Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/14370 E. 2023/2384 K. 04.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/14370
KARAR NO : 2023/2384
KARAR TARİHİ : 04.04.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.12.2014 tarihli ve 2011/119 Esas, 2014/464 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendi ve son cümlesi, 52 ile 53 üncü maddeleri gereğince 3 yıl hapis ve 40.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi, eksik araştırma ile sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, suç tarihinde kendisini katılan …’nun kimlik bilgileriyle tanıtmak ve katılan adına düzenlenen sahte belgelerle, Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O. Sirkeci Şubesine müracaat etmek suretiyle 20.000,00 TL kredi çekerek banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık suçunu işlediği iddia ve kabul olunmuştur.
2. Sanık aşamalarda alınan savunmalarında; katılan …’nu tanımadığını, katılan adına düzenlenen sahte belgelerle kredi çekmediğini beyan ederek suçlamaları kabul etmemiştir.
3. Katılan Türkiye Vakıflar Bankası T.A.O. vekili aracılığıyla sunduğu şikayet dilekçesinde; bankanın Sirkeci Şubesinden … adına çekilen kredinin taksitlerinin ödenmemesi üzerine banka çalışanlarının katılan ile irtibata geçmeleri üzerine olaydan haberdar olduklarını banka müfettişlerince yapılan araştırmalarda, bankaya ibraz edilen belgelerden sanığın kimlik bilgilerine ulaştıklarını beyan ederek sanıktan şikâyetçi olmuş ve yargılama sırasında katılma talebinde bulunmuştur.
4. Soruşturma aşamasında alınan 04.03.2011 tarihli grafoloji ve sahtecilik uzmanı bilirkişi raporuna göre; kredi işlemleri sırasında düzenlenen bireysel krediler başvuru formu ile tüketici kredisi borçlanma ve rehin sözleşmesinde yer alan yazıların sanığın eli ürünü olduğu, ayrıca inceleme konusu belgelerin ekinde bulunan … adına düzenlenmiş görünen nüfus cüzdanı fotokopisinde yer alan fotoğraf ile sanık adına düzenlenmiş nüfus cüzdanı fotokopisindeki fotoğrafların aynı kişiye ait olduğu tespit edilmiştir.
5. Mahkemece; katılanın beyanı, sanık savunması, tanık anlatımları, banka kayıtları, katılan …’na ait sahte olarak hazırlandığı anlaşılan üzerinde sanığın fotoğrafı bulunan nüfus cüzdanı fotokopisi ile birlikte yine sahte olduğu anlaşılan özel belge niteliğindeki adres beyan formu, gelir durumunu gösteren belgeler ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirilerek, sanık hakkında banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık suçundan temyiz incelemesine konu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
1. Dosya kapsamında elde edilen deliller doğrultusunda; 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kuran Mahkemenin takdir ve kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden, sanık müdafiinin eksik araştırma yapıldığına yönelik temyiz sebepleri kabul edilmemiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
3. Gerekçeli karar başlığında 2008 şeklinde eksik yazılan suç tarihinin, 18.09.2008 olarak mahallinde düzeltilmesi; Adli Emanetin 2011/27379 sırasında kayıtlı belgelerin akıbeti hakkında mahallinde her zaman bir karar verilmesi; 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde uygulanacak olan 5275 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında 28.06.2014 tarih Resmi Gazete’de yayımlanan 6545 sayılı Kanun’un 81 inci maddesiyle yapılan değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 30.12.2014 tarihli ve 2011/119 Esas, 2014/464 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve sair yönlerden, herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

04.04.2023 tarihinde karar verildi.