YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/17468
KARAR NO : 2023/351
KARAR TARİHİ : 26.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/65 E., 2015/22 K.
SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşları, vb.tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafiileri
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Adana 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.02.2015 tarihli ve 2014/65 Esas, 2015/22 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında kamu kurum ve kuruluşları, vb.tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası ile 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl hapis cezası ve 30.000,00 adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; resmi belgede sahtecilik suçundan aynı Kanun’un 209 uncu maddesinin ikinci fıkrası delaleti ile 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunlukları uygulanmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanık … müdafinin temyiz isteği, resmi belgede sahtecilik suçunun unsurlarının oluşmadığı, suça konu belgenin özel belge olduğu, katılanın borca batık olduğu diğer sanık …’dan aldığı borçla bir kısım borcunu kapattığı, bu hususta araştırma yapılmadığı, bilirkişi raporunun hüküm vermeye yeterli ve elverişli olmadığı, bilirkişi raporunun senedin fotokopisi üzerinden düzenlendiği, lehe hükümlerin uygulanmadığı, katılanın soyut beyanları ve delil niteliği bulunmayan senet fotokopisi ve bilirkişi raporuna göre kurulan hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
2.Sanık … müdafinin temyiz isteği, bilirkişi raporunun hüküm vermeye yeterli ve elverişli olmadığı, bilirkişi raporunun senedin fotokopisi üzerinden düzenlendiği, katılanın borçlarından kurtulmaya çalıştığı, katılanın soyut beyanları ve delil niteliği bulunmayan senet fotokopisi ve bilirkişi raporuna göre kurulan hükmün eksik inceleme ile usul ve yasaya aykırı olduğu ve anık lehine bozulmasına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılanın sanık …’a ait Eskar isimli büfede yaklaşık 7 yıl çalıştığı ve işe ilk girişinde boş şekilde altını imzalayıp suça konu senedi güvence olarak sanığa verdiği, sanık …’nin 27.01.2011 tarihinde gerekçe göstermeksizin katılanı işten çıkardığı, katılanın bunun üzerine açtığı davada, Adana 5. İş Mahkemesi 2011/285 Esas sayılı dosyasında yapılan yargılaması sonucu davanın kısmen kabulüne karar verildiği, kararın temyizi üzerine Yargıtay 7. Hukuk Dairesince düzeltilerek onandığı, katılanın alacağını tahsile çalışacağını düşünen sanık …’nin işe girişte katılandan aldığı ve yalnızca borçlu ve imza kısımları doldurulmuş olan senedi doldurarak diğer sanık …’a verdiği, …’ın da katılan hakkında 36.000,00 TL’lik senet bedeli üzerinden icra takibi başlattığı anlaşılmaktadır.
2. 09.02.2014 tarihli bilirkişi raporuna göre, suça konu borçlusu …, alacaklısı … olan 01.08.2010 tanzim ve 01.06.2011 ödeme tarihli 36.000,00 TL değerli senet aslı üzerindeki “…” içerikli isim yazısı ve … adına atılı bulunan imzaların mevcut mukayese yazı ve imzalara atfen …’in elinden çıktığı, senetteki diğer yazıların mevcut mukayese yazılarına atfen … ve Ali ESKİOCAK’ın ellerinden çıktığının beyanına imkan verir nitelikte aralarında uygun ve yeterli kaligrafik bulgular tespit edilemediği yönünde görüş bildirdiği anlaşılmıştır.
