YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/17273
KARAR NO : 2023/4945
KARAR TARİHİ : 07.06.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ :Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karar, 5271 sayılı Kanun’un 231 … maddesinin on ikinci fıkrası uyarınca itiraza tabi olduğundan ve mahallinde değerlendirildiğinden inceleme dışı bırakılmıştır.
Sanık hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 … maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 … maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Temyizin kapsamına göre;
İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.12.2014 tarihli ve 2012/556 Esas, 2014/528 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı … Ceza Kanun’un (5237 sayılı Kanun) 158 … maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve (son) cümlesi 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 47.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği;suçun sübutuna,delillerin takdirinde hataya düşüldüğüne ve savunma hakkının kısıtlandığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, ev tekstili ticareti yapan katılan …’dan satın aldığı ev tekstili ürünleri karşılığında suça konu Denizbank Kuşadası Şubesine ait, keşidecisi … olan, 13.600 ve 15.000 TL bedelli iki adet sahte çeki katılanın işyerinde çalışan tanık E.K’a kendisini A. … Kayalar olarak tanıtarak verdiği, 13.600 TL bedelli çekin borca karşılık verilip yetkili hamil tarafından tahsil için bankaya ibrazında her iki çekin tamamen sahte oldukları anlaşılmıştır.
2. Sanık aşamalarda alınan savunmalarında, üzerine atılı suçlamaları kabul etmeyerek, suç tarihinde Muğla ilinde olduğunu, borcu bulunduğundan tanık Ö. U.un kendisine iftira attığını beyan etmiştir.
3. Katılan … aşamalarda alınan beyanında özetle, ev tekstili işi ile uğraştığını, suç tarihinde kendisini A…. Kayalar olarak tanıtan şahsa 28.604 TL değerinde mal sattığını, karşılığında ise pazarlama elemanı olan tanık E.K’nin 2 adet müşteri çekini cirolu ve hazır halde aldığını, alınan çeklerden birini borcuna karşılık cirolayıp verdiğinde sahte olduğunun ortaya çıktığını beyan etmiştir.
4. Tanık E. K. alınan anlatımında; suç tarihinde katılan …’ın yanında yetkili satış temsilcisi olarak çalıştığını, Bodrum’da dükkanı olduğunu ve orada bunları satmak istediğini söyleyen sanığın 28.600 TL tutarında tekstil ürünü aldığını, ürünleri araca yüklediği esnada davaya konu 2 adet çeki yokluğunda ciro edilmiş vaziyette kendisine verdiğini beyan etmiş, yapılan fotoğraf teşhiş işleminde de sanığı teşhis ettiği tespit edilmiştir.
5. Suça konu 13.600 TL bedelli çek ile ilgili olarak Bursa Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünden alınan 27.10.2011 tarihli ekspertiz raporu ile grafoloji ve sahtecilik uzmanından alınan 07.11.2012 tarihli bilirkişi raporunun dosya arasında mevcut olduğu tespit edilmiştir.
6. Sanık hakkında alınan bilirkişi raporu, savunması ve tüm dosya kapsamından atılı suçu işlediği kabul edilerek temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
1. 5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
2. İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.12.2014 tarihli ve 2012/556 Esas, 2014/528 Karar sayılı kararında, her ne kadar sanık üzerine atılı suçlamayı kabul etmeyerek, suç tarihinde başka bir ilde olduğu yönünde savunmada bulunmuş ise de; sanığın katılandan almış olduğu malları Bodrum’da tanık Ö. U’ya satmak istediği sırada Jandarma tarafından yakalanmış olması, tanık E. K. tarafından kesin olarak teşhiş edilmiş olması karşısında, sanık savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu, sanığın tamamen sahte olarak düzenlediği veya düzenlettiği çeki tedavüle sokarak katılan …’dan haksız menfaat temin ettiğinin anlaşılması nedeniyle, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.12.2014 tarihli ve 2012/556 Esas, 2014/528 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.06.2023 tarihinde karar verildi.