Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/15557 E. 2023/650 K. 14.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15557
KARAR NO : 2023/650
KARAR TARİHİ : 14.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/314 E., 2018/595 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun’un) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Adana 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.04.2014 tarihli ve 2012/744 Esas, 2014/288 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 20.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Adana 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.04.2014 tarihli ve 2012/744 Esas, 2014/288 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan)15. Ceza Dairesinin 20.11.2017 tarihli ve 2017/22071 Esas, 2017/23807 Karar sayılı kararı ile katılanın telefonunu arayan şahsın kendisini başkomiser olarak tanıtıp, katılanı aldatarak haksız menfaat sağladığı iddia edildiğinden eylemin, hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 14. üncü maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 158.inci maddesinin birinci fıkrasına eklenen (L) bendi kapsamında öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdiri ve değerlendirme yetki ve görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerektiği zorunluluğu nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. Adana 14. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.12.2017 tarihli ve 2017/978 Esas, 2017/1126 Karar sayılı kararı ile bozmaya uyularak görevsizlik kararı verilmiştir.
4. Adana 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.12.2018 tarihli ve 2018/314 Esas, 2018/595 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 6763 Sayılı Yasa ile değişiklikten önceki hüküm ve sonuçları itibariyle lehine olan 5237 sayılı Kanun’un 157 nci, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 20.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyizi, atılı suçu işlemediğine,….ve Abdurrezak Aslan isimli kişiler yüzünden mağdur olduğuna, vesaire ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay günü katılanı cep telefonundan arayan ve kendisini başkomiser olarak tanıtan şahsın “sizin banka kartlarınızın bilgilerine ulaşıldı, hakkınızda tutuklama kararı var, sizi Başsavcıya bağlıyorum” dediği, telefona başka bir şahsın “bizim dediklerimizi yaparsan tutuklamanı kaldırırız” dediği, sürekli konuşarak, telefonunu açık tutmasını istedikleri, geri planda telsiz ve konuşma sesleri ile katılanı kandırmak suretiyle İş Bankası bankamatiğine yönlendirdikleri, katılanın, kendisine verilen şifreler ve diğer bilgiler ile toplamda 25.000 TL para yatırdığı, daha sonra dolandırıldığını anlayarak şikayetçi olduğu, yapılan araştırmada paranın sanık tarafından çekildiği anlaşıldığından sanık hakkında dolandırıcılık suçundan kamu davası açılmıştır.
2. Sanık, katılanı tanımadığını, daha önceden ticaretle uğraştığını,… ile … isimli kişilere inşaat malzemesi ve pamuk satmasından dolayı 46.000 TL kadar alacağı olduğunu, ilk beyanında olay günü İsmail’in alacaklısı olduğunu söyleyen birisinin arayıp kendi borcuna mahsuben hesabına para yatacağını, diğer beyanında ise Abuzer ve İsmail’in arayıp kendine olan borçlarını yatıracağını söylediğinden gidip parayı çektiğini, olaylar nedeniyle asıl mağdurun kendisi olduğunu söyleyerek aşamalarda çelişkili beyanlarda bulunmuş, atılı suçlamayı kabul etmemiştir.
3. Katılan, olay nedeniyle zararının giderilmediğini beyanla şikayetçi olmuştur.
4. Olay günü kullanılan cep telefonunun Emrah Etyemez isimli kişiye ait olduğu, alınan bilirkişi raporuna göre telefon aboneliği sözleşmesindeki imzanın sanığa ait olmadığı, 01.07.2013 tarihli tutanağa göre, bu hattın başka operasyon ve tahkikatlarda ele geçen hatlardan olmadığından fiili kullanıcısının tespit edilemediği anlaşılmıştır.
5. Olay günü paranın çekilme anına dair CD’nin dosya içerisinde olduğu ve para çekme işlemlerine dair bilirkişi raporunun alındığı anlaşılmıştır.
6. Sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun, suç tarihinden sonra 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 14 üncü maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 158. inci maddesinin birinci fıkrasına eklenen (L) bendi açısından değerlendirme yapıldığında, suç tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı Kanun’un157 nci maddesinin birinci fıkrasının sanığın lehine olduğu ve atılı suçun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 ve 254. üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği, katılanın uzlaşmayı kabul etmemesi nedeniyle uzlaşmanın sağlanamadığı görülmüştür.
7. Mahkemece, sanığın kartını ve hesap bilgilerini menfaat karşılığı kullandırma kastıyla tespit edilemeyen ve bu tarz suçlarda genelde kendilerine ulaşılmasını engelleyici davranışlar sergileyen başkaca meçhul şüpheliler ile ve onların eylemlerine iştirak iradesi ile hareket ederek katılanın dolandırılmasına doğrudan dahil olduğu kabul edilerek sübut bulan suçtan mahkumiyetine dair temyiz incelemesine konu hüküm kurulmuştur.

IV. GEREKÇE
1. Adana 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.12.2018 tarihli ve 2018/314 Esas, 2018/595 Karar sayılı kararında, sanığın aşamalardaki çelişkili beyanları, İsmail ve Abdürrezak isimli kişiler hakkında kimlik ve adres bilgisi verememesi, bu kişilerden 46.000 TL alacağı olduğuna dair bilgi ve belge sunamaması, parayı çektiğini kabul etmesi nedenleriyle, sanığın atılı suçu işlediğine yönelik mahkeme kabulünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
3. Sanık hakkında tayin edilen 1000 gün adli para cezasına ilişkin 5237 sayılı Kanun’un 52. nci maddesinin ikinci fıkrası gereği bir gün karşılığı takdir edilen 20 TL hesabı ile hükmolunan 20.000 TL adlipara cezasının, hüküm fıkrasında “….günlüğü takdiren 20.000 TL hesabı ile paraya çevrilerek 20 TL ” şeklinde yazılması mahallinde düzeltilmesi mümkün maddi hata olarak değerlendirilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.12.2018 tarihli ve 2018/314 Esas, 2018/595 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

14.02.2023 tarihinde karar verildi.