YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/14438
KARAR NO : 2023/224
KARAR TARİHİ : 19.01.2023
B O Z M A Ü Z E R İ N E
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/224 E., 2018/313 K.
ŞİKÂYETÇİ : …
SUÇ :Kamu kurum ve kuruluşları, vb. tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İzmir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.02.2012 tarihli ve 2011/671 Esas, 2012/28 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında şikâyetçi …’a yönelik basit dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası ve 168 inci maddesinin ikinci fıkrası ile 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesi uyarınca 6 ay hapis ve 3.600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. İzmir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.02.2012 tarihli ve 2011/671 Esas, 2012/28 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 24.02.2016 tarihli ve 2013/25951 Esas, 2016/2050 Karar sayılı kararı ile sanığın eylemini, Emniyet Müdürlüğü’nün maddi varlığı olan sahte kimlik belgesini kullanarak gerçekleştirdiği ve bu yolla haksız menfaat temin etmesi nedeniyle, eylemin 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdirinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi nedeniyle 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından kazanılmış hakları da saklı tutulmak suretiyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.09.2018 tarihli ve 2016/224 Esas, 2018/313 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında şikâyetçi …’a yönelik nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 168 inci maddesinin ikinci fıkrası, 52 nci, 53 üncü ve 58 inci maddeleri ile 1412 sayılı CMUK’nın 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca 6 ay hapis ve 3600 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, müştekiye bir vaatte bulunmadığı, kovuşturma aşamasında parayı ödediği, paranın borç karşılığı yollandığı, müştekinin şikayetçi olmadığı, hükmün lehe beraat amaçlı bozulmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanığın şikâyetçiden Nurhan’a ve çevresine kendisini Güzelbahçe İlçe Emniyet Müdürü olarak
tanıttığı, sağladığı güvenle şikâyetçi Nurhan ile evlendiği, evlendikten sonra şikâyetçi Nurhan ile şikâyetçi …’ın Kütahya’da bulunan evine gezmeye gittikleri, sanığın Ahmet’e kendisini emniyet müdürü olarak tanıttığı, sahte polis kimliği gösterdiği ve sahte polis üniforması ile de karşısına çıktığı, akabinde şikâyetçi …’a tayininin yeni çıktığını, henüz işe başlamadığını, paraya ihtiyacı olduğunu söyleyerek 500,00 TL para aldığı, bir hafta sonra da yine şikâyetçi …’dan 150,00 TL para istediği, şikayetçi Ahmet’in toplam 650,00 TL parayı sanığa verdiği anlaşılmaktadır.
2. Sanık ikametine geldiği sırada yakalanmış, bu sırada şahsın eşi şikâyetçi … sanığa ait üzerinde Emniyet Genel Müdürü üniformasının bulunduğu 4 adet vesikalık fotoğrafı, 1 adet polis frekansı ayarlı el telsizi, 2 adet Emniyet Genel Müdürlüğü Polis Kimlik Kartı ile 1 adet sarı renkli basın kartı, 1 adet polis kalkanı, 1 adet siyah deri cüzdan içerisinde polis rozetini görevlilere teslim ettiği anlaşılmıştır.
3.Emniyet Genel Müdürlüğü Kriminal Laboratuvarı Müdürlüğünün 10.11.2011 tarihli ekspertiz raporunda, 2 adet Emniyet Genel Müdürlüğü Polis Kimlik Kartı ile 1 adet sarı renkli basın kartının tamamen sahte olarak oluşturulduğu tespit edilmiştir.
4. Sanığın aşamalarda alınan savunmasında üzerine atılı suçlamaları kabul etmediği görülmüştür.
5. Sanığın 03.01.2012 tarihinde şikâyetçi …’ın zararını giderdiği anlaşılmıştır.
6. Mahkemesince sanığın Emniyet Müdürlüğünün maddi varlığı olan sahte kimlik belgesini kullanarak haksız menfaat sağlamak suretiyle şikâyetçi …’a yönelik nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği gerekçesiyle mahkumiyetine hükmedilmiştir.
IV. GEREKÇE
1.Tanık ve şikâyetçi beyanları, sanığa ait üzerinde Emniyet Genel Müdürü üniformasının bulunduğu 4 adet vesikalık fotoğraf, 1 adet polis frekansı ayarlı el telsizi, 2 adet Emniyet Genel Müdürlüğü Polis Kimlik Kartı ile 1 adet sarı renkli basın kartı, 1 adet polis kalkanı, 1 adet siyah deri cüzdan içerisinde polis rozetinin tespiti, kimlik kartlarının tamamen sahte oluşturulduğuna ilişkin ekspertiz raporu göz önünde bulundurulduğunda suçu işlemediğine, şikâyetçiye bir vaatte bulunmadığına dair temyiz sebepleri yerinde olmadığından mahkeme hükmünde bu yönüyle hukuka aykırılık görülmemiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
3. Sanığın şikâyetçi …’dan farklı zaman diliminde menfaat temin ederek dolandırıcılık fiilini zincirleme şekilde işlediğinin anlaşılması karşısında; TCK’nın 43 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
4. İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.09.2018 tarihli ve 2016/224 Esas, 2018/313 Karar sayılı kararında, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesi’nin bozma ilamından sonra sanığın 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca ilk hükümde uygulanmayan 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin bozmadan sonra uygulanması dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (4) numaralı bentte açıklanan nedenle İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.09.2018 tarihli ve 2016/224 Esas, 2018/313 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında 5237 sayılı Kanun’un 58 inci maddesinin uygulanmasına dair bölümün tamamen çıkartılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
19.01.2023 tarihinde karar verildi.