YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/14780
KARAR NO : 2023/456
KARAR TARİHİ : 07.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir
durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Denizli 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.02.2015 tarihli ve 2014/269 Esas, 2015/35 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 63 üncü, 52 nci, 53 üncü ve (sadece sanık … yönünden) 58 inci maddeleri uyarınca 2 yıl 6 … hapis ve 2.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve mahsuba karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıkların temyiz isteği, kararı temyiz etme iradesinden ibaret olup herhangi bir neden sunulmamıştır.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay tarihinde katılanın parkta dolaştığı sırada, sanık …’nin katılanın yanına gelerek ona eşcinsel ilişki teklif ettiği, katılanın reddetmesi üzerine gittikten beş dakika sonra tekrar katılanın yanına gelerek oturduğu, katılanın cinsel organına eliyle dokunarak ellemeye başladığı, daha sonra sanık … ve hakkında beraat kararı verilip kesinleşen …’ın da hemen yanlarına geldiği, … ve …’ın kendilerini polis olarak tanıtıp “biz polisiz konuşalım” dedikleri ve sanık …’nın, katılandan kimliğini istediği, cebinden cüzdanını çıkarıp kimliğini göstereceği sırada elinden cüzdanını aldığı, …’ın da formalite icabı sanık …’in kimliğini istediği, bu arada nereden geldiğini katılanın tespit edemediği polis telsizi seslerinin duyulduğu, sanık …’nın katılanın cüzdanını geri vermediği, daha sonra katılana, “cinsel ilişki teklifini kabul edip cinsel ilişkiye girmediğini nereden bilelim, yemin et, abdest al, namaz kıl, kurana el bas sana inanalım” gibi sözler söyleyip birlikte katılanı yakında bulunan camiye götürdükleri, katılanı abdest alıp camide namaz kılması için caminin içine gönderdikten sonra olay yerinden kaçıp kayboldukları, katılan camiden çıktığında sanıkların olmadığını, üçü birlikte plan yaparak kendisini kandırıp cüzdanını çalarak hırsızladıklarını anlayarak şikayetçi olduğu, katılanın beyanına göre cüzdanında 2.100,00 TL parasının olduğu, sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek yetkisi olmadıkları halde resmi sıfat takınarak cüzdan ile birlikte parayı çaldıkları iddiasıyla sanıklar hakkında nitelikli hırsızlık suçundan kamu davasının açıldığı anlaşılmıştır.
2. Mahkemece eylemin hırsızlık suçunu değil, dolandırıcılık suçunu oluşturduğu kanaatiyle sanıkların basit dolandırıcılık suçundan mahkûmiyetine hükmedilmiş; temyiz dışı sanık … hakkında beraat kararı verilmiştir.
3. Sanıklar, suçlamayı kabul etmemiştir.
4. Katılan, olayın iddianamede anlatıldığı şekilde gerçekleştiğini, sanıklara iftira atmasını gerektirir bir durumun olmadığını belirtmiştir.
5. Olayın ardından kollukça yaptırılan canlı teşhiste ve duruşmada katılan sanıkları teşhis etmiştir.
6. Teşhis tutanağı ve sanıklara ait adli sicil kayıtları dosya arasındadır.
IV. GEREKÇE
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanıkların diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1. Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Dolandırıcılık suçunda, failin hileli hareketleri sonucu sakatlanmış irade neticesinde kişiye ait malvarlığının mülkiyetinin devri, hırsızlık suçunda ise; menkul bir malın, sahibinin rızası dışında alınması, mal üzerinde mağdurun zilyetliğine son verilmesi, mağdurun suç konusu eşya üzerindeki zilyetlikten … tasarruf haklarını kullanmasının olanaksız hale gelmesi söz konusudur.
2. Sanık … ve kimliği tespit edilemeyen üçüncü kişinin, kendilerini polis olarak tanıtıp olayın gelişimine göre polis olduklarına dair katılanda intiba oluşturduktan sonra kimlik isteme bahanesiyle katılandan cüzdanını alıp daha sonra ortadan kayboldukları olayda; katılanın kimliğini göstereceği sırada cüzdanının rızası dışında alınması nedeniyle fikir ve eylem birliği içerisindeki sanıkların eylemlerinin 5237 Sayılı Kanun’un 142 nci maddesinin ikinci fıkrasının (f) bendinde düzenlenen yetkisi olmadığı halde resmi sıfat takınarak hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek basit dolandırıcılık suçundan mahkûmiyetlerine hükmedilmesi,
3. Katılan ve sanıkların son duruşmaya katıldıkları duruşma tutanağına geçirildiği halde, hükmün son paragrafında kararın katılan ve sanıkların yokluğunda verildiğinin belirtilmesi suretiyle çelişki yaratılması,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
4. Kabule göre ise; sanıklara yüklenen dolandırıcılık suçu nedeniyle, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri için gereği yapılarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun
değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Denizli 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.02.2015 tarihli ve 2014/269 Esas, 2015/35 Karar sayılı kararına yönelik sanıkların temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, temyiz edenlerin sıfatı gözetilerek sanıkların sonuç ceza miktarı itibarıyla kazanılmış haklarının, 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca DİKKATE ALINMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.02.2023 tarihinde karar verildi.