Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/17473 E. 2023/840 K. 21.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/17473
KARAR NO : 2023/840
KARAR TARİHİ : 21.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/426 E., 2015/77 K.
SUÇLAR : Özel belgede sahtecilik, basit dolandırıcılık (değişen suç vasfına göre)
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık müdafii, Cumhuriyet savcısı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.03.2015 tarihli ve 2014/426 Esas, 2015/77 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 207 nci maddesinin birinci fıkrası, aynı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı 157 nci maddesinin birinci fıkrası, aynı Kanun’un 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 7 ay 25 gün hapis, 750 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özet olarak; sanığa 5271 sayılı Kanun’un 226 ncı maddesi uyarınca ek savunma hakkı verilmeden özel belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçuna teşebbüs suçlarından hüküm kurulması ve sorgusunda suça konu çek gösterilmemiş, bilirkişi raporu ve diğer belgeler okunmamış olması nedeniyle sanığın savunma hakkının kısıtlandığı görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin temyiz isteği, sanığın atılı suçları işlemediği, asıl suçlunun … olduğu, Mahkemenin eksik inceleme ile hüküm kurduğuna ilişkindir.
B. Cumhuriyet Savcısının temyiz isteği, sanığın çeki sahte olarak düzenleyerek piyasaya sürdüğünün sabit olduğu bu nedenle çek bedeli olan 13.000 TL menfaat temin ettiği, çekte keşide yerinin Samandıra’nın, Sancaktepe İlçesine bağlı bir mahalle olduğu, dolayısıyla idari bir birim olduğu halde Mahkemece idari birim kavramının dar yorumlanıp il veya ilçe ile sınırlı tutularak suça konu çekin çek vasfında olmayıp özel belge niteliğinde olduğu, bu nedenle de eylemlerin özel belgede sahtecilik ve basit dolandırıcılık olarak kabul edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Türkiye İş Bankası Samandıra Şubesinin suçtan zarar gören …’e ait Anıl Beton… Ltd. Şti. adına verilen ve suç tarihinden önce çalındığı belirtilen çekin, son hamil Remazan Örnek tarafından bankaya ibraz edildiğinde çalıntı olduğunun anlaşılması üzerine başlatılan soruşturmada, ciro silsilesine göre çekin sanık … tarafından piyasaya sürüldüğü tespit edilerek sanık hakkında resmi belgede sahtecilik ve bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç kılınması suretiyle dolandırıcılık suçlarından kamu davaları açılmıştır.

2. İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 11.01.2012 tarihli ekspertiz raporunda; çekin orijinal olduğu, adli grafoloji uzmanı bilirkişiden alınan 10.03.2014 tarihli raporda; çekteki keşideci şirket adına atılı imza ile arka yüzündeki birinci ciranta Özgür Kasab yazısı ve bu kişi adına atılı bulunan imzanın sanığın eli ürünü olduğu, çekte ikinci ciranta olan … adına atılı bulunan imzanın …’nin eli ürünü olduğu belirtilmiştir.
3. Suça konu çek üzerinde Mahkemece yapılan incelemede; çekin normal olup üzerinde silinti veya tahrifat bulunmadığı, keşide yeri olarak yazılan Samandıra’nın ilçe olmayıp Sancaktepe’ye bağlı semt olduğu ve bu nedenle suça konu çekin özel belge olduğu kabul edilmiştir.
4. Sanık savunmasında; …’yi tanıdığını, bu kişinin önceleri kendi yanında çalıştığını sonra iş yeri açtığını, iddianamede bahsedildiği gibi bu kişinin kendisine asansör malzemesi alması için para vermediğini, suça konu çeki daha önce görmediğini, ancak …’nin kendisine iki adet çek getirerek yazdırdığını, suça konu çekin bu çek olup olmadığını bilmediğini, eğer kendisi tarafından yazılmış ise bu sebepten dolayı yardım etmek amacıyla yazdığını, çekin çalıntı olup olmadığını bilmediğini beyan etmiştir. Sanık Cumhuriyet Başsavcılığında verdiği beyanında ise; suça konu çeki …’ye kendisinin vermediğini, …’ye asansör malzemesi verdiğini, onun da kendisine nakit para verdiğini, malzemeleri teslim ettiğini, buna ilişkin fatura düzenlediğini, ancak cezaevinde olduğu için temin edemeyeceğini, kısa bir süre sonra tahliye olacağını ve faturayı ibraz edeceğini söylemiştir. Sanık tarafından bahsettiği faturanın dosyaya ibraz edilmediği görülmüştür.
5. …’nin Cumhuriyet Başsavcılığında şüpheli sıfatıyla verdiği ifade de; 2011 yılının sekizinci ayında …’a kendisine asansör malzemesi vermesi için 25.000 TL para verdiğini ancak sanığın malzemeleri veremeyeceğini söyleyerek para karşılığında kendisine suça konu çeki ve iki adet çeki verdiğini daha sonra suça konu çeki Ceolift Asansör isimli firmanın sahibi olan Ali Zonturoğlu’na aldığı malzemeler karşılığında verdiğini, çekte birinci ciranta olarak görünen Özgür Kasab’ı daha önceden ticari ilişkisi olması nedeniyle tanıdığını, çeki aldıktan sonra Özgür Kasab’a gösterdiğinde çeki kendisinin ciro etmediğini söylediğini beyan etmiştir.
6. … tarafından, çekte birinci ciranta olarak görünen Özgür Kasab isimli şahsa ait olduğu söylenen telefon numarasından ve yapılan emniyet araştırmasından ulaşılamamış ve beyanı alınamamıştır.
7. Çekte ciroları bulunan Ali Zonturoğlu, Remazan Örnek, Tacim Nağaş ve … hakkında İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından ek kovuşturmaya yer olmadığına kararı verilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Tebliğname Yönünden
Adli Grafoloji uzmanının 10.03.2014 tarihli raporunun soruşturma evresinde alındığı, rapor içeriğine göre suça konu çekteki keşideci imzası ile birinci ciranta Özgür Kasab adına atılı bulunan imzanın sanığın eli ürünü olduğuna ilişkin tespitin iddianamede belirtilmiş olduğu ve sanığın 23.01.2015 tarihli sorgusunda iddianamenin sanığa okunduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendiren mahkemenin takdir ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki savunma hakkının kısıtlandığına ilişkin bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.

