Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/17607 E. 2023/211 K. 18.01.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/17607
KARAR NO : 2023/211
KARAR TARİHİ : 18.01.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/346 E., 2015/38 K.
KATILANLAR : Denizbank, …
SUÇLAR : Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.02.2015 tarihli ve 2013/346 Esas, 2015/38 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
1. Nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 nci maddesinin birinci fıkrasının (j) ve (son) bendleri, 62 nci, maddesi 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü ile 58 inci maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 33.320,00 TL adli para cezası, hak yoksunlukları ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazı ile infazdan sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir.
2. Özel belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 207 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 53 üncü ile 58 inci maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası, hak yoksunlukları ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazı ile infazdan sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyizi mahkumiyet hükümlerinin temyiz edilmesine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, katılan …’a ait kimlik bilgilerine göre düzenlenmiş, üzerinde kendi fotoğrafı bulunan ve aslı ele geçirilemeyen sahte nüfus cüzdanını kullanarak, Denizbank Ayazağa Şubesine başvurarak kredi talebinde bulunduğu, katılan … adına bireysel kredi sözleşmesini imzaladığı ve 06.03.2013 tarihinde 20.000,00 TL kredi kullandığı iddiası ile kamu davası açılmıştır.
2. Sanık, alınan savunmasında suçlamaları kabul etmediğini, katılan adına kredi çekmediğini savunmuştur.
3. Dosya arasında yer alan uzmanlık raporuna göre, bireysel kredi sözleşmesinde … adına atılı bulunan imzanın sanık … isimli şahsın eli mahsulü olmasının mümkün görüldüğü belirtilmiştir.
4. Bireysel kredi sözleşmesi ekinde yer alan nüfus cüzdanı fotokopisinde sanığın fotoğrafının bulunduğu, sanığın kredi için başvurduğu ve tanık olarak beyanına başvurulan banka görevlisi …’nin de sanığı teşhis ettiği anlaşılmıştır.
5. İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.02.2015 tarihli ve 2013/346 Esas, 2015/38 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; sözleşmedeki imzaların sanığın eli ürünü olduğu, katılana ait kimlik bilgilerini misafir olarak geldiği sırada bir şekilde ele geçirdiği ve aslı ele geçmeyen sahte olarak oluşturduğu nüfus cüzdanı ile katılan adına bireysel krediye başvurduğu ve sözleşme imzaladığı ve bu surette banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmamasını sağlamak suretiyle nitelikli dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarını işlediği gerekçesiyle mahkûmiyet kararları verilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Banka veya Diğer Kredi Kurumlarınca Tahsis Edilmemesi Gereken Bir Kredinin Açılmasını Sağlamak Maksadıyla Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden;
1. Sanığa yüklenen eylemin 5237 sayılı TCK’nın 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde öngörülen kamu kurumu olan Nüfus Müdürlüğünün maddi varlıklarından olan nüfus cüzdanının kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılık ve aynı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendinde öngörülen banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçu kapsamında kaldığı ve birden fazla bendin sanık tarafından ihlal edilmiş olduğu anlaşılmakla, sanık hakkında uygulama yapılırken alt sınırdan uzaklaşılarak ceza verilmesi gerekirken eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
2. Sanığın tekerrüre esas alınan Samsun 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/740 Esas, 2012/1421 Karar sayılı ilamına konu TCK’nın 157 nci maddesindeki dolandırıcılık suçunun, 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253 üncü maddesine göre uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmakla, 6763 sayılı Kanunla değişik CMK’nın 254 üncü maddesi gereğince aynı Kanun’un 253 üncü maddesi uyarınca uzlaştırma isteminin yerine getirilip getirilmediği araştırıldıktan sonra hukuki durumunun yeniden değerlendirilerek TCK’nın 58 inci maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
3. Gerekçeli karar başlığında yanlış yazılan suç tarihinin, banka tarafından kredinin kullandırıldığı tarih olan 06.03.2013 olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
4. 5237 sayılı TCK’nın 53 üncü maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
5. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde eleştiriler dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Özel Belgede Sahtecilik Suçu Yönünden Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden
1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında sübut konusunda ulaşılan sonuçta hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ancak;
2. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.04.2014 tarihli, 2013/11-397 Esas ve 2014/202 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK’nın “Kamu güvenine karşı suçlar” bölümünde düzenlenen ve belgenin gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi ile kamu güveninin sarsıldığı kabul edilerek suç sayılıp yaptırıma bağlanan “belgede sahtecilik” suçlarında korunan hukuki yararın kamu güveni olduğu, suçun işlenmesi ile kamu güveninin sarsılması dışında, bir veya birden fazla kişi de haksızlığa uğrayıp, suçtan zarar görmesi halinde dahi, suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamının, diğer bir ifadeyle kamunun olduğuna dair kabulünün etkilenmeyeceği, eylemin belirli bir kişinin zararına olarak işlenmesi halinde bu kişinin mağdur değil, suçtan zarar gören olacağının kabulü gerekeceği ve 5237 sayılı TCK’nın 43 üncü maddesi uyarınca, “bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla ya da aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi” durumunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının mümkün olduğu da gözetilerek; açıklanan ilkeler doğrultusunda, sanığın sahte nüfus cüzdanını bankaya ibraz ederek bireysel kredi sözleşmesi imzaladığı iddiasıyla açılan kamu davasında, sanık hakkında yaptığı sahtecilik fiilleri nedeniyle Bakırköy 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/358 Esas ve 2016/387 Karar sayılı ilamı ile de özel belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet kararı verildiğinin UYAP sorgusundan anlaşılması karşısında; sanığın fiillerinin her biri yenilenen kararla işlenmiş ayrı suçları mı yoksa bir suç işleme kararının icrası kapsamında işlenen zincirleme suçu mu oluşturduğunun değerlendirilmesi açısından; sanık hakkındaki diğer dava dosyası getirtilip incelenerek özetinin duruşma tutanağına yazılması, aynı fiiller nedeniyle açılmış dava veya verilmiş hüküm olup olmadığının belirlenmesi, bu davayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dava dosyasına konulması, zincirleme suç hükümlerinin uygulanma olanağının bulunup bulunmadığının belirlenmesi; zincirleme suç kapsamında kaldığının anlaşılması halinde kesinleşen hükümlerin kapsamı dışındaki suçlar nedeniyle ek ceza verilip verilmeyeceği de tartışılarak hüküm kurulması gerektiği dikkate alınmadan, eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulması,
3. Sanığın tekerrüre esas alınan Samsun 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/740 Esas, 2012/1421 Karar sayılı ilamına konu TCK’nın 157 nci maddesindeki dolandırıcılık suçunun, 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253 üncü maddesine göre uzlaşma kapsamına alındığı anlaşılmakla, bu suç yönünden uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı araştırılıp tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
4. 5237 sayılı TCK’nın 53 üncü maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 8/10/2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, nedenleriyle hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
A. Sanık Hakkında Banka veya Diğer Kredi Kurumlarınca Tahsis Edilmemesi Gereken Bir Kredinin Açılmasını Sağlamak Maksadıyla Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.02.2015 tarihli ve 2013/346 Esas, 2015/38 Karar sayılı kararında eleştiriler dışında herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz isteminin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Sanık Hakkında Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.02.2015 tarihli ve 2013/346 Esas, 2015/38 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

18.01.2023 tarihinde karar verildi.