YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/14409
KARAR NO : 2023/2184
KARAR TARİHİ : 29.03.2023
B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/114 E., 2018/595 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Merzifon Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.03.2016 tarihli ve 2015/328 Esas, 2016/260 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 43, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl hapis ve 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Merzifon Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.03.2016 tarihli ve 2015/328 Esas, 2016/260 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 20.06.2017 tarihli ve 2017/17244 Esas, 2017/16007 Karar sayılı kararı ile “Eylemin, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 14. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 158/1. maddesine eklenen (L) bendi kapsamında öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmadığına ilişkin delilleri takdir ve tartışmanın üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu” gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir.
3. Merzifon Asliye Ceza Mahkemesi, 06.12.2017 tarihli ve 2017/596 Esas, 2017/1009 Karar sayılı kararı ile bozmaya uyularak görevsizlik kararı verilmiştir.
4. Amasya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.09.2018 tarihli ve 2018/114 Esas, 2018/595 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 43, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl hapis ve 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
5. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 26.10.2018 tarihli ve 15-2018/85067 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daire’ye tevdi olunmuştur.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık, almış olduğu cezayı temyiz etmek istediğini belirtmek suretiyle temyiz talebinde bulunmuştur.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Olay tarihinde sanık …’nun katılanın kullanmış olduğu cep telefonunu 0541 (…) (…) 71 numaralı telefondan arayarak kendisini hava astsubayı …olarak tanıttığı, … isimli arkadaşının anne ve babasına ait arsayı bir derneğe bağışlamak istediğini söyleyerek katılana bildiği bir dernek olup olmadığını sorduğu, katılan …’ün de Şeftali ilçesinde faaliyet gösteren Umut Işığı Derneği’nden bahsettiği, sanığın bağış konusu arsanın satışı için masraf adı altında 700 TL parayı …’nun hesabına yatırması halinde derneğe 44.000,00 TL tutarında bağış yapılacağını söylediği, bunun üzerine katılanın 16.11.2012 tarihinde sanığın oğlu olduğu belirlenen …’nun hesabına 700,00 TL para yatırdığı, yine aynı gün 495,00 TL para daha yatırdığı, daha sonra sanık tarafından ileri sürülen çeşitli bahanelerle değişik tarihlerde toplamda beş kez 1.885,00 TL tutarında paranın gönderildiği anlaşılmıştır.
2. Sanık savunmasında, suçlamayı kabul ederek katılanı dolandırdığını ifade etmiştir.
3. Dosyadaki mevcut bilgi ve belgelerden katılan … tarafından 16.11.2012 ve 05.12.2012 tarihleri arasında beş kez olmak üzere toplam 1.885,00 TL tutarında sanığın oğlu olan …’nun hesabına para yatırıldığı tespit edilmiştir.
4. Bozma üzerine, dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderildiği, ancak 28.09.2017 tarihli belgeden uzlaşmanın teklif aşamasında kaldığı anlaşılmıştır.
5. Mahkemece, eylemin suç tarihinden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 14 üncü maddesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 158 inci maddesinin birinci fıkrasına eklenen (L) bendi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanığın lehine olan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 157 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca basit dolandırıcılık suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Sanık hakkında tekerrür uygulamasına esas alınan ilamın 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçuna ilişkin olması ve 02.12.2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesi ile uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş olup, söz konusu suçun uzlaşma kapsamına alınması karşısında, uzlaştırma işlemi yapılıp yapılmadığı araştırıldıktan sonra tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Amasya Ağır Ceza Mahkemesinin,04.09.2018 tarihli ve 2018/114 Esas, 2018/595 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
29.03.2023 tarihinde karar verildi.