YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/14442
KARAR NO : 2023/737
KARAR TARİHİ : 16.02.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ :Bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Rize Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.02.2007 tarihli ve 2006/119 Esas, 2007/39 karar sayılı kararı ile sanık hakkında basit dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 168 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, ile 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 ay 10 gün hapis ve 20 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Rize Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.02.2007 tarihli ve 2006/119 Esas, 2007/39 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 18.03.2010 tarihli ve 2007/5408 Esas, 2010/3253 Karar sayılı kararı ile
a)Şikayetçi ile eşinin internet ortamında MSN’de iletişim yaptıkları sırada müştekinin eşine ait elektronik posta adresine ait şifreyi bir şekilde elde edip şikayetçi ile sanki eşiymiş gibi görüşmeye devam ederek onu kandırıp cep telefonu için kontör isteyip şikayetçinin MSN’den gönderdiği kontörleri satmak suretiyle haksız yarar sağlayan sanığın eyleminin bilişim sisteminin araç olarak kullanılması suretiyle 5237 sayılı TCK’nın 158/1-f maddesindeki dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
b)Ceza Genel Kurulu’nun 27.05.2008 gün ve 2008/11-127-147 sayılı kararında açıklandığı üzere 5237 sayılı Yasanın 168. maddesi “pişmanlıktan kaynaklanan iade ve tazmini” esas aldığından, şikayetçinin zararının kontörleri satın alan tanık tarafından giderilmesi nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşulları oluşmadığı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
c) Hükümden sonra, 08.02.2008 günlü 26781 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK. nun 231 ve TCK.nun 7/2 maddeleri gereğince, sanık hakkında “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” kararı verilip verilmeyeceği hususunun tartışılmasında zorunluluk bulunması, nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3.Rize Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.11.2010 tarihli ve 2010/114 Esas, 2010/257 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 62 nci ve 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü ve 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası ile 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesi uyarınca 3 ay 10 gün hapis ve 20 TL adli para cezası ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, bu karar 03.01.2011 tarihinde kesinleşmiştir.
4.Sanığın, Kocaeli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.12.2016 tarihli 2016/323 Esas, 2016/673 Karar sayılı kararı ile denetim süresi içerisinde 01.04.2011 tarihinde işlediği, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiş ve bu kararın 21.03.2018 tarihinde temyizde onanarak kesinleşmesi üzerine iş bu dosyaya ihbarda bulunulmuştur.
5.Rize Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.09.2018 tarihli ve 2018/396 Esas, 2018/380 Karar sayılı kararı ile Rize Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.11.2010 tarihli ve 2010/114 Esas, 2010/257 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararı aynen açıklanarak, sanık hakkında bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 62 nci ve 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü ve 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca 3 ay 10 gün hapis ve 20,00 TL adli para cezasına mahkûmiyet ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz isteği, lehe olan hükümlerin uygulanmadığı, hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Şikâyetçi ile eşinin internet ortamında MSN’de iletişim yaptıkları sırada sanığın şikâyetçinin eşine ait elektronik posta adresine ait şifreyi bir şekilde elde edip şikâyetçi ile sanki eşiymiş gibi görüşmeye devam ederek onu kandırıp cep telefonu için kontör isteyip şikâyetçinin MSN’den gönderdiği 4 adet 250,00 TL’lik kontörleri tanık İ.M.’ye satmak suretiyle haksız yarar sağladığı anlaşılmaktadır.
2. Mahkemesince sanık savunması, müşteki ve tanık beyanları ile tüm dosya kapsamından sanığın atılı suçu işlediği gerekçesiyle mahkumiyetine hükmedilmiştir.
IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Rize Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.09.2018 tarihli ve 2018/396 Esas, 2018/380 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına
TEVDİİNE,
16.02.2023 tarihinde karar verildi.