Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/17565 E. 2023/858 K. 21.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/17565
KARAR NO : 2023/858
KARAR TARİHİ : 21.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/331 E., 2015/90 K.
SUÇLAR : Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.03.2015 tarihli ve 2014/331 Esas, 2015/90 Karar Sayılı Kararı ile Sanık Hakkında;
1. Nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendi ve son cümlesi, 168 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci, 52 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ve 15.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
2. Resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
3. Özel belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 207 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci ve 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
Karar verilmiştir.
B. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca Tanzim Olunan 11.09.2019 Tarihli, 2015/143893 Sayılı Hükümlerin Bozulması Gerektiği Görüşünü İçeren Tebliğname ile Daireye Tevdi Edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz istemi, suç vasfına, eksik incelemeye, delillerin takdirine, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, vesaireye ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, arabasında iş arkadaşı katılan …’e ait sürücü belgesini bulduğu, katılanın sürekli istemesine rağmen oyalayıp vermediği gibi kendi fotoğrafını yapıştırdıktan sonra katılan adına kredi başvurusunda bulunduğu, kredi onaylandıktan sonra krediyi alabilmesi için banka talebiyle nüfus cüzdanına ihtiyaç olduğundan kendisini katılan ismiyle tanıtıp Kahta Nüfus Müdürlüğüne müracaat ederek katılan adına nüfus cüzdanı çıkarttırdığı, bu sahte nüfus cüzdanı ile Türk Ekonomi Bankası A.Ş. Adıyaman Şubesinden 7.500,00 TL kredi çektiği, kredi sözleşmesinde … adına imza attığı, bu suretle banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği iddiasıyla kamu davaları açıldığı anlaşılmıştır.
2. Sanık, suçlamaları kabul etmiştir.
3. Katılan …, sanıkla beraber aynı okulda öğretmenlik yaptıklarını, onun arabasında ehliyetini unuttuğunu, istemesine rağmen getirmeyip, oyaladığını, daha sonra okula gelmeyip işten atıldığını ve iddianameye konu eylemleri gerçekleştirdiğini bankadan kendisine kredi kartı gelmesiyle öğrendiğini beyanla sanıktan şikayetçi olmuştur.
4. Türkiye Ekonomi Bankası A.Ş. yazısına göre, sanığın 30.03.2012 tarihinde kredi kullandığı, yanında nüfus cüzdanı olmamasından dolayı bu tarihte hesapta bulunan 7.000,00 TL ye bloke konulduğu, 12.04.2012 tarihinde kimlik aslının sunulmasıyla blokenin kaldırılıp paranın kesintiler yapıldıktan sonra ödendiği, kredinin ilk üç taksitinin ödendiği, daha sonra kalan 6.065,70 TL borcun sanığın babası tarafından 27.02.2015 tarihinde kapatıldığı anlaşılmıştır.
5. Uzmanlık raporuna göre, ihtiyaç kredisi üzerindeki katılan … adına atılı imzaların sanığa ait olduğu tespit edilmiştir.
6. İhtiyaç kredisi sözleşmesi ve eklerinin, nüfus cüzdanı talep belgesinin aslının emanette olduğu, sahte sürücü belgesi ve nüfus cüzdanı fotokopisinin dosyada olduğu, asıllarının olmadığı anlaşılmıştır.
7. Nüfus müdürlüğü yazısına göre, katılan adına Kahta İlçe Nüfus Müdürlüğünden 11.04.2012 tarihinde kayıptan nüfus cüzdanı alındığı anlaşılmıştır.
8. Mahkemece, sürücü belgesi ve nüfus cüzdanı fotokopileri incelenip aldatıcılık niteliği olduğu kabul edilerek, sübut bulan suçlardan temyize konu mahkumiyet hükümlerinin kurulduğu anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden;
1. 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendinde suç oluşturan fiil düzenlenmiş, aynı maddenin son cümlesinde ise bu fiile uygulanacak ceza miktarı belirtilmiştir. Suça konu iddianamede yüklenen suçun unsurlarını oluşturan fiil/fiillerin nelerden ibaret olduğu hiçbir tereddüte yer bırakmayacak biçimde açıklanmış, sanığa üzerine atılı suçun ne olduğunu hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde anlatılmıştır. Buna göre, sanığa savunmasını yapabilme ve delillerini sunabilme imkanı tanınmıştır. Sanık kime karşı ne şekilde ve hangi fiille suç işlediğini bilmektedir. Cezanın arttırılmasını gerektiren ve sonradan ortaya çıkan bir husus olmadığı gibi suç vasfında da bir değişiklik söz konusu değildir. Kaldı ki; sanığın aşamalardaki savunmasında ve temyiz dilekçesinde, 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesinin uygulanması nedeniyle savunma hakkı verilmediğine dair bir itirazı da bulunmamaktadır. Dolayısıyla sanığın savunma hakkının kısıtlanmadığı, bu hususta ek savunma verilmesine gerek olmadığı anlaşıldığından, tebliğnamede bu husustaki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların düzeltilen husus dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
3. Ancak;
5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e), (f), (j) ve (k), (l) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari ve bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı Kanun’un 52 nci maddesi uyarınca, 20-100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerektiği ve buna göre, Mahkemece haksız menfaat miktarının 7.500,00 TL, haksız menfaatin iki katının 15.000,00 TL olduğu dikkate alınarak temel ceza doğru olarak 750 gün olarak belirlendikten sonra artırım-indirim yapılıp belirlenen 312 gün adli para cezasının 52 nci madde uyarınca belirlenen 20 TL ile çarpılması sonucu sanığın 6.240 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi gerekir iken sanığa verilen para cezasının 5237 sayılı TCK’nın 158 inci maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi dikkate alınarak suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamayacağı gerekçesiyle tekrar 750 gün adli para cezasına çıkartılmak suretiyle fazla ceza tayini
Hukuka aykırı olup söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