B. Sanık Müdafiinin ve Cumhuriyet Savcısının Özel Belgede Sahtecilik Suçuna İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, temyize konu kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.

C. Sanık Müdafiinin ve Cumhuriyet Savcısının Dolandırıcılık Suçuna İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden
1. Sanığın suça konu çalıntı çeki ele geçirerek üzerini doldurup keşideci kısmını da imzalayarak … isimli şahsa verdiği iddiasıyla açılan kamu davasında, …’nin soruşturma evresindeki beyanında, sanığa asansör malzemesi vermesi için 25.000 TL para verdiğini, ancak sanığın bir süre sonra durumu olmadığı için malzeme veremeyeceğini söyleyerek para karşılığında suça konu çeki verdiğini beyan etmesi karşısında, suçun unsurlarının oluşup oluşmadığının belirlenebilmesi bakımından, … isimli kişinin duruşmaya çağrılarak, suça konu çekin hangi hukuki ilişkiye dayanarak verildiği, önceden doğan borç/borçlara karşı mı, yoksa elde edilen yarar/yararlar karşılığında mı verildiğinin sorulması ve Mahkemece suçun yasal unsurların oluşup oluşmadığının tartışılmasından sonra, Dairemizce de benimsenen, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11.07.2014 tarihli, 2014/15-110 Esas 2014/359 Karar sayılı kararında da vurgulandığı üzere; keşide yeri bulunmayan tamamen sahte olarak düzenlenen çekin alışverişte kullanılması halinde de bankanın maddi bir varlığı suçta araç olarak kullanılmış olacağından, sübutu hâlinde sanığa yüklenen dolandırıcılık fiilinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde öngörülen “bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılık” suçunu oluşturduğu gözetilmeden eksik inceleme ile basit dolandırıcılık suçundan mahkumiyet hükmü kurulması nedeniyle temyize konu karar hukuka aykırı bulunmuştur.
2. Sanığın, … tarafından malzeme alması için kendisine verilen para karşılığında, malzeme vermeyerek aldığı paraya karşılık …’ye suça konu sahte çeki vererek haksız menfaati elde ettiği ve dolandırıcılık suçunun tamamlandığı gözetilmeden sanık hakkında teşebbüs hükümlerinin uygulanması suretiyle eksik cezaya hükmedilmesi nedeniyle temyize konu karar hukuka aykırı bulunmuştur.

IV. KARAR
A. Sanık Hakkında Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) ve (B) bendinde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.03.2015 tarihli ve 2014/426 Esas, 2015/77 Karar sayılı kararında cumhuriyet savcısı ve sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden Cumhuriyet Savcısı ve sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanık Hakkında Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenlerle, İstanbul Anadolu 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.03.2015 tarihli ve 2014/426 Esas, 2015/77 Karar sayılı kararlarına yönelik sanık müdafii ve cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

21.02.2023 tarihinde karar verildi.