Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/15622 E. 2023/11040 K. 27.12.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/15622
KARAR NO : 2023/11040
KARAR TARİHİ : 27.12.2023

B O Z M A Ü Z E R İ N E
MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/990 E., 2018/959 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

… 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.11.2018 tarihli ve 2017/990 Esas, 2018/959 Karar sayılı kararının katılan … tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
Katılan …’in yokluğunda verilip 14.12.2018 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 25.01.2019 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmıştır.
Sanık …’in ve sanık … müdafiinin temyizi yönünden;
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.03.2015 tarihli ve 2012/316 Esas, 2015/176 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 51 inci maddesi uyarınca 5 kez 10 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine, sanık … hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca 5 kez 10 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. … 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.03.2015 tarihli ve 2012/316 Esas, 2015/176 Karar sayılı kararının sanık … ve katılan … tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Ceza Dairesinin 16.11.2017 tarihli ve 2017/21857 Esas, 2017/23518 Karar sayılı kararı ile uzlaştırma işlemlerinin uygulanması gerekliliği nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. … 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.11.2018 tarihli ve 2017/990 Esas, 2018/959 Karar sayılı kararı ile sanık … hakkında katılan …’ye karşı işlediği dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 51 inci maddesi uyarınca 10 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine, sanık … hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca 5 kez 10 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık … temyizinde özetle; verilen kararın mağduriyetine yol açtığının dosyanın incelenmesinden anlaşılacağı
Sanık … müdafii temyizinde özetle; sanık …’ın atılı suçu işlemediği, iddianamedeki eylemler ile sanık …’ın ilgisi bulunmadığı, katılanların dayanaksız ifadeleri haricinde hiçbir suçlama ve iddia bulunmadığı, ayrıca katılanların ifadelerinde genel olarak sanık …’ın kendilerini dolandırdığını söylediği, sanık …’ın katılanlar ile hiçbir ilişkisi olmadığı, katılan …’nin hazırlık ifadesindeki olayların hiçbir yerinde sanık …’ın yer almadığı, ama katılan …’nin, sonradan, savcılık ve mahkemede sanık … ile birlikte hareket eden sanık …’dan şikâyetçi olduğunu söylediği, ancak sanık … aleyhine hiçbir delil sunulamadığı, iddiaların dayanaksız olduğu, katılan …’nin, sanık …’ın sanık …’la birlikte hareket ettiğini ileri sürse de ne şekilde hareket ettiğine, nasıl bir dolandırıcılık eylemini gerçekleştirdiğine dair hiçbir bilgi veya belge sunamadığı, suçun maddi veya manevi unsurunun hiçbirinin gerçekleşmediği, katılanların sırf sanık …’la müvekkili bir kaç sefer beraber görmüş olmaları nedeni ile birlikte hareket ettikleri sonucuna ulaşarak şikâyetçi olmalarının tamamen dayanaksız olduğu, katılanların beyanları ve dosya kapsamına göre ilk kararda verilen mahkûmiyetlerin tamamen usul ve yasaya aykırı olduğu, şüpheden sanığın yararlanacağı, suçun şüpheden uzak kesin delille ispatı gerektiği, dosyadaki belgelerde sanık … aleyhine bir delil bulunmadığı gerekçeleri ve resen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulmasını istemiştir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Saygınlar isimli Emlak Bürosu açan sanıkların çevrelerine kendilerini değişik isimle tanıttıkları, başından beri dolandırıcılık kastı ile hareket eden sanıkların katılanlardan ev satma, evini kiralama gibi vaadlerle paralar, ziynet eşyası gibi mallarını alarak dolandırıcılık suçu işledikleri iddia ve kabul edilmiştir.
2. Sanıklar özetle, suçlamaları reddetmiştir.
3. Katılanlar özetle iddia gibi beyanda bulunmuştur.
4. Dosya kapsamından uzlaştırmanın gerçekleşmediği anlaşılmıştır.
5. Mahkemenin ilk kararının sadece katılan … ve sanık … tarafından temyiz edilmesi nedeni ile sanık … hakkında sadece katılan …’ye yönelik eylemi hakkında hüküm kurulduğu, her iki sanık hakkındaki yukarıdaki şekilde mahkûmiyet kararları verildiği görülmüştür.

IV. GEREKÇE
A. Katılan …’in Temyizinin İncelenmesinde;
Ön inceleme bölümünde birinci paragrafta izah edilen sebeplerle katılan …’nin temyizinin süresinde olmadığı anlaşıldığından temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.

B. Sanık … Müdafii İle Sanık …’in Temyizlerinin İncelenmesinde
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık … müdafiinin ve sanık …’ın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
A. Katılan …’in Temyizi Yönünden
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle … 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 13.11.2018 tarihli ve 2017/990 Esas, 2018/959 Karar sayılı kararına yönelik katılanın temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanık … Müdafii İle Sanık …’in Temyizlerinin İncelenmesinde
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle … 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.11.2018 tarihli ve 2017/990 Esas, 2018/959 Karar sayılı kararında sanık … müdafii ve sanık … tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık … müdafiinin ve sanık …’ın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

27.12.2023 tarihinde karar verildi.