YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/14444
KARAR NO : 2023/2492
KARAR TARİHİ : 04.04.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Temyizin kapsamına göre;
1. Sinop Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.05.2013 tarihli ve 2013/48 Esas, 2013/281 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 11 ay hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 11.05.2017 tarihli ve 2015/4753 Esas, 2017/10757 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin temyiz başvurusunun kabulüne karar verilerek sanığa yüklenen suçun 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (l) bendindeki suçu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdir ve değerlendirilmesinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
3. Sinop Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.03.2018 tarihli ve 2017/165 Esas, 2018/91 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62, 52 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 11 ay hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi, sanığın yüklenen suçu işlemediğine, işlediğinin kabul edilmesi halinde dahi, yardım eden olarak sorumlu tutulması gerektiğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay tarihinde katılana ait sabit numarayı arayan temyiz dışı sanık … ve sanık …’ın kendilerini polis olarak tanıttıkları, katılanı arayarak bir kısım şahısların dolandırıcılık eyleminde bulunduklarını, bu kişileri yakalamak amacıyla elindeki altın ve para gibi değerli eşyaları vermesi gerektiği hususunda katılanı kandırdıkları, katılanın yaşlı olması ve parayı gönderemeyeceğini belirtmesi üzerine ev adresini öğrendikleri, sanıklardan birinin katılanın evine giderek bir poşet içerisindeki altın ve paraları aldığı şekliyle geliştiği anlaşılan olayda; sanıklar her ne kadar yargılamanın ilerleyen aşamalarında farklı ve birbirlerini suçlayıcı beyanlar vermişlerse de dosya içerisindeki kamera kayıtları, teşhis tutanakları ve sanıkların kollukta verdikleri ikrar niteliğindeki beyanları itibarıyla, şahısların olay tarihinde gri renkli Passat marka bir araç ile Ankara’dan Sinop’a geldikleri, sanık …’in katılana ait sabit numarayı aradığı ve yukarıdaki kurgu ile katılanı kandırdığı, ticari bir taksi ile katılanın evinin önüne kadar gittikleri ve temyiz dışı
sanık …’in katılanın evine girerek hazırlanan para ve altını aldığı, katılanın evinin önündeki kamera görüntüsünde temyiz dışı sanık …’in telefon ile konuşarak katılanın evine girdiği ve elinde beyaz bir poşet ile apartmandan çıktığının açıkça görüldüğü, katılanın daha sonra emniyette bu sanığı kıyafetleri itibarıyla teşhis ettiği, yine sanıkları kamera görüntüleri ve … isimli otele bıraktıkları kimlik fotoğrafları itibariyle net olarak teşhis eden ticari taksi şoförü tanık ….’nın sanıkların bir adresi bulmaya çalıştıklarını, bu arada sürekli olarak telefonla konuştuklarını, bu amaçla kendisinin de birkaç esnafa yol sorduğunu belirttiği, yine belirtilen otel görevlilerinin de sanıkları net olarak teşhis ettiği anlaşılmakla, sanıkların yaptıkları kurgunun Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.11.2014 tarihli ve 2013/15-655 Esas, 2014/515 Karar sayılı ilamı nazara alınarak aldatmaya … nitelikte hileli davranış olduğu görülmekle, sanıkların suç tarihi itibarıyla lehlerine olduğu anlaşılan 6763 sayılı yasa öncesi 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrasındaki dolandırıcılık suçunu işledikleri kabul edilerek sanık … hakkında temyiz incelemesine konu mahkûmiyet hükümünün kurulduğu anlaşılmıştır.
2. Sanık kolluk beyanında, suçu işlediğini ikrar etmiş; sonraki aşamalardaki savunmalarında, olay tarihinde …’le birlikte Sinop’a gittiklerini, otelde kaldıklarını, …’in çarşıda işim var dediğini, beraber çarşıya gittiklerini, daha sonra yanından ayrıldığını, katılandan para ve altın almadığını beyanla suçlamaları reddetmiştir.
3. Temyiz dışı sanık …, olayın sorumlusunun sanık … olduğunu, katılandan aldığı poşet içindeki altın ve paraları sanık …’e teslim ettiğini beyan etmiştir.
4. Temyiz dışı sanık … Balıcı, tanıklar …. ve katılanların oluşa uygun beyanları, teşhis tutanakları, kamera görüntülerine ilişkin tutanaklar dosya arasındadır.
5. Sanığa ait güncel adli sicil kaydı UYAP üzerinden dosya arasına alınmıştır.
IV. GEREKÇE
Sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun, suç tarihi itibarıyla 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede;
1. Sanığın tevilli ikrarı, temyiz dışı sanıkların savunmaları, tanıklar … ve katılanların oluşa uygun beyanları, teşhis tutanakları, kamera görüntülerine ilişkin tutanaklar ve tüm dosya kapsamından, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle fail sıfatıyla hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Sinop Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.03.2018 tarihli ve 2017/165 Esas, 2018/91 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.04.2023 tarihinde karar verildi.