Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/14783 E. 2023/156 K. 17.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/14783
KARAR NO : 2023/156
KARAR TARİHİ : 17.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/268 E., 2015/51 K.
SUÇLAR : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, resmi belgede sahtecilik
SUÇ TARİHLERİ : 15.10.2012, 15.11.2012, 10.02.2013
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Katılan vekili, sanık müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Samsun 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.02.2015 tarihli ve 2014/268 Esas, 2015/51 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a) Katılan …’a yönelik eylemi nedeniyle hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 155 inci maddesinin ikinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci, 53 üncü ve 63 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 15 gün hapis ve 100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b) Katılanlar … ve …’a yönelik eylemleri nedeniyle resmi belgede sahtecilik suçundan, iki kere, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 63 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
c) Mağdur …’a yönelik eylemi nedeniyle resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 63 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Katılan … vekilinin temyiz isteği; sanığın eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna, cezanın üst sınırdan tayin edilmesi gerektiğine ilişkindir.
2. Sanık müdafiinin temyiz isteği; lehe olan hükümlerin uygulanması gerektiğine, …’a yönelik eylemde zincirleme suça ilişkin her türlü şüpheden uzak, somut delil bulunmadığına, zarar giderildiği halde giderilmediği gerekçesiyle erteleme ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının verilmediğine, re’sen gözetilecek nedenlere ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Mahkemece; sanığın, katılan …’ın yetkilisi olduğu İlk-El Kollektif Şirketinde 04.01.2010 tarihinden itibaren madeni yağ pazarlama ve satış sorumlusu olarak çalışmaya başladığı, bu kapsamda şirket adına mal satışları yaptığı, çalıştığı dönemde yaptığı satışlara istinaden, keşidecisi …, lehtarı Abdullah Bakar olan, 15.10.2012 düzenleme ve sırasıyla 25.03.2013, 25.04.2013, 25.05.2013 ödeme tarihli, 2.000’er TL bedelli üç adet senedi, keşidecisi Emir Otomotiv …, lehtarı Serkan Çavdar olan, 15.11.2012 düzenleme ve 21.05.2013 ödeme tarihli, 1.500 TL bedelli senedi, keşidecisi …, lehtarı Saim Çetin olan, 10.02.2013 düzenleme ve 30.06.2013 ödeme tarihli, 2.000 TL bedelli senedi müşterilerden alınmış senetler gibi farklı tarihlerde tanzim ederek şirkete verdiği, senetlerin gününde ödenmemesi ve senet borçluları olarak gözüken şahıslara çekilen protestolar üzerine suça konu senetlerin sahteliğinin anlaşıldığı, sanığın alınan savunmasında atılı suçu ikrar içeren anlatımlarda bulunduğu ve suça konu senetleri kendisinin farklı tarihlerde sahte olarak tanzim ederek şirkete verdiğini beyan ettiği, bu şekilde sanığın çalıştığı şirkete yönelik zincirleme şekilde hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, mağdur …’a yönelik zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik, katılanlar … ve …’a yönelik ayrı ayrı resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği kabul edilmiştir.
2. Sanığın, üzerine atılı suçlamayı ikrar ettiği belirlenmiştir.
3. Suça konu bono örnekleri, ödememe protestoları, sanığın işe giriş ve çıkış bildirgeleri, tanıklar S.A., Ş.A., S.A., H.G. ve A.G.nin beyanları, sanığın güncel adlî sicil kaydı dava dosyasında mevcut olup suça konu bono asıllarının adli emanete alındığı anlaşılmıştır.
4. Suça konu bonolar üzerinde Mahkemece gözlem yapılarak, belgelerin aldatma kabiliyetinin bulunduğu değerlendirilmiştir.

IV. GEREKÇE
A.Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma Suçu Yönünden
Sanığa isnat edilen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun sübut ve nitelendirilmesine ilişkin olarak, Mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir, ancak; 24.10.2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinin üçüncü fıkrasına “birlikte” ibaresinden sonra gelmek üzere “aynı mağdura karşı” ibaresi eklenmiş olup, anılan Kanun maddesinde yapılan değişiklikle uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması halinde uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağının düzenlendiği de dikkate alınarak, sanığın üzerine atılı resmi belgede sahtecilik suçunun mağdurunun kamu olduğu, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun ise katılan …’a karşı işlendiğinin kabul edildiği, dolayısıyla sanığa isnat edilen resmi belgede sahtecilik suçu ile hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun mağdurlarının farklı olduğu anlaşılmakla, sanığa yüklenen ve 5237 sayılı Kanun’un 155 inci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçu nedeniyle, 24.10.2019 tarih ve 30928 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26 ncı maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri yapılmasından sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiştir.
B.Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden
1. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.04.2014 tarihli ve 2013/11-397 Esas, 2014/202 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, 765 sayılı Kanun ile 5237 sayılı Kanun’un “Kamu güvenine karşı suçlar” bölümünde düzenlenen ve belgenin gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi ile kamu güveninin sarsıldığı kabul edilerek suç sayılıp yaptırıma bağlanan “resmi belgede sahtecilik ve özel belgede sahtecilik” suçlarının hukuki konusunun kamu güveni olduğu, suçun işlenmesi ile kamu güveninin sarsılması dışında, bir veya birden fazla kişinin de haksızlığa uğrayıp suçtan zarar görmesi halinde dahi suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamı, diğer bir ifadeyle kamu olduğuna dair kabulün etkilenmeyeceği, aynı suç işleme kararıyla ve aynı anda düzenlenen belgelerle ilgili olarak tek bir suçtan hüküm kurulması gerekeceği, buna karşın, aynı suç işleme kararıyla fakat değişik zamanlarda düzenlenen belgelerle ilgili olarak yine tek bir suçtan hüküm kurulup 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesindeki zincirleme suç hükümleri gereğince cezanın artırılması gerektiği, farklı suç işleme kastının bulunduğunun ispatı halinde ise her bir eylemin ayrı bir suç oluşturacağı dikkate alındığında, somut olayda, aynı suç işleme kararının icrası kapsamında hareket eden sanığın suça konu bonoları farklı tarihlerde düzenleyip çalıştığı iş yerine verdiğinin tüm dosya kapsamından anlaşılması karşısında, hakkında tek bir resmi belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulup cezasının 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümleri gereğince artırılması, birden çok sahte belgenin düzenlenmesi ile kullanılması olgusunun 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi uyarınca temel cezanın belirlenmesi sırasında dikkate alınabileceği gözetilmeden, biri zincirleme biçimde olmak üzere üç ayrı mahkûmiyet hükümleri kurulması,
2. Suç tarihlerinin gerekçeli karar başlığında “15.10.2012, 15.11.2012, 10.02.2013” tarihleri olarak gösterilmesi yerine “30.06.2013 ve öncesi” şeklinde gösterilmesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Samsun 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.02.2015 tarihli ve 2014/268 Esas, 2015/51 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

17.01.2023 tarihinde karar verildi.