B. Resmi Belgede Sahtecilik ve Özel Belgede Sahtecilik Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden;
Sanığın, katılana ait aslı ele geçirilemeyen sürücü belgesine kendi fotoğrafını yapıştırıp katılan adına kredi başvurusu ile katılan adına kredi evrakına imza attığı, hesabına yatan krediyi çekebilmesi için bankanın nüfus cüzdanını talep etmesi üzerine, kayba dayalı nüfus cüzdanı talep belgesi ve sahte sürücü belgesi ile Nüfus İdaresine başvurup katılan adına nüfus cüzdanı aldığı ve bankadan parayı çektiği anlaşılan olayda, belgede sahtecilik suçlarında, belgenin nesnel olarak aldatıcılık niteliğinin bulunması ve aldatma keyfiyetinin belgeden objektif olarak anlaşılması gerektiği, muhatabın hatasından, dikkatsizlik veya özensizliğinden kaynaklanan fiili iğfalin, aldatıcılık niteliğinin varlığını göstermeyeceği ve aslı bulunamayan belgelerin aldatıcılık niteliklerinin bulunup bulunmadığının tespitinin mümkün olamayacağı ancak sanığın katılan adına aldığı nüfus cüzdanı ele geçirilmemiş ise de, Nüfus İdaresi tarafından düzenlendiğinden suçun maddi unsuru oluştuğundan resmi belge vasfını taşıdığı, kredi sözleşmesi, nüfus cüzdanı talep belgesi ve sahte nüfus cüzdanı nedeniyle sanığın eyleminin kül halinde zincirleme resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğu, sahte belge sayısının 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi uyarınca temel cezanın tayininde nazara alınması gerektiği gözetilmeden kredi sözleşmesi nedeniyle özel belgede sahtecilik ve sahte sürücü belgesi ve nüfus cüzdanı sebebiyle resmi belgede sahtecilik suçlarından ayrı ayrı hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
A. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden;
Gerekçe bölümünde (A) kısmında açıklanan nedenle Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.03.2015 tarihli ve 2014/331 Esas, 2015/90 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının 1/4 üncü paragrafının tamamen çıkarılması, 1/5 inci paragrafındaki “15.000 TL” ibaresinin “6.240 TL” olarak değiştirilmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

B. Resmi Belgede Sahtecilik ve Özel Belgede Sahtecilik Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden;
Gerekçe bölümünde (B) kısmında açıklanan nedenle Adıyaman 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.03.2015 tarihli ve 2014/331 Esas, 2015/90 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

21.02.2023 tarihinde karar verildi.