Vergi Dairesi Müdürlüğünün 04.07.2012 tarih ve 50706 sayılı cevabî yazısı ile; …İnşaat Orman Ürünleri, Kereste, Elektrik, Boya Toptan Alım Satımı-… isimli iş yerinin 099 052 0104 vergi numarası ile 02.04.2011 tarihinde faaliyetine başladığı, halen kaydının devam ettiği, ekinde sunulan nüfus cüzdanı fotokopisi, işe başlama bildirimi, imza beyannamesi ve yoklama fişlerinin tetkikinde anılan iş yerinin sanık … Aktaş adına kayıtlı olduğu belirlenmiştir.

4. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
1. 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin 1. fıkrasının (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının cezasının tayininde tespit olunacak temel gün miktarının, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari ve bu miktara yükseltilerek belirlenmesi gerektiği, bu kapsamda, sanığın temyiz dışı sanıklarla fikir ve eylem birliği içinde hareket ederek 10.000,00 TL kredi çektiği, toplamda 85.000,00 TL kredinin ise banka görevlilerince şüphe üzerine kullandırılmadığı ve eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı, haksız menfaat miktarının 95.000,00 TL olması nazara alınarak temel cezanın bu menfaat miktarının iki katından az olmayacak şekilde belirlenmesi gerektiği gözetilmeksizin eksiz ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
2. Her ne kadar sanık, …İnşaat Orman Ürünleri Kereste Elektrik Boya Toptan Alım-Satımı isimli iş yerini …’un talebi üzerine kurduğunu, bu iş yerinin sadece kağıt üzerinde sahibi olduğunu, iş yerindeki her türlü işlerle …’un ilgilendiğini, suçla ilgisinin bulunmadığını savunmuş ise de, sanığın savunmasında …ve … İnce adına bankadan kredi çekilebilmesi için … aracılığıyla bu kişilerin iş yerinde çalıştığına ilişkin sahte belgeyi bizzat alarak kredi almak için bankaya kendisinin başvuruda bulunduğunu ve bu kişilerin …İnşaat isimli iş yerinde hiç çalışmadıklarını açıkça beyan etmesi, kredi çekmek isteyen diğer sanıkların banka şubelerine ibraz ettikleri gerçeğe aykırı belgeler üzerinde yalnızca kendisinin imzasının bulunması dikkate alındığında, sanığın bilerek ve isteyerek gerçeğe aykırı özel belge düzenlemek suretiyle … Bankasının değişik şubelerinden usulsüz kredi çekilmeye çalışılması suçuna doğrudan doğruya katıldığı, sanığın bu şekilde zincirleme şekilde nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediğinin sabit olduğu anlaşılmakla; hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile düzeltilen husus dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

4. Sanığın 2 yıl 6 ay hapis ve 16.660,00 TL hapis cezası ile 7 ay 15 gün hapis ve 740,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hapis cezasının ertelenmesine ilişkin ilk hükmün sadece sanık tarafından temyiz edildiği ve Yargıtay(Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 12.02.2018 tarihli ve 2015/337 Esas,2018/819 Karar sayılı bozma ilamı üzerine yapılan yargılama sonunda kurulacak yeni hükümdeki cezanın, sanığın aleyhine ilk hükümden daha ağır olamayacağı gözetilmeden; kurulan yeni hükümde, sanığın 3 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 20.820 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilerek sanığın kazanılmış hakları gözetilmeden 1412 sayılı Kanun’un 326/son maddesine aykırı davranılması, hukuka aykırı bulunmuş olup söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde (4) numaralı bentte açıklanan nedenle İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.06.2018 tarihli ve 2018/205 Esas, 2018/260 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan “..3 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 20.820,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” ibaresinden sonra gelmek üzere, “bozma öncesi yapılan yargılama sonunda sanık hakkında 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından kazanılmış haklarının saklı tutulması sureti ile neticeten 2 yıl 13 ay 15 gün hapis ve 17.400,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

11.01.2023 tarihinde karar verildi.