YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/14845
KARAR NO : 2021/10593
KARAR TARİHİ : 23.11.2021
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Dolandırıcılık, kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılmak suretiyle dolandırıcılık, iftira
1) Sanık hakkında “dolandırıcılık” suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesinde;
Bozmaya uyularak yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı, tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanık müdafisinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün ONANMASINA,
2) Sanık hakkında “kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılmak suretiyle dolandırıcılık” suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesinde;
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafisinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
Uyulmasına karar verilen Yargıtay (Kapatılan) 23. Ceza Dairesinin 12.05.2016 tarih, 2015/7830 Esas ve 2016/6295 Karar sayılı bozma ilamına konu Mahkemenin 26.04.2012 tarihli hükmü ile sanık hakkında güveni kötüye kullanma suçundan 1 yıl hapis ve 2000 TL adli para cezasına hükmolunup bu mahkumiyet kararının sadece sanık müdafisi tarafından temyiz edildiği ve aleyhe temyiz istemi bulunmadığı halde bozma sonrası yapılan yargılamada kazanılmış hak ilkesine aykırı olarak 1 yıl 8 ay hapis ve 80 TL adli para cezasına hükmedilmesi suretiyle 1412 sayılı CMUK’nin 326/son maddesine muhalefet edilmesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafisinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, hüküm fıkrasına “5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkı gözetilerek sonuç ceza miktarı itibarıyla 1 yıl hapis ve 2000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3) Sanık hakkında “iftira” suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz incelemesinde;
Sanığın, katılan …’a yönelik eyleminden dolayı iftira suçundan mahkumiyetine karar verilmiş ise de, 24.06.2011 tarihli duruşmada sanığın ”…’ın kimlik bilgilerini kullandığım doğrudur, ancak bununla ilgili Eskişehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinde davam devam etmektedir.” şeklinde savunmada bulması karşısında, UYAP sistemi üzerinden yapılan sorgulamada, sanık hakkında Eskişehir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/44 Esas ve 2012/232 Karar sayılı dosyasında yargılama yapılıp hüküm kurulduğu ve temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay 9. Ceza Dairesince ” Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçundan sanık hakkında dosya içinde bir kısım evraklarının sureti bulunan Eskişehir 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/86 Esas sayılı dava dosyasının bulunduğunun anlaşılması karşısında, her iki davanın da aynı olaya ilişkin olarak mükerrer açılıp açılmadığının tespiti bakımından anılan dosya getirtilip incelendikten sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile hüküm kurulması, kanuna aykırı” olduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verildiği anlaşılmakla, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi, mükerrer yargılama yapılmaması açısından; sanık hakkında yukarıda belirtilen dava dosyası ve aynı eylemleri nedeniyle açılmış başka davalar bulunup bulunmadığı araştırılıp varsa bu dosyalar da duruşmaya getirtilip incelenmesinin ardından, gerek görülmesi halinde davaların birleştirilerek toplanan delillerin sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanık müdafisinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 23.11.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.