Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/14989 E. 2023/1663 K. 16.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/14989
KARAR NO : 2023/1663
KARAR TARİHİ : 16.03.2023

B O Z M A Ü Z E R İ N E

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/633 E., 2018/692 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 15.11.2017 tarihli ve 2017/22146 Esas, 2017/23445 Karar sayılı bozma kararı üzerine yapılan yargılamada, İstanbul Anadolu 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.11.2018 tarihli ve 2017/633 Esas, 2018/692 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
1. Katılan …’e yönelik dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 1 yıl hapis ve 100,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,
2. Katılan …’a yönelik dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52, 53 ve 58. maddeleri uyarınca 1 yıl hapis ve 100,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına,
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; kendisine katılanların zararlarını giderme imkanı tanınmadan hüküm kurulduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık hakkında, katılanları iş vaadiyle dolandırdığı iddiasıyla kamu davası açılmıştır.
2. Katılanların her ikisi de duruşmada teşhis ettikleri sanığın, kendisini Kemal Karabay olarak tanıttığını, İstanbul Deniz Otobüsleri San. ve Tic. A.Ş.de (İDO) çalıştığını ve adı geçen şirkette kendilerini işe aldırabileceğini söylediğini; katılan … elden 210,00 TL verdiği sanığın bildirmiş olduğu hesap numarasına da 330,00 TL yatırdığını, katılan … sanığa elden 300,00 TL verdiğini beyan etmişlerdir.
3. Sanık özetle, katılanları tanımadığını ve dolandırmadığını beyan etmiştir.
4. Dosya kapsamına göre, katılanların zararlarının giderildiğine ilişkin herhangi bir bilgi veya belgenin bulunmadığı anlaşılmıştır.
5. Sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 Kanun’un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı anlaşılmıştır.
6. Mahkemece, kendisini Kemal Karabay olarak tanıtıp katılanları iş vaadiyle dolandırdığı kabul edilen sanık hakkında mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
1. Duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip yüklenen suçun sübutu yönünden vicdani kanıya ulaşan Mahkemenin kabulünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Tekerrüre esas alınan Çarşamba Ağır Ceza Mahkemesinin 07.04.2010 tarihli ve 2010/61 Esas, 2010/105 Karar sayılı ilamına konu 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen dolandırıcılık suçunun 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesine göre uzlaştırma kapsamına alındığı anlaşılmakla, uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılarak, anılan ilama konu hüküm yönünden uzlaştırma işleminin olumlu sonuçlanmış olması durumunda, adli sicil kaydındaki diğer ilamlar esas alınarak tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.11.2018 tarihli ve 2017/633 Esas, 2018/692 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

16.03.2023 tarihinde karar verildi.