YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/17192
KARAR NO : 2023/337
KARAR TARİHİ : 25.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.02.2015 tarihli ve 2013/217 Esas, 2015/38 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında 5237 sayılı … Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı 1 yıl 8 … hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına ; 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı 2 yıl 6 … hapis cezası ve 80.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 09.08.2019 tarihli ve 2015/111213 numaralı bozma görüşü Tebliğnamesi ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık …’nın temyizi atılı suçları işlediğine dair yeterli delilin bulunmadığına ilişkindir.
B. Sanık …’ın temyizi, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. … Perde Rayları San ve Tic. A.Ş.’nin … … Şubesi nezdinde bulunan hesabı üzerinden alınan 0438135 seri numaralı çekin bir kopyasının … Tahmil Tahliye isimli … yerinin temsilcisi olan sanık …’nın eline geçtiği ve sanık …’nın bu çeki 15.01.2013 keşide tarihli 45.500 TL bedelli olarak düzenleyip ilk ciranta sıfatıyla imzalayarak aynı … yerinin çalışanı olan diğer sanık …’a verdiği, …’nın da bu çeki müşteki …’a kırdırarak çek karşılığını aldığı, daha sonra bu çekin … tarafından ticari ilişki çerçevesinde katılan …’ya verildiği, … tarafından çekin T. … Bankası …. … şubesine teminat olarak verildiği, çekin tahsil günü geldiğinde suça konu çekin gerçek çekin taklit edilmesiyle oluşturulan ikiz çek olduğu anlaşılmıştır.
2. Sanık …, soruşturma aşamasında suça konu çeki daha önce hiç görmediğini, çek üzerindeki … Tahmil – Tahliye … üzerindeki imzanın kendisine ait olmadığını beyan etmesine rağmen yargılama aşamasında çeki yanında çalışan sanık …’nın, kendisinin alacaklı olduğu …’dan aldığını, çekin arka yüzündeki … Tahmil – Tahliye … üzerindeki imzanın kendisine ait olduğu savunmuş; sanık …, soruşturma aşamasında suça konu çeki diğer sanık …’nin cirolayarak kendisine verdiğini, kendisinin de çeki cirolayıp çeki kırdırmak amacıyla katılan …’a verdiğini, sanık …’nin suça konu çeki kimden ve nasıl temin ettiğini bilmediğini beyan etmesine rağmen, yargılama aşamasında suça konu çeki …’dan aldığını savunmuştur.
3. Sanık …’nın, …’a ait olduğunu iddia ettiği GSM hattının … … adına kayıtlı olduğu ve telefon numarasının kapalı olduğu tespit edilmiştir.
4. Mahkemece, suça konu çek aslı duruşmaya getirtilmiş, yapılan gözlemde çekin zorunlu unsurlarını taşıdığı, aldatma kabiliyetini haiz olduğu tespit edilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden ;
1. 5271 sayılı CMK’nın 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri yasal ve yeterli gerekçe ile değerlendiren Mahkemenin takdir ve kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden, tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiş, 5237 sayılı TCK’nın 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görülmüştür.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda … sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıkların yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B. Nitelikli Dolandırıcılık Suçu Yönünden ;
1. 5271 sayılı CMK’nın 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri yasal ve yeterli gerekçe ile değerlendiren Mahkemenin takdir ve kabulünde bir isabetsizlik görülmediğinden, tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiş, Dairemizce de benimsenen, Yargıtay Ceza Genel kurulunun 23.01.2018 tarihli ve 2017/463 Esas, 2018/20 Karar sayılı, 23.01.2018 tarihli ve 2015/962 Esas, 2018/16 Karar sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere; hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde uygulanacak olan 5275 sayılı Kanun’un 106/3 üncü maddesinde, 28…..2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 6545 sayılı Kanun’un 81 inci maddesiyle yapılan değişikliğin ve 5237 sayılı TCK’nin 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görülmüştür.
2. Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanıkların diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
5237 sayılı TCK’nın 158 inci maddesinin 1. fıkrasının (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari ve bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı Kanun’un 52. maddesi uyarınca, 20-100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerektiği gözetilmeksizin hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanıklara fazla ceza tayini, hukuka aykırı olup bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
V. KARAR
A. Sanıklar Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.02.2015 tarihli ve 2013/217 Esas, 2015/38 Karar sayılı kararında sanıklar tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıkların temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
D. Sanıklar Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.02.2015 tarihli ve 2013/217 Esas, 2015/38 Karar sayılı kararına yönelik sanıkların temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin,1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının adli para cezası ile ilgili kısımlarından “4800 gün”, “4000 gün”,”80.000 TL ” ibarelerinin çıkartılarak yerine sırasıyla “4550 gün”, “3791 gün”, “75.820 TL” ibarelerinin eklenmesi suretiyle, hükümlerin Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
25.01.2023 tarihinde karar verildi.