YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/17498
KARAR NO : 2023/979
KARAR TARİHİ : 27.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/394 E., 2015/93 K.
SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçuna teşebbüs, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun’un (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Karşıyaka 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.03.2015 tarihli ve 2014/394 Esas, 2015/93 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında,
1. Kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılığa teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62, 52 ve 53 üncü maddeleri gereğince 1 yıl 15 gün hapis ve 1500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri gereğince 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi, sanığın suç kastı bulunmadığına, katılan ile sulh olarak iyi niyetini ortaya koyduğuna, eksik araştırma neticesinde mahkûmiyet hükmü kurulduğuna ve sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 168 inci maddesinin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, katılan adına sahte olarak keşideci imzası atılan 10.03.2011 düzenleme ve 10.06.2011 ödeme tarihli Murat Yuvanç namına keşide edilmiş 180.000,00 TL bedelli bonoyu, Aliağa İcra Müdürlüğü’nün 2011/2590 sayılı dosyası kapsamında icra takibine konu etmek suretiyle, resmi belgede sahtecilik ile kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılığa teşebbüs suçlarını işlediği kabul edilmiştir.
2. Sanık savunmasında suçlamaları kabul etmeyerek, suça konu bonoyu kendisine … aracılığıyla tanıştığı Güzelyalı Emlak’ın sahibi olan …isimli kişinin yanında bulunan ve ortak gıda işi yapmayı kararlaştırdıkları Murat Yuvanç’ın verdiğini beyan etmiş; hakkında ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen Murat Yuvanç’ın suçlamaları kabul etmemesi üzerine, fotoğraf üzerinden yaptırılan teşhis işleminde de sanığın kendisini Murat Yuvanç olarak tanıtan kişinin farklı bir kişi olduğunu bildirdiği görülmüştür. Sanık müdafii sözlü ve yazılı savunmalarında, sanığın savunmasında isimleri geçen kişilerin araştırılmasını, belirtilen telefon numaraları arasındaki görüşmelere ilişkin HTS kayıtlarının çıkartılmasını, MOBESE görüntülerinin istenilmesini talep etmiş, ancak bu talepler Mahkemenin 17.02.2015 tarihli ara kararı ile reddedilmiştir. Soruşturma aşamasında sanığın bildirdiği ve bono üzerinde yazılı bulunan bir kısım telefon numaralarının araştırıldığı, Güzelyalı Emlak isimli iş yerinin sahibinin M.Ç. isimli kişi olduğunun ve sanığın savunmasında isimleri geçen kişileri tanımadığını beyan ettiği belirlenmiş; sanık ve müdafii tarafından savunmada isimleri geçen kişilere ait açık kimlik ve adres bilgilerinin bildirilmediği, sanık ile Murat Yuvanç arasındaki ticari ilişkiye dair herhangi bir belge sunulmadığı görülmüştür.
3. Katılan … aşamalarda alınan beyanlarında; sanığı ve Murat Yuvanç’ı tanımadığını, bono üzerindeki yazı ve imzaların kendisine ait olmadığını, böyle bir borcunun bulunmadığını beyan ederek sanıktan şikayetçi olmuştur.
4. Suça konu bono aslı Adli Emanetin 2014/1292 sırasında muhafaza altına alınmış; Mahkemece 11.12.2014 tarihli celsede yapılan incelemede, genel görünümü itibarıyla bir bonoda olması gereken özellikleri taşıdığı belirtilmiştir.
5. Soruşturma aşamasında alınan 16.06.2014 tarihli Adli Tıp ve Belge İnceleme Uzmanı bilirkişinin raporuna göre; bono üzerinde yer alan keşideci ve Murat Yuvanç adına atılı imza ve yazıların sanığın, katılanın ve Murat Yuvanç’ın eli ürünü olmadığı tespit edilmiştir.
6. Sanık müdafii tarafından 13.02.2015 tarihli dilekçe ekinde dosyaya sunulan protokolün taraflar arasındaki hukuk davalarına ilişkin olduğu anlaşılmış; katılan vekili, 16.02.2015 tarihli dilekçesinde ve 17.02.2015 tarihli celsedeki beyanında, icra takibi nedeniyle meydana gelen zararların halen giderilmediğini, şikayetlerinin devam ettiğini bildirmiştir.
7. Karşıyaka 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.03.2015 tarihli ve 2014/394 Esas, 2015/93 Karar sayılı kararı ile sanığın savunması, katılan ve tanık beyanları, bilirkişi raporu, Aliağa İcra Müdürlüğü’nün 2011/2590 Esas sayılı icra takip dosyası, emanet eşya makbuzu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek, sanık hakkında resmi belgede sahtecilik ile kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılığa teşebbüs suçlarından temyiz incelemesine konu mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.
IV. GEREKÇE
1. Dosya kapsamında elde edilen deliller doğrultusunda; Mahkemenin sübuta yönelik kabulü ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 168 inci maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, sanık müdafiinin bu hususlara yönelik temyiz sebepleri kabul edilmemiştir.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
3. Gerekçeli karar başlığında 10.03.2011 olarak yanlış yazılan suç tarihinin, suça konu bononun icra takibine konu edildiği 26.07.2011 olarak mahallinde düzeltilmesi; 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile sanık hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi durumunun infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Karşıyaka 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.03.2015 tarihli ve 2014/394 Esas, 2015/93 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve sair yönlerden, herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
27.02.2023 tarihinde karar verildi.