3. 15.11.2014 tarihli bilirkişi raporuna göre, inceleme konusu borçlusu …, alacaklısı … olan 01.08.2010 tanzim ve 01.06.2011 ödeme tarihli 36.000,00 TL değerli senet aslı ile borçlusu …, alacaklısı … olan tanzim tarihi bulunmayan 30.01.2011 ödeme tarihli 20.000,00 TL değerli senet fotokopisi arasında yapılan karşılaştırmada; her iki senetteki “…” ibareli yazılar ve bu yazıların sağ tarafında atılı bulunan iki adet imzanın, senetteki konum, kompozisyon ve iz düşümleri yönünden birbirlerine tam olarak intibak ettikleri ve çakıştıklarının tespit edildiği, tespit edilen bulgular doğrultusunda söz konusu senet aslının ilk olarak, senede “…” ibaresinin yazılarak ve sağ kısmına iki adet imza atılarak tanzim edildiği ve bu şekilde fotokopisinin çekilerek kopyasının alındığı, daha sonra senet aslının alacaklı bölümüne … ve diğer bilgiler yazılarak mevcut senet aslının oluşturulduğu, fotokopi kopyanın da alacaklı bölümüne … ve diğer bilgiler yazılarak ve tekrar fotokopisi çekilerek mevcut senet fotokopisinin oluşturulduğu yönünde yazılı görüş bildirdiği anlaşılmıştır.
4.Mahkemesince, sanık … diğer sanığa bu senedi devretmediğini, sanık … da müştekiden alacaklı olduğunu, para lazım olduğunu söyleyerek istemesi üzerine müştekiye verdiği 36.000,00 TL’ye karşılık senedin müşteki tarafından düzenlenmiş şekilde kendisine verildiğini savunmuşlar ise de, gerek müşteki ile sanık … arasındaki alışverişe ilişkin kanıt sunulmaması, hangi tarihte paranın teslim edildiğine ilişkin delil gösterilmemesi, sanıklar ve müdafiileri ısrarla suç tarihi itibariyle ve halen müştekinin borca batık durumda olduğunu, alacaklılardan mal kaçırdığını bildirmelerine rağmen suç tarihi itibari ile bu durumda olan bir kişiye 36.000,00 TL borç verilmesinin makul görülmemesi, gerekse duruşmada dinlenen tanık Emir’in beyanında geçtiği şekilde suça konu senedin fotokopisinin başka bir miktar doldurulmuş şekilde müştekiye verilip, alınan bilirkişi raporuna göre de fotokopi belge üzerindeki müştekinin adı ve imzasının suça konu 36.000,00 TL bedelli senetle uyum göstermesi hususları birlikte göz önüne alındığında sanıkların dosya kapsamı ile uyumlu olmayan ve özellikle Şenol’un hayatın olağan akışına uygun olmayan savunmasına itibar edilemeyeceği, sanıkların yukarıda anlatılan kabulümüzde olduğu gibi müştekinin sanık … aleyhine kazandığı dava nedeni ile takibe geçeceğini düşünen Ali’nin Şenol ile birlikte fikir ve eylem birlikteliği içinde hareket ederek müştekinin sanık …’ye verdiği boş senedi doldurarak Şenol tarafından icra takibine konulduğu, bu şekilde sanıkların açığa imzanın kötüye kullanılması sureti ile resmi belgede sahtecilik ve kamu kurumunu aracı kılarak dolandırıcılık suçlarını işlemiş oldukları anlaşıldığından cezalandırılmaları gerektiği gerekçesiyle sanıkların mahkumiyetine hükmedilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Müdafilerinin Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanıklar hakkında suçun işleniş biçimi, kastın yoğunluğu, faillerin amacı gerekçeleriyle teşdit uygulandığı, yine suçtan sonraki duruşmadaki davranış ve beyanlarına ilişkin kayıtlar, cezanın olası etkisi göz önüne alınarak takdiri nedenlerle cezalarında indirim yapılmasına yer olmadığına karar verildiği, sanıkların savunması, katılan ve tanık beyanları ile fotokopi belge üzerindeki müştekinin adı ve imzasının suça konu 36.000,00 TL bedelli senetle uyum gösterdiği yönündeki bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı itibariyle verilen mahkumiyet hükümlerinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Diğer Temyiz Sebepleri Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suçların vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.02.2015 tarihli ve 2014/65 Esas, 2015/22 Karar Sayılı kararında sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar müdafilerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
26.01.2023 tarihinde karar verildi.