YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/14399
KARAR NO : 2023/627
KARAR TARİHİ : 14.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
… 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.12.2014 tarihli ve 2012/48 Esas, 2014/288 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ile son fıkrası, 52 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 3 yıl hapis ve 5.000 … Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyizi, sanığın suç işleme kastı olmadığına, çekin sahte ve karşılıksız olduğunu bilse imzasını kabul değil inkar yoluna gideceğine ve kendisinin de mağdur olduğuna, lehe hükümlerin uygulanmasına, şüphenin sanık lehine yorumlanacağına, hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna ve re’sen tespit edilecek eksiklikler çerçevesinde bozulması talebine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Çek hesabı sahibi olan sanığın, kriminal rapora göre, keşideci imzasını sahte olarak attığı ya da attırdığı, suça konu çeki ticari alışverişinde kullanarak menfaat temin ettiği anlaşılmaktadır.
2. Mahkeme tarafından, sanığın suça konu çekteki imzanın kendisine ait olduğuna, malzeme aldığı bir firmaya göndermek üzere imzalayıp ön kısmını doldurarak beklettiğine, ancak çekin çalındığına, o dönemde bankaya bildirimde bulunduğuna, çocuğu vefat ettiğinden başka bir işlem yapamadığına yönelik savunmasına itibar edilmeyerek ve banka yazısına göre çekin ödenmeme nedeninin keşideci imzasının banka kayıtları ile uyuşmaması olması gerekçesi ile savunmasının cezadan kurtulma amacına yönelik olduğu kabul edilerek, kendi çekini farklı bir imza atmak veya kimliği belirlenemeyen birine imzalattırmak suretiyle sahte olarak düzenlenmiş çeki dolandırıcılık kastı ile kullandığı, katılan sanıkların … yerine götürüp bıraktığı, karşılığında da onların yokluğunda mermer aldığı kabulü ile nitelikli dolandırıcılık suçundan cezalandırılmasına ilişkin temyiz incelemesine konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
3. Suça konu çekin dosyada delil olarak saklanmasına karar verildiği ve sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçu yönünden ihbarda bulunulmasına karar verildiği görülmüştür.
IV. GEREKÇE
1. Sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilamın konut dokunulmazlığını ihlal ve tehdit suçlarına ilişkin olduğu ve bu suçların uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması karşısında, 6763 sayılı Kanun’un 35 inci maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 254 üncü maddesi uyarınca aynı Kanun’un 253 üncü maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemlerinin yerine getirilip getirilmediği araştırıldıktan sonra sonucuna göre söz konusu ilam esas alınarak 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususu ile aynı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda … sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.12.2014 tarihli ve 2012/48 Esas, 2014/288 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
14.02.2023 tarihinde karar verildi.