Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/17516 E. 2022/16061 K. 12.10.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/17516
KARAR NO : 2022/16061
KARAR TARİHİ : 12.10.2022

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında dolandırıcılık, Resmi belgede sahtecilik


A) Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafisi ve Cumhuriyet savcısının temyizlerinin incelenmesinde:
5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanık müdafisi ve Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün ONANMASINA,
B) Nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafisi ve Cumhuriyet savcısının temyizlerinin incelenmesinde:
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık müdafisi ve Cumhuriyet savcısının diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
1) Sanığın ticari ilişki kapsamında mağdurlar …., …Isı Sistemleri Ltd. Şti., … Isı Sistemleri Ltd. Şti. ve… Mühendislik Doğalgaz Ltd. Şti.nden değişik zamanlarda mal aldığı ve karşılığında suça konu sahte senetleri verdiği iddia ve kabul olunan olayda; her bir mağdura karşı işlenen dolandırıcılık suçunun birbirinden ayrı ve bağımsız suçları oluşturması nedeniyle mağdur sayısınca hüküm kurulması, yüklenen suçun bir suç işleme icrası kapsamında aynı mağdura karşı değişik zamanlarda işlenmesi halinde ayrıca zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği dikkate alınarak; her bir mağdur yönünden, sanığa mal verip karşılığında suça konu senetleri alan kişilerin tespiti ile beyanlarına başvurularak suça konu senetlerin aynı anda mı veya değişik zamanlarda mı verildiği/alındığı belirlenip önceden doğan borç karşılığı verilip verilmediği de araştırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, sanığın fiilleri tek suç kabul edilip zincirleme suç hükümleri uygulanarak ceza tayini, yasaya aykırı,
2) Kabule göre de;
5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafisi ve Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12.10.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yz.İşl.Md. Y.