YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/17667
KARAR NO : 2023/179
KARAR TARİHİ : 17.01.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/112 E., 2015/26 K.
ŞİKÂYETÇİ : …
SUÇLAR : Banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, beraat
TEMYİZ EDENLER : Sanık …, Cumhuriyet savcısı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Silifke 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.02.2015 tarihli ve 2014/112 Esas, 2015/26 Karar sayılı kararı ile,
1. Sanık … hakkında;
a)Banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f-son) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesi ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 11 ay hapis ve 22.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b)Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 51 inci maddesi ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine ve hak yoksunluklarına,
2. Sanık …’ın banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan 5271 sayılı Kanunun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık …’in temyiz isteği; atılı suçları işlemediğine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulduğuna, delillerin takdirinde hata edildiğine ilişkindir.
2. Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; sanık …’ın diğer sanık … ile iştirak halinde hareket ettiğinden nitelikli dolandırıcılık suçundan cezalandırılması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Mahkemece; sanık …’in, suça konu Türkiye İş Bankasına ait, 20.03.2013 keşide tarihli, 13.500,00 TL bedelli, keşidecisi … olan, 3074044 numaralı çeki, aldığı 45 adet küçükbaş hayvana karşılık olmak üzere katılan …’ye arkasını ciro ederek verdiği, bu şekilde banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediğinden mahkumiyetine, sanık …’ın sanık … ile iştirak halinde hareket ettiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan beraatine karar verilmiştir.
2. Sanıkların, üzerine atılı suçlamaları kabul etmedikleri belirlenmiştir.
3. Kolluk güçlerince tanzim olunan tutanaklar, Adana Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünce hazırlanan uzmanlık raporları, Türkiye İş Bankasının cevabi yazıları, icra takip dosyası örneği, tanıklar İ.K., S.K. ve A.T.nin beyanları, sanıkların güncel adlî sicil kayıtları dava dosyasında mevcut olup suça konu çekin adli emanete alındığı anlaşılmıştır.
4. Suça konu çek üzerinde Mahkemece gözlem yapılarak, çekin aldatma kabiliyetinin bulunduğu değerlendirilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık … Yönünden
1. Sanığın Sübuta İlişkin Temyiz Sebepleri
Sanığın suça konu sahte çeki satın aldığı 45 adet küçükbaş hayvan karşılığında katılana verdiğinin, çekin katılan tarafından tahsil edilmek istendiğinde sahte olduğunun öğrenildiğinin, tanzimine ilişkin yazı ve imzaların şikâyetçi …’a ait olmadığının ve Osman Gökçe isimli kişinin çekte cirosu bulunmadığının toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından anlaşılması karşısında, çekin Osman Gökçe’ye satılan şeftali karşılığında alındığına yönelik sanık savunması suçtan kurtulmaya yönelik olup bu savunmaya itibar edilemeyeceğinden, temyize konu mahkûmiyet hükümlerinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Sanığın Sübut Dışındaki Temyiz Sebepleri
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
B. Sanık … Yönünden
Mahkemece, sanık …’ın aşamalardaki tüm savunmalarında, diğer sanık …’in katılanla pazarlık yaptığını, kendisinin sanığın şoförlüğünü yaptığını, suça konu çekten haberinin olmadığını ifade ettiği, katılan …’nün beyanlarının da sanık …’ın savunmasını doğrular mahiyette olup alınan beyanında sanık … ile pazarlık ederlerken sanık …’ın herhangi bir şey yapmadığını söylemesi de dikkate alınarak, sanık …’ın diğer sanık … ile iş birliği ve iştirak iradesi içinde atılı eylemi gerçekleştirdiği yönünde her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gerekçesiyle beraat kararı verilmiş ise de; sanığın aşamalardaki savunmalarında olayın pazarlık aşamasında bulunmadığını ve sadece diğer sanığa şoförlük yaptığını savunmasına karşın, diğer sanık … ile birlikte köy kahvesine giderek hayvan almak istediklerini söylediği, katılanın hayvan satmak istediğini bilen tanık A.T.nin sanıkları katılanla buluşturduğu ve sanığın hem pazarlığın yapıldığı ilk görüşmeye hem de hayvanların araca yüklenip götürüldüğü ikinci görüşmeye diğer sanık ile birlikte gittikleri, tanık A.T.nin soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısı tarafından alınan 10.12.2013 tarihli beyanında, çekin doldurulması konusunda tereddüt edilince sanık …’ın talimatı ile sanık …’in çeki imzalayıp katılana verdiğini beyan ettiği gibi kovuşturma aşamasında alınan 11.11.2014 tarihli beyanında da, pazarlığı yapıp çeki ciro ederek verenin sanık …, nakit parayı cebinden çıkarıp sayanın da sanık … olduğunu beyan ettiğinin toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından anlaşılması karşısında, başlangıçtan itibaren dolandırıcılık kastıyla ve diğer sanık … ile birlikte iştirak halinde hareket eden sanığın sübut bulan eylemi nedeniyle atılı suçtan mahkûmiyetine hükmolunması gerekirken, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek beraat hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Sanık … Hakkında Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık ve Resmi Belgede Sahtecilik Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Silifke 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.02.2015 tarihli ve 2014/112 Esas, 2015/26 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık … Hakkında Banka veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Silifke 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.02.2015 tarihli ve 2014/112 Esas, 2015/26 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, değişik gerekçeyle Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.01.2023 tarihinde karar verildi.