Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/14464 E. 2022/19735 K. 28.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/14464
KARAR NO : 2022/19735
KARAR TARİHİ : 28.11.2022

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Banka veya kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık, Resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Katılan vekili, sanık ve müdafii

Sanığın, suçtan zarar gören … adına düzenlenen sahte nüfus cüzdanı ve sürücü belgesiyle katılan … Şubesine ihtiyaç kredisi başvurusunda bulunup başvuru formunu imzaladığı, bu esnada operasyon yetkilisinin nüfus cüzdanı ve sürücü belgesinin sahte olduğunu söylemesi üzerine banka görevlisinin kolluk kuvvetlerine haber verdiği, sanığın yapılan üst aramasında ise suçtan zarar gören … adına düzenlenen sahte sürücü belgesinin ele geçirildiği, sanığın bu suretle üzerine atılı suçları işlediği iddia ve kabul olunan somut olayda;
1) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.04.2014 tarihli, 2013/11-397 Esas ve 2014/202 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK’nin “Kamu güvenine karşı suçlar” bölümünde düzenlenen ve belgenin gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi ile kamu güveninin sarsıldığı kabul edilerek suç sayılıp yaptırıma bağlanan “resmi belgede sahtecilik ve özel belgede sahtecilik” suçlarının hukuki konusunun kamu güveni olduğu, suçun işlenmesi ile kamu güveninin sarsılması dışında, bir veya birden fazla kişinin de haksızlığa uğrayıp suçtan zarar görmesi halinde dahi suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamı, diğer bir ifadeyle kamu olduğuna dair kabulün etkilenmeyeceği, eylemin belirli bir kişinin zararına olarak işlenmesi halinde bu kişinin mağdur değil, suçtan zarar gören olacağının kabulü gerekeceği, aynı suç işleme kararıyla ve aynı anda düzenlenen belgelerle ilgili olarak tek bir suçtan hüküm kurulması gerekeceği, buna karşın, aynı suç işleme kararıyla fakat değişik zamanlarda düzenlenen belgelerle ilgili olarak yine tek bir suçtan hüküm kurulup, aynı Kanun’un 43. maddesi gereğince zincirleme suç hükümleri gereğince cezanın arttırılması gerektiği, farklı suç işleme kastının bulunduğunun ispatı halinde her bir eylemin ayrı bir suç oluşturacağı, aynı şekilde TCK’nın 158/1-j maddesinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçunun mağdurunun da banka olduğu, aynı bankanın değişik şubelerine karşı işlenen suçun tek bir mağdura karşı işlendiğinin kabul edileceği, 5237 sayılı TCK’nin 43. maddesi uyarınca, “bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla ya da aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi” durumunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının mümkün olduğu,

Bu hukuksal bilgiler ışığında adli sicil ve UYAP kayıtlarının incelenmesi neticesinde sanığın farklı mağdurlar adına düzenlenen sahte nüfus cüzdanları ile ING Bankasının değişik şubelerinden kredi almaya çalışırken yakalandığının tespit edildiği, bu kapsamda sanığın ING Bank … Şubesine yönelik eylemi nedeniyle Bursa 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.05.2016 tarihli, 2015/200 Esas ve 2016/155 Karar sayılı kararıyla nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkûmiyetine hükmedildiği, … Bank… Şubesine yönelik eylemi nedeniyle… 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.05.2016 tarihli, 2016/46 Esas ve 2016/218 Karar sayılı kararıyla nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından mahkûmiyetine hükmedildiği, Giresun 2.Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/134 Esas sayılı dosyasında ise nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından yargılamasına devam edildiğinin anlaşılması karşısında, ilgili dosyaların ve varsa tespit edilebilen benzer nitelikteki dosyalarının getirtilerek incelenmesi, mümkün olması halinde davaların birleştirilmesi, aksi halde bu dosyayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosya içine alınması, iddianame ve suç tarihlerine göre hukuki kesinti olup olmadığının belirlenmesi, bu şekilde eksiklik tamamlandıktan sonra sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 43/1. maddesinin uygulama şartlarının oluşup oluşmadığı tartışılarak gerekli değerlendirmelerin yapılması, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile mahkûmiyet hükmü kurulması,
2) Kabule göre de;
a) Nitelikli dolandırıcılık suçu yönünden; sanığın kredi çekme eylemi sırasında suçtan zarar gören … adına düzenlenen nüfus cüzdanı ve sürücü belgesinin de kullanması sebebiyle fiilinin TCK’nin 158/1-j maddesinin yanında aynı Kanun’un 158/1-d maddesinde belirtilen nitelikli dolandırıcılık suçunu da oluşturduğu ve birden fazla nitelikli halin ihlali söz konusu olması nedeniyle temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
b) Sanığın suçtan zarar gören … adına düzenlenen nüfus cüzdanı ve sürücü belgesiyle banka kredi başvuru formu düzenlediği, sahteciliğin fark edilmesi üzerine kolluk kuvvetlerince yapılan üst aramasında suçtan zarar gören … adına düzenlenen sürücü belgesinin ele geçirildiği olayda, suça konu nüfus cüzdanı ve sürücü belgelerinin farklı tarihte düzenlendiğine dair delil bulunmadığı anlaşılmakla sanığın sahte nüfus cüzdanı ve sürücü belgesiyle banka kredi başvuru formu düzenlemesi şeklindeki eyleminin bir bütün olarak zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu gözetilmeden ayrı ayrı resmi belgede sahtecilik suçundan mahkûmiyet hükümleri kurulması,
Yasaya aykırı, katılan vekili ile sanık ve müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, 28.11.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.