Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/15530 E. 2021/7867 K. 05.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15530
KARAR NO : 2021/7867
KARAR TARİHİ : 05.10.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık

Sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede;
Bozmaya uyularak yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışılarak değerlendirildiği, fiilin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, suç vasıfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı, incelenen dosyaya göre kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafisinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden, hükmün ONANMASINA, 05.10.2021 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
Karşı Oy:
Sanığın, daha önceden tanıdığı… aracılığıyla katılanla tanıştığı, katılana yanında bulunan torbadan çıkardığı iki adet altını numune olarak vererek “Bu altınlardan çok olduğunu ve satmak istediğini” söylediği, katılanın da altınları kuyumcuya götürerek gösterdiğinde tanesini 355-365 TL arasında olduğunu öğrenmesi üzerine, sanıkla yapmış olduğu pazarlık sonucu katılanın sanıktan 100 tane altın aldığı, geri kalan 500-600 tane altını ise sanığın “Daha sonra getireceğini” söyleyip katılandan 10.000 TL para aldığı, katılanın almış olduğu altınları gösterdiğinde herhangi bir maddi değerinin olmadığını öğrendiği, sanığın bu suretle üzerine atılı dolandırıcılık suçunu işlediği iddia olunan olayda;
Sanığın, değişmeyen savunmasında “Suç tarihinden 2 gün önce babasının vefat ettiğini, vefatından iki gün önce …’a geldim. Bu nedenle suç tarihinde suçun işlendiği yer olan … de bulunmam mümkün olmadığını” beyan ettiği tanık …’ın ise 09.05.2010 tarihli ifadesinde” sanık ile sanığa ait 0542 426 92 89 nolu telefon numarası ile görüştüğünü beyan etmesi karşısında, gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti açısından, tanık …’ın ifadesinde geçen sanığa ait olduğunu bildirdiği hattın suç tarihindeki HTS kayıtları BTK’dan temin edilerek arayan ve aranan kayıtlardaki en çok görüşülen kişiler tespit edilerek gerçek kullanıcının kim olduğunun belirlenmesi, ayrıca tanık …’ın ifadesinde geçen sanığa ait olduğunu bildirdiği telefona ilişkin baz istasyonu kayıtlarının (HTS) ve sinyal bilgileri ile sanığın suç tarihinde kullanmış olduğu telefon numarası tespit edildikten sonra suç tarihi itibarıyla baz istasyonu kayıtlarının (HTS) ve sinyal bilgilerinin istenilerek, baz istasyonu bilgileri karşılaştırıldıktan sonra gerektiğinde bu kısımda bilirkişiden bir rapor da alındıktan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde sanığın mahkumiyetine hükmedilmesi, nedeniyle mahkemenin kararının onanmasına dair sayın çoğunluğun görüşüne katılmamaktayım.