YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/1430
KARAR NO : 2022/20914
KARAR TARİHİ : 22.12.2022
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahte fatura düzenleme
HÜKÜMLER : Beraat, mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık …, sanık …, katılan vekili ve …
TEBLİĞNAMEDEKİ DÜŞÜNCELER : Ret, onama
I-Sanık …’ın annesi …’ın temyizinin incelenmesinde:
5271 sayılı CMK’nin 262/1. maddesi uyarınca, hakkında kısıtlama kararı bulunmayan ve reşit olan sanık …’ın annesinin sanık hakkındaki hükmü temyize yetkisi bulunmadığından, sanığın annesi …’ın temyiz isteminin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
II-Sanık … hakkında “2011 ve 2012 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme” suçundan verilen beraat hükümleri ile sanık … hakkında 2012 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan verilen beraat hükmüne yönelik katılan vekilinin, sanık … hakkında “2011 takvim yılında sahte fatura düzenleme” suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik sanık …’in temyizinin incelenmesine gelince;
A)Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 14.01.2015 tarih ve 2015/1594 Esas iddianamesi ile sanık … hakkında “2011 ve 2012 takvim yılında sahte fatura düzenleme” suçlarından kamu davası açıldığı, 01.10.2014 tarih ve 1 nolu rapor değerlendirme komisyonu mütalaası ve vergi suçu raporunun ise, “2011 takvim yılı sahte fatura düzenleme” suçuna ilişkin olduğu, 2012 takvim yılı sahte fatura düzenleme” suçu yönünden sanık … hakkında verilmiş bir mütalaanın bulunmadığı anlaşılmakla, mahkeme tarafından öncelikle 213 sayılı VUK’nin 367. maddesi gereğince dava şartı olan mütalanının verilip verilmeyeceğinin Vergi Dairesi Başkanlığından sorulması, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
B)Vergi mükellefi olan … 1 İnş. Dan. Kırt. Rek. Tas. Tem. San. Tic. Ltd. Şti.nin belirli dönemlerde ortağı ve yetkilisi olan sanıklar hakkında 2011 ve 2012 takvim yıllarında sahte fatura düzenlediğinin iddia olunması, sanık …’in savunmasında, suçlamayı kabul etmeyerek … … isimli şahısla tanıştığını, kendisini işe yerleştireceğini söylediğini, kendisinden bir takım belgeler ve kimliğini istediğini, işe gireceğini düşünerek imzaladığını, daha sonra bu işlerin başına geldiğini, adına kurulmuş şirketlerle bir ilgisinin bulunmadığını ifade etmesi, sanık …’un ise beyanında, bir arkadaşının tavsiyesi ile …’le bir ay aynı evde kaldıklarını ve bu evin adresini ikamet olarak gösterdiklerini, 2011 yılında kimliğini kaybettiğini, adına şirket kurulup düzenlediğinden haberinin olmadığı, sanık …’ı tanımadığını, diğer sanıkların sahte fatura düzenleyip düzenlemediğini bilmediğini beyan etmesi, sanık …’ın ise, adına kayıtlı dört şirket bulunduğunu, daha sonra vekaletname ile sekiz ayrı şirketin daha kurulduğunu, haberi olmadan faturalar düzenlendiğini, olaylardan haberinin olmadığını, kesinlikle sahte fatura düzenlemediğini savunması karşında, maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi bakımından;
1-Sahte olduğu iddia olunan faturaların asıllarının, bu faturaları kullanan mükelleflerden veya bu mükelleflerin ve sanıkların bağlı bulunduğu Vergi Dairesi Başkanlıklarından sorulmak suretiyle getirtilip, yine şirketin kuruluş işlemleri sırasında imzalanan belgeler ile yoklama fişi, matbaa basım formu vb. evrakların temin edilip sanıklara gösterilerek yazı ve imzaların kendilerine ait olup olmadığının sorulması, kendilerine ait olmadığını, … …’a ait olduğunu söylemeleri halinde; ismi bildirilen kişinin açık kimlik ve adres bilgilerinin tespiti ile tanık olarak çağrılması, duruşmada çekinme hakkı hatırlatıldıktan sonra faturalar ve belgeler gösterilerek yazı ve imzaların kendisine ait olup olmadığının sorulması,
