YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/16352
KARAR NO : 2023/4549
KARAR TARİHİ : 30.05.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 291 … maddesinin birinci fıkrasının Bölge Adliye Mahkemelerince verilen kararlara ilişkin temyiz süresini düzenlediği, daha önce Yargıtay incelemesinden geçen dosyalara ilişkin temyiz süresinin 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesinin birinci fıkrasına göre 1 hafta olduğu, ancak hükümde temyiz süresinin tebliğden itibaren 15 gün olduğu belirtilmek suretiyle sanığın yanıltıldığı anlaşıldığından 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.05.2012 tarihli ve 2011/982 Esas, 2012/548 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci, 51 … ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 kez 1 yıl hapis ve 1.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezalarının ertelenmesine, bir yıl denetim süresi belirlenmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. . … 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.05.2012 tarihli ve 2011/982 Esas, 2012/548 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan)15. Ceza Dairesinin 05.07.2017 tarihli ve 2017/14639 Esas, 2017/17440 Karar sayılı kararı ile eylemin, 5237 sayılı Kanun’un 158 … maddesinin birinci fıkrasının (L) bendinde öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdirinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması” nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
3. İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.10.2018 tarihli ve 2018/69 Esas, 2018/557 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci, 51 … ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 kez 1 yıl hapis ve 1.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezalarının ertelenmesine, bir yıl denetim süresi belirlenmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyizi; dolandırıcılık kastının olmadığına, lehe hükümlerin uygulanmadığına, resmi kira kontratı ile evi kiraladığına, bu nedenle hakkında verilen mahkûmiyet hükümlerinin bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, 15.04.2011 tarihinde …’tan kiraladığı evi, kiralık ilanı vererek şikâyetçilere kiralayacakmış gibi onlardan para aldığı, ancak sonra onları oyalayarak paralarını da iade etmeyerek üzerine atılı dolandırıcılık suçlarını işlediği iddiası ile hakkında kamu davası açılmıştır.
2. Mağdur …, otobüs durağına asılı bulunan “eşyalı kiralık” yazısını görünce sanıkla görüştüğünü, onunla evi kiralama konusunda anlaştığını, 600,00 TL parayı peşin olarak verdiğini, 10 gün kadar evde oturduktan sonra sanığın kendisini arayarak eve icra geldiğini, evden çıkmasını istediğini, kendisinin de evde kalan şahsi eşyalarını alarak evi boşalttığını, sanıkların parasını vermesini istediğini ancak vermediğini, kendisini oyaladığını, evin …’a ait olduğunu bilmediğini beyan etmiştir.
3. Şikâyetçi …, ilanı gördüğünü, sanığı aradığını ve onunla buluştuklarını, sanığın kendisini subay olarak tanıttığını, evin bir odasını kiralama konusunda anlaştıklarını ve 150,00 TL verdiğini, ancak sonra sanığa ulaşamadığını, yaptığı araştırma ile evin sanığa ait olmadığını anladığını beyan etmiştir.
4. Katılan …, ilanı görünce sanığı aradığını, sanığın kendisini emekli güvenlik görevlisi olarak tanıttığını, evi 3 aylık kiraladığını, 1.800,00 TL parayı peşin olarak verdiğini, ancak eşyaların belirlenmesi ve sözleşmenin yapılması için iki gün sonra tekrar buluşmak üzere ayrıldıklarını, kendisinin bir daha sanığa ulaşamadığını beyan etmiştir.
5. …, evini sanığa kiraya verdiğini, sanığın havaalanında güvenlik işleri yaptığını söylediğini, bir aylık kira aldığını ancak daha sonra kirasını alamadığını, tahliye işlemleri ile uğraşırken sanığın evini başka kişilere kiralamaya çalışarak onları dolandırdığını öğrendiğini beyan etmiştir.
6. Sanık savunmasında suçlamaları kabul etmemiş, evi kiraladığını, evin masraflarını karşılamak için ev arkadaşı aradığını, …’nun kapora verip sonra vazgeçtiğini, …’ın 300,00 TL verdiğini ancak daha sonra anlaştıkları kalan parayı kendisine vermediğini, …’ın ise 300,00 TL depozito vereceğim demesine karşın vermemesi nedeniyle evden çıkardığını, dolandırıcılık kastının olmadığını, suçları işlemediğini beyan etmiştir.
7. Sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 158 … maddesinin birinci fıkrasının (L) bendinde temas ettiği ancak suç tarihi itibarıyla bu maddenin yürürlükte olmadığı ve sanığın fiilinin aynı Kanun’un 157 … maddesinin birinci fıkrasındaki suça uyduğu, bu suçun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenmiştir.
7. Mahkemece sanık savunmaları, katılan ve şikâyetçi beyanları, tanık ifadeleri ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek sanığın atılı suçları işlediği kabul edilerek hakkında temyize konu mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
1. Mahkemece dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesinden sonra, ilk uzlaştırma teklifinin yapıldığı tarihten uzlaşmanın sağlanamadığına ilişkin raporun uzlaştırma bürosuna verildiği tarihe kadar 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesinin yirmi birinci fıkrası ve Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliğinin 34 üncü maddesi uyarınca zamanaşımı süresinin durduğu belirlenmiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
3. Sanık hakkında kurulan hükümlerde, Yargıtay tarafından giderilmesi mümkün görülen; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.06.2007 tarihli ve 2007/10-108 Esas, 2007/152 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, yasa koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamakta ise de, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle adli para cezası tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılmak suretiyle tespit edilerek fazla ceza tayini dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (3) numaralı bentte açıklanan nedenle İstanbul Anadolu 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.10.2018 tarihli ve 2018/69 Esas, 2018/557 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 … maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasında yer alan “50 gün” ve “1.000,00 TL” ibarelerinin çıkarılarak yerlerine sırasıyla “5 gün” ve “100,00 TL” ibarelerinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.05.2023 tarihinde karar verildi.