YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/14967
KARAR NO : 2023/5497
KARAR TARİHİ : 22.06.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ :Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 3.Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.05.2012 tarihli ve 2012/74 Esas ve 2012/427 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, beraat kararı verilmiştir.
2…. 3.Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.05.2012 tarihli ve 2012/74 Esas ve 2012/427 Karar sayılı kararının katılan tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesi’nin 04.05.2015 tarihli ve 2013/32919 Esas, 2016/4361 Karar sayılı kararı ile eylemin, 5237 sayılı TCK’nın 158/1-d maddesinde düzenlenen “kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılık” suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri takdir ve değerlendirmenin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesi’ne ait olduğu gözetilerek, görevsizlik kararı verilmesi yerine, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
3…. 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.12.2018 tarihli ve 2017/477 Esas ve 2018/872 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 … maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları,53 ve 58 … maddeleri uyarınca 3 yıl hapis ve 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık müdafinin temyiz isteği; yeterli, kesin, somut delil bulunmadığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, kararın bozulmasına ilişkindir.
2.Sanığın temyiz isteği; duruşmaya SEGBİS ile katılmak istemediğine, fiziki olarak katılmak istediği halde savunma … kısıtlanarak SEGBİS ile duruşma yapıldığına, yaşanan kopukluk ve ses yankıları nedeniyle söylenen şeyleri anlamadığına, tanık Ş.G.’nin …’ı görmesi ve bizzat kaydını yapması gerektiği halde görmeden kayıt yaparak kendisinden kaynaklanan bir kusur nedeniyle kusurlu işlem yaptığının anlaşıldığına, tanığın aynı zamanda telefonda … ile konuştuğunu söylediğine, dosyada kimlik ya da kimlik fotokopisinin olmadığına, kararın bozulmasına ilişkindir.
III. GEREKÇE
Sanığın katılanın kimlik bilgilerini kullanılarak Dore isimli işyerine sipariş verip ödeme yapmamak suretiyle üzerine atılı suçu işlediğinin iddia olunduğu somut olayda, sanık hakkında kurulan hükümde katılanın nüfus cüzdanının bizzat kullanıldığına dair dosya kapsamında bir tespit bulunmadığı gibi bu hususun tam olarak açıklığa kavuşturulmadığı anlaşıldığından, sanığa atılı eylemin 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinde düzenlenen basit dolandırıcılık suçunu oluşturduğu ve dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği, ilk uzlaştırma teklifinin yapıldığı tarihten uzlaşmanın sağlanamadığına ilişkin raporunun uzlaştırma bürosuna verildiği tarihe kadar Ceza Muhakemesi Uzlaştırma Yönetmeliğinin 34 üncü maddesi uyarınca dava zamanaşımının durduğu belirlenerek yapılan incelemede; sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre, aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşım süresinin öngörüldüğü, gerekçeli karar başlığında 06.07.2011 olarak yanlış yazılan suç tarihinin “11.03.2011” olduğu ve suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar bu sürenin gerçekleşmiş olduğu anlaşılmıştır.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.12.2018 tarihli ve 2017/477 Esas ve 2018/872 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
22.06.2023 tarihinde karar verildi.