Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/17496 E. 2023/426 K. 07.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/17496
KARAR NO : 2023/426
KARAR TARİHİ : 07.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/52 E., 2015/18 K.
KATILANLAR : Ziraat Bankası A.Ş, Münir Izgar
SUÇLAR :Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.02.2015 Tarihli ve 2013/52 Esas, 2015/18 Karar Sayılı kararı ile sanık hakkında;
1. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendi ve son fıkrası ile 62 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 15.820,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyizi, sanığın dolandırıcılık kastının bulunmadığına, bankaya karşı hileli bir eylemi olmadığına, bankanın suçtan dolayı zararının bulunmadığına, diğer müşteki Münir Izgar’ın zararının da yargılama aşamasında giderildiğine, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, gerekçeli kararın yetersiz olduğuna ve re’sen gözetilecek nedenlerle kararın bozulması talebine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Suç tarihinde sanık …’ın, borçlusu müşteki …, alacaklısı Vitamin Organik Tarım … olan, 06.07.2011 düzenleme tarihli, 9.500,00 TL bedelli suça konu senedi, T.C Ziraat Bankası Muğla Şubesi’nden alacağı 100.000,00 TL bedelli ticari krediyi sağlamak amacıyla bankaya teminat olarak verdiği, senet bedelinin ödenmemesi üzerine banka tarafından senet borçlusu katılan … ve sanık … hakkında icra takibi yapıldığı, katılan … hakkında icra takibi sırasında haciz yoluna gidildiği anlaşılmıştır.
2. Katılan …’ın Muğla C.Başsavcılığına müracaat ederek bahse konu senet üzerindeki imza ve yazıların kendisine ait olmadığını belirtmesi üzerine suça konu senet üzerinde yaptırılan incelemeye ilişkin Aydın Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliğinin 07.01.2013 tarihli Uzmanlık Raporunda, inceleme konusu senet üzerinde bulunan yazıların … eli ürünü olduğu, … adına atfen atılı bulunan imzaların … eli ürünü olmadığı, farklı bir şahıs tarafından uydurma suretiyle atılmış olduğu, … adına atfen atılı bulunan söz konusu imzaların … eli ürünü olmasının kuvvetle muhtemel olduğu ve söz konusu senedin mevcut haliyle aldatıcılık niteliğinin bulunduğu belirtilmiştir.
3. Katılan T.C Ziraat Bankası A.Ş. Muğla Şubesinin 01.02.2013 tarihli yazısına göre, takip hesabı toplam borç kapama bakiyesinin 58.650,00 TL olduğu, bankanın uğradığı zararın sanık … tarafından karşılanmadığı, sanık …’ın kullanmış olduğu kredinin, çek/senet karşılığı kullandırılmak üzere açılan bir kredi olduğu ve kullanılacak kredi miktarına uygun marjlı tutarda çek/senedin bankaya teminat olarak verilmesi gerektiğinin belirtildiği görülmüştür.
4. Sanığın aşamalardaki savunmalarında, katılan …’dan suça konu çeki hangi hukuki ilişkiye dayanarak ve ne şekilde aldığına yönelik bir birinden farklı beyanlarının bulunduğu, yargılama aşamasında alınan 05.12.2014 tarihli savunmasında ise, katılan … Izgar’ın kendisine borcunun olmadığını, suça konu senedi kredi alabilmek için katılanın bilgisi dahilinde onun adına yazıp imzaladığını belirtmiştir. Katılan … aşamalarda, sanığa borcunun olmadığını, senet vermediğini ve senetten bilgisinin bulunmadığını beyan etmiştir.
5. Katılan banka vekilinin son celse banka zararının ödenmediğini, kısmi ödemeler nedeniyle sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına muvafakatlerinin olmadığını beyan ettiği, sanık tarafından katılan bankanın zararının giderildiğine ilişkin soruşturma ve kovuşturma aşamasında herhangi bir belge sunulmadığı anlaşılmıştır.
6. Kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla yapılacak takipe ilişkin ödeme emri, Aydın Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliğinin düzenlemiş olduğu 07.01.2013 tarihli Uzmanlık Raporu, genel ticari kredi sözleşmesi onaylı suretleri dosya arasında bulunmaktadır.
7.Mahkemece, suça konu senedin unsurları itibariyle tam olduğu ve aldatma niteliğinin bulunduğu değerlendirilerek, sanığın sahte olarak düzenlediği resmi belge niteliğindeki senedi banka veya kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken krediyi sağlamak amacıyla katılan bankaya vermesi şeklinde sübutu kabul edilen eylemleri nedeniyle, nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından temyize konu mahkumiyet hükümleri kurulmuştur. Sanık hakkında katılan bankanın zararının giderilmemesi nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmadığı belirtilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. 5237 sayılı TCK’nın 53 üncü maddesinin uygulanmasında Anayasa Mahkemesinin 08.05.2016 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.

2.Sanık müdafiinin temyiz isteği yönünden; sanık müdafii tarafından sanığın …’ın zararını gidermek adına 31.10.2013 tarihinde … dosyasına mahsuben 10.000,00 TL ödeme yaptığına ilişkin dekontun sunularak etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması talep edilmiş ise de, 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçunun mağdurunun katılan banka olduğu gözetilerek, katılan T.C Ziraat Bankası A.Ş’ vekilinin son celse zararın giderilmediği ve kısmi ödemeye muvafakatinin bulunmadığı yönündeki beyanı ve hükümden sonra sunduğu takip dosyasının tahsilat sebebiyle kapandığına ilişkin beyanlarını içerir 19.03.2015 tarihli dilekçesi karşısında, katılan banka zararının hükümden önce giderilmemiş olması nedeniyle etkin pişmanlık koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık görülmemiştir.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 17.02.2015 tarihli ve 2013/52 Esas, 2015/18 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

07.02.2023 tarihinde karar verildi.