Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/16502 E. 2022/20355 K. 13.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/16502
KARAR NO : 2022/20355
KARAR TARİHİ : 13.12.2022

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik

Sanığın, suça konu 25.03.2009 keşide tarihli ve 7.367,50 TL bedelli çek ile 15.04.2009 keşide tarihli ve 7.367,50 bedelli 2 adet çeki aralarındaki ticari ilişki nedeniyle katılanın yetkilisi olduğu şirkete kargo yoluyla gönderdiği, çeklerin karşılıksız çıkması üzerine ise çeklerin kaybolduğunu ve keşideci imzasının kendisine ait olmadığını beyan etmek suretiyle üzerine atılı suçları işlediğinin iddia ve kabul olunduğu kamu davasında;
1)Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Suça konu çeklerin katılan tarafından 25.03.2009 ve 15.04.2009 tarihlerinde bankaya ibraz edilmesi karşısında, suç tarihinin en aleyhe kabulle “15.04.2009” olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanığa yüklenen “Resmi belgede sahtecilik” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanık müdafisinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca DÜŞMESİNE,
2)Nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde;
Katılan … ve tanık …’in, sanığın suça konu çekleri borcuna karşılık kargo yoluyla gönderdiği yönündeki beyanları, katılan …’nın yetkilisi olduğu … Redüktör San. ve Tic. A.Ş’nin düzenlediği 07.01.2009 tarihli fatura ve sevk irsaliyelerinin … Süt Ürün. Tar. Hay. Gıda İnş. Emlak Tur. İth. İhr. Ltd. Şti adına kesildiği hususu ve sanığın söz konusu … Süt Ürünleri isimli şirketle herhangi bir ilgisinin bulunmadığı yönündeki savunması karşısında, maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti bakımından; ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.03.1998 tarihli ve 6/8-69 sayılı kararında açıklandığı üzere, önceden doğan borç için sonradan yapılan hileli hareketlerin dolandırıcılık suçuna vücut vermeyeceği hususu da dikkate alınarak, katılanın ayrıntılı beyanının alınması, ödemenin çek ile yapılacağı hususunda taraflar arasında bir anlaşma bulunup bulunmadığının sorulması ile malın tesliminden önce veya teslimi sırasında ödemenin çek ile yapılacağı hususunda bir anlaşma bulunması halinde çeki malın tesliminden sonra verilmiş olsa bile önceden doğan borçtan söz edilemeyeceği hususunun gözetilmesi, katılan tarafından gönderilen ticarete konu sera malzemelerinin kim tarafından teslim alındığının belirlenmesi, bu kapsamda 07.01.2009 tarihli sevk irsaliyesinde teslim alan bölümünde ismi geçen …’nın açık kimlik ve adres bilgilerinin tespit edilmesi halinde tanık sıfatıyla dinlenmesi, … Süt Ürünleri isimli şirketin ticaret sicili kayıtlarının getirtilmesi, söz konusu şirketin ortaklarının 5271 sayılı CMK’nin 48. maddesi uyarınca çekinme hakları da hatırlatıldıktan sonra tanık sıfatıyla ifadelerinin alınması, sanığın bu şirketin resmi veya gayri resmi ortağı veya yetkili temsilcisi olup olmadığının belirlenmesi, gerekli görülmesi halinde şirket ortaklarının da yazı ve imza örneklerinin temin edilerek suça konu çeklerde yer alan keşideci imzasının bu kişilerin el ürünü olup olmadığı konusunda bilirkişi raporu alınması, sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile mahkumiyet hükmü kurulması,
Yasaya aykırı, sanık müdafisinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 13.12.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.