Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/15256 E. 2021/9220 K. 26.10.2021 T.
Yayınlanma Tarihi: 05.02.2024 11:41
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15256
KARAR NO : 2021/9220
KARAR TARİHİ : 26.10.2021
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
Sanıkların üzerine atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede;
Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmalarda ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanıklar tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezaların kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanık ... müdafisi ve sanık ...'ın temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükümlerin ONANMASINA, 26.10.2021 tarihinde oy çokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
Uyulmasına karar verilen Yargıtay 15. Ceza Dairesi önceki kararında, satmayı taahhüt ettikleri kamyonun plakası hakkında en başından itibaren çelişkili beyanlarda bulunmaları en son sundukları yazılı belgede de kamyonun plakası olarak belirtilen ... plakasının bir otomobile tescilli olduğunun anlaşılması ve dolayısıyla sanıkların en başından itibaren dolandırıcılık kastı ile hareket ederek gerçekte olmayan hayali bir kamyonu satarak haksız menfaat temin etmiş olmaları karşısında, sanıklar hakkında ... basit dolandırıcılık suçundan mahkumiyeti...” şeklindeki gerekçeyle beraat eden sanığın mahkumiyeti gerektiğini belirtmiş ise de, bu kabul ile verilen mahkumiyet hükmü dosya içindeki deliller ve olayın başlangıcı ve gelişimi ile örtüşmemektedir. Şöyle ki;
Şikayetçi ..., ... ilinde nakliye ve ticaret ile uğraşan birisi olup, meslek faaliyeti içinde kullanmak üzere ... ilinde bulunan sanık ...’ı telefon ile arayıp kendisini bir kamyon bulmasını istemiştir. Sanıkda suça konu ... plaka sayılı kamyonu üzerinde haciz kaydı bulunduğunu belirterek noterden devir olmaksızın satabileceğini belirtmesi üzerine müştek kendi beyanlarından da anlaşılacağı üzere bu şekilde satın alabileceğini söyleyerek, satım konusunda anlaşmışlardır. Müştekinin satış bedelini göndermesi üzerine, sanıkda ... plaka sayılı kamyonu, sürücü ... isimli kişinin ... plaka sayılı kamyonuna yükleyerek nakletmek üzere sevk etmiş ancak, bu vaziyette ...’da yol trafik kontrolü sırasında jandarma görevlilerince yakalanarak suça konu kamyon yediemin parkına çekilmiştir. Daha sonraki süreçte söz konusu kamyon, sanık müdafisinin dosyaya bildirdiği ... 3. İcra Müdürlüğünün 2010/258 sayılı talimat dosyası üzerinden satılmıştır. Cebri icra ile kamyonun satışı sonrasında yine dosyada mevcut ... İlçe Emniyet müdürlüğünün 29.03.2012 tarhli yazısına göre ... sayılı plakanın bir otomobile tahsis edilmesi, söz konusu olaylardan yaklaşık 3 ay kadar sonrı 28.12.2010 tarihinde gerçekleşmiştir.
Tüm bu deliller birlikte değerlendirildiğinde, üzerinde borç nedeniyle kısıtlama bulunan kamyonu rayiç fiyatın çok altında bir paraya alıp satmak üzere taraflar anlaşmışlardır. Müşteki, kamyonun üzerindeki haczi bilmektedir. Mesleği ve yaptığı işi gereği araç alım-satım konusunda gereken bilgiye sahiptir. Üstelik aracı kayden ve fiilen teslim almak üzere ...’dan ... iline ne kendisi gitmiş ne de bir temsilci göndermiştir. Şikayetçi banka aracılığı ile sanığın eşinin hesabına satış bedelini göndermiştir. Buna karşılık sanıkta anlaşmaya varılan ve gerçekte de varolan kamyonu, ... isimli taşımacının kamyonuna yükleyerek ... iline göndermek üzere yüklemiş, ancak yolda trafik görevlilerince yapılan kontrolde yakalanarak cebri icra yoluyla satılmış, satış sonrası kamyon yeni bir plaka sayısına kaydedilmiş, kamyonun satışı sonrası geriye kalan ... sayılı plaka ise ileriki bir tarihte otomobile tahsis edilmiştir. Daire kararında belirtildiği gibi hayali bir kamyon satışı yoktur. Hacizli kamyonun, alıcı olan şikayetçiye fiilen tesliminden önce cebri icra yolu ile satılması nedeniyle şikayetçi ödemiş olduğu bedeli alamamıştır. Dosyada mevcut delillere göre bu şekilde gerçekleştiği anlaşılan olayda, sanıkların en başından beri dolandırma kastı ile hareket ettiğinden bahsetmek mümkün değildir. Sanıklar ile şikayetçi arasındaki ihtilaf hukuki mahiyette alacak-borç ilişkinden ibaret olup sanıkların beraatine karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulması kanaatinde olduğundan sayın çoğunluğun görüşüne katılmamaktayım. 26.10.2021