Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/17694 E. 2023/2285 K. 30.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/17694
KARAR NO : 2023/2285
KARAR TARİHİ : 30.03.2023

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/524 E., 2015/149 K.
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İzmir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.02.2015 tarihli ve 2014/524 Esas, 2015/149 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında dolandırıcılık suçundan 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyizi; hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığa atılı suçun sübut bulduğuna ilişkindir.

III. GEREKÇE
1. İzmir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.02.2015 tarihli ve 2014/524 Esas, 2015/149 Karar sayılı kararına konu, katılanı telefon ile arayan bir kişinin kendisini Gümüşhane Valisi olarak tanıttığı ve Gümüşhanede bulunan engelli insanlar için elektrikli sandalye alımı kampanyası düzenlediklerini ifade ederek yardım istediği, sanığa ait hesap numarasını katılana bildirdiği iddia olunan olayda; eylemin hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 14 üncü maddesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesine eklenen (L) bendi kapsamında öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçu kapsamına alındığı ancak zamanaşımının olumsuz bir muhakeme şartı olarak kovuşturmaya engel olduğu değerlendirilmiştir.
2. Sanığın eyleminin suç tarihi itibarıyla lehine olan 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinde düzenlenen basit dolandırıcılık suçunu oluşturması ve bu suçtan belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
3. 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanığın 01.12.2014 tarihli sorgusu olduğu ve bu tarihten temyiz incelemesi tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 17.02.2015 tarihli ve 2014/524 Esas, 2015/149 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

30.03.2023 tarihinde karar verildi.