Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/17171 E. 2023/355 K. 26.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/17171
KARAR NO : 2023/355
KARAR TARİHİ : 26.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
… 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 23.02.2015 tarihli ve 2014/166 Esas, 2015/60 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
1. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62, 53 ve 51 inci maddeleri uyarınca 1 yıl 8 … hapis cezasının ertelenmesine, hak yoksunluklarına,
2. Banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 … hapis ve 19.000,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyizi mahkûmiyet hükümlerinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Suça konu çekin katılan şirket çalışanı … tarafından bankaya ibrazı üzerine tamamen sahte olarak düzenlendiği tespit edilerek başlatılan soruşturma neticesinde, sanık … …’un temyiz dışı sanık … ile iştirak iradesi içerisinde (keşidecisi …, keşide tarihi 07.07.2013 olan, 11.400,00 TL tutarındaki) suça konu çeki sahte olarak düzenleyip aldıkları ürün karşılığında katılan şirkete vermek suretiyle resmi belgede sahtecilik ve banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçlarını işledikleri iddiasıyla kamu davası açılmıştır.
2. Suça konu çekte keşideci olarak görünen … soruşturma aşamasında alınan ifadesinde, söz konusu çekin sahte olduğunu ve çeki kendisinin düzenlemediğini beyan etmiş; 10.02.2014 tarihli bilirkişi raporuna göre, çekteki imza ve yazıların …’in eli ürünü olmadığı tespit edilmiştir.
3. Sanık … savunmasında, açık kimlik ve adres bilgilerini bilmediği Hilmi isimli kişiden aldığı suça konu çeki önceden … borcuna mahsuben sanık …’ya verdiğini beyan etmiştir.
4. Sanık … savunmasında, suça konu çeki yapmış olduğu … karşılığında sanıktan aldığını ve mobilya malzemesi satın aldığı katılan şirkete verdiğini beyan etmiştir.
5. Katılan şirket çalışanı … kovuşturma aşamasında, sanık …’nın katılan şirketten mobilya malzemesi alıp karşılığında suça konu çeki verdiğini; soruşturma aşamasında, suça konu çeki Mart ayının sonlarına doğru …’dan aldıklarını beyan etmiş, … ile yapılan alışverişe ilişkin faturaların fotokopilerini ibraz etmiştir. Dosyada bulunan söz konusu faturaların fotokopilerinin incelenmesinde, faturaların 2013 yılının Ocak, Şubat ve Mart aylarında düzenlendikleri, en son tarihli faturanın ….03.2013 tarihinde düzenlendiği anlaşılmıştır.
6. Mahkemece, sanık …’nın yüklenen suçları işlediğine veya bu suçlara iştirak ettiğine dair mahkûmiyetine yeterli delil bulunmadığı kabul edilerek her iki suçtan beraatine; sanık …’un suça konu çeki diğer sanık …’a verdiği, sanık …’ın da katılan şirkete verdiği çekin bankaya ibrazı üzerine sahte olduğunun anlaşıldığı ve sanık …’ün savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu kabul edilerek her iki suçtan ayrı ayrı mahkumiyetine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Sanık … Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Dosya kapsamına göre, suça konu çekin tamamen sahte olarak düzenlenmiş olması, keşideci imzasının …’in eli ürünü olmadığının tespit edilmesi, sanığın suça konu çeki açık kimlik ve adres bilgilerini açıklayamadığı Hilmi isimli birinden aldığını savunmasına rağmen çekin verilmesine neden olan hukuki/ticari ilişkiye dair herhangi bir delil ibraz etmemesi karşısında; sanığın yüklenen suçu işlediği anlaşılmış, sanık müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görülmemiş, sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasına ilişkin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda … sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
B. Sanık Hakkında Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.03.1998 tarihli ve 6/8-69 sayılı kararında da açıklandığı üzere, önceden doğmuş bir borç için hileli davranışlarda bulunulması halinde, zarar veya borç kandırıcı nitelikte davranışlar sonucu doğmayacağından dolandırıcılık suçunun unsurları itibarıyla oluşmayacağı da dikkate alınarak, diğer sanık … ve katılan şirket çalışanı …’nin beyanlarına başvurulup suça konu çekin önceden … borç karşılığında mı yoksa hukuki/ticari ilişki sırasında mı kendilerine verildiği hususunun kesin olarak tespit edilmesi, toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun belirlenmesi, sanığın hileli hareketinin kime karşı ne şekilde icra edildiğinin açık olarak gerekçeye yansıtılması gerekirken, eksik araştırma ve yetersiz gerekçeyle hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
2. 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir.

V. KARAR
A. Sanık … Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde A. bendinde açıklanan nedenle … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.02.2015 tarihli ve 2014/166 Esas, 2015/60 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanık Hakkında Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde B. bendinde açıklanan nedenle … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.02.2015 tarihli ve 2014/166 Esas, 2015/60 Karar kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

26.01.2023 tarihinde karar verildi.