YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/14320
KARAR NO : 2023/3228
KARAR TARİHİ : 25.04.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.11.2014 tarihli ve 2014/124 Esas, 2014/265 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve son cümlesi, 62 nci, 52 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyizi, atılı suçu işlemediğine ve Mahkemenin eksik araştırma ile mahkûmiyete karar verdiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılanın org almaya karar vererek internette araştırma yaparken, sanığın internette verdiği satılık org ilanını görerek iletişim numarası olarak verilen telefon numarasından sanık ile iletişime geçtiği, orgu almak için sanığın belirttiği hesaba 150,00 TL para gönderdiği, bir müddet sonra sanığın katılanı arayarak orgu satmaktan vazgeçtiğini söyleyerek 150,00 TL parasını katılana geri gönderdiği, ancak bir kaç gün sonra sanığın katılanı arayarak, çocuğunun hastalandığını bu nedenle orgu satmak istediğini söyleyerek katılandan toplamda 650,00 para aldığı ve orgu göndermediği iddiasıyla sanık hakkında dolandırıcılık suçundan kamu davası açılmıştır.
2. Sanık savunmasında; atılı suçlamayı kabul etmemiştir.
3. Katılan beyanında; sanığa toplamda 650,00 TL para gönderdiğini, sanığın sadece 100,00 TL parasını iade ettiğini kalanını iade etmediğini beyan etmiştir.
4. Turkcell A.Ş.den gelen 24.04.2013 tarihli yazıda, 0 544 697 1920 numaralı telefon hattının sanık adına kayıtlı olduğu belirtilmiş, Akbank T.A.Ş.den gelen 27.03.2012 tarihli yazıda katılan tarafından sanığa ait hesaba gönderilen ve sanık tarafından çekilen paralara ilişkin bilgiler verilmiş ve dekontlar gönderilmiştir.
5. Mahkemece, sanığın katılanın kendisine gönderdiği ilk parayı orgu satmayacağını belirterek iade etmek suretiyle katılanın güvenini kazanıp hileli hareketleriyle katılanı tekrar arayarak çocuğunun hastalandığını gerekçe gösterip orgu satacağını ifade etmesi ve katılan tarafından hesabına yatırılan paraları çekerek sahiplenmesi nedeniyle atılı suçu işlediği sabit görülerek mahkûmiyet kararı verilmiştir.
IV. GEREKÇE
5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile düzeltilen husus yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin 1. fıkrasının (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari ve bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı Kanun’un 52. maddesi uyarınca, 20-100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerektiği gözetilmeksizin hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanığa fazla ceza tayini
isabetli bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.11.2014 tarihli ve 2014/124 Esas, 2014/265 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasındaki “120”, “100” ve “2.000,00” ibarelerinin çıkartılarak yerlerine sırayla “65”, “54”, ve “1.080,00” ibarelerinin yazılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.04.2023 tarihinde karar verildi.