Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/17313 E. 2022/18413 K. 02.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/17313
KARAR NO : 2022/18413
KARAR TARİHİ : 02.11.2022

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik

Sanığın katılana ait 27.10.2011 keşide tarihli 80.000 TL, 21.10.2011 keşide tarihli 75.000 TL, 20.09.2011 keşide tarihli 75.000 TL, 18.08.2011 keşide tarihli 70.000 TL, 16.09.2011 keşide tarihli 97.000 TL, 27.09.2011 keşide tarihli 50.000 TL bedelli çekleri bir şekilde ele geçirdiği ve sahte bir şekilde doldurarak piyasaya sürdüğü iddia olunan somut olayda;
1)Belgelerde sahtecilik suçlarında aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının takdiri mahkemeye ait olduğundan, suça konu çek asılları duruşmaya getirtilip incelenmek suretiyle, özellikleri duruşma tutanağına geçirilerek, yasal unsurları taşıyıp taşımadığı ve aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığı yöntemince incelenip tartışılarak, belge asıllarının denetime olanak verecek biçimde dosya içerisinde bulundurulması,
2)Sanığın atılı suçlamayı kabul etmeyerek katılanın teyzesinin oğlu olduğunu ve suça konu çekleri katılanın bilgi ve rızası ile kullandığını, zaman zaman çek ihtiyaçları olduğunda birbirlerine hatır çekleri verdiklerini, çekleri bizzat kendisi veya muhasebecisi … Beyin imzaladığını, bu hususta … ve …’un da tanık olarak dinlenilmesini, muhatap bankalardan bu durumun araştırılması yönündeki savunması karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkarılması açısından; sanık tarafından keşideci şirket adına başka çekler keşide edilmiş ve ödenmiş çekler bulunup bulunmadığı ile çalındığı iddia edilen çek defterine ait olup daha öncesinde ödenen çeklerin bulunup bulunmadığı hususunun araştırılması, daha önce katılan tarafından ödenen çekler ve suça konu çeklerdeki imzalar ile ilgili olarak bilirkişi raporu alınması, bu kapsamda ciro ettiği çekler sebebiyle borca ve imzaya itiraz içeren icra takip dosyaları ve hukuk davalarının bulunup bulunmadığı, benzer iddiaları havi ceza davalarının olup olmadığının tespit edilmesi, taraflar arasındaki ticari ilişkiyi bilen tanıkların dinlenmesi, çeklerin ödenmesi için para transferlerinin varlığını belirten banka şubelerinden ilgili hususunun araştırılması, ayrıca her ne kadar iddianamede belirtilmemiş olsa da suça konu çeklerin kimlere karşı kullanılarak haksız menfaat edildiği tespit edildikten sonra ilgili kişiler duruşmaya çağrılarak çekleri ne amaçla kimden aldıklarının sorulmasından sonra, sanığın suç işleme kastıyla hareket edip etmediğinin hüküm yerinde tartışılarak, sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, tüm deliller toplanmadan eksik inceleme ile mahkumiyet hükümleri kurulması yasaya aykırı,
Kabule göre de; 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140-2015/85 sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş sanık müdafisinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 02.11.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.