2-… …’ın da faturalarda ve diğer belgelerde yer alan yazı ve imzaların kendisine ait olmadığını söylemesi halinde sanıklar ve bu kişinin temin edilecek yazı ve imza örnekleri ile faturalardaki yazı ve imzaların kime ait olduğu hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılması,
3-Faturalardaki yazı ve imzaların sanıklara ya da adı geçen kişiye ait olmadığının anlaşılması halinde ise;
a)Faturaları kullandığı belirlenen mükellefler hakkında dava açılıp açılmadığının araştırılması, dava açılmış ise dosyalarının getirtilip incelenerek ilgili belgelerin onaylı örneklerinin dosyaya alınması,
b)Faturaları kullanan şirket yetkilileri veya kişilerin tanık sıfatıyla duruşmaya çağrılarak CMK’nin 48. maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatıldıktan sonra sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak kimden aldıkları, sanıkları ve adı geçen kişileri tanıyıp tanımadıkları ve faturaların düzenlenmesi konusunda sanıkların bir iştiraki bulunup bulunmadığının sorulması,
4-Şirket adına KDV beyannamelerinin kimin tarafından verildiğinin araştırılması, muhasebeci tarafından verildiğinin anlaşılması halinde açık kimlik ve adres bilgileri tespit edilip duruşmaya çağrılarak CMK’nin 46 ve 48. maddeleri gereğince çekinme hakkı hatırlatıldıktan sonra sanıkları tanıyıp tanımadığı, suça konu faturaların kim tarafından getirildiğinin sorulması,
5-Sanıkların çok sayıda şirkette ortaklık ve yöneticilik vasıflarının bulunduğu, tesis edilen farklı mükellefiyetler nedeniyle haklarında çok sayıda sahte fatura düzenleme suçundan vergi tekniği raporlarının düzenlendiğinin anlaşılması karşısında, sanıkların savunmasının araştırılması ve suç kastının varlığının tespiti bakımından, sanıkların adına tesis edilen tüm mükellefiyetlerin ne şekilde oluşturulduğu, tek bir vekaletnameye istinaden mi bu işlemlerin gerçekleştirildiği, yoksa değişik tarihlerde hisse devri yoluyla bizzat noter huzurunda katılımları ile mi gerçekleştirildiğinin araştırılması, sonucuna göre toplanan tüm deliller değerlendirilip sanıkların hukuki durumlarının belirlenmesi gerektiği; suçların sübutu halinde ise, hükümden sonra 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7394 sayılı Kanun’un 4 ve 5. maddeleriyle değişik 213 sayılı Kanun’un 359 maddesinin 3,4,5 ve 6. fıkra hükümleri uyarınca 5237 sayılı TCK’nin 7/2. maddesi de gözetilerek öncelikle lehe Kanun’un tespit edilip uygulama yapılması ve her iki Kanunla ilgili uygulamanın gerekçeleriyle birlikte denetime olanak verecek şekilde ayrıntılı olarak kararda gösterilmesi suretiyle sanıkların hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
III- Sanık … hakkında “2011 ve 2012 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçundan verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik sanığın temyizinin incelenmesine gelince:
Hükümlerden sonra 15.04.2022 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7394 sayılı Kanun’un 4 ve 5. maddeleriyle değişik 213 sayılı Kanun’un 359 maddesinin 3, 4, 5 ve 6. fıkra hükümleri uyarınca 5237 sayılı TCK’nin 7/2. maddesi de gözetilerek öncelikle lehe Kanun’un tespit edilip uygulama yapılması ve her iki Kanunla ilgili uygulamanın gerekçeleriyle birlikte denetime olanak verecek şekilde ayrıntılı olarak kararda gösterilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar …, sanık … ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, belirtilen nedenlerle beraat hükümleri ile sanık … hakkındaki mahkumiyet hükmünün ve diğer yönleri incelenmeyen mahkumiyet hükümlerinin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 22.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.