Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/17699 E. 2023/839 K. 21.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/17699
KARAR NO : 2023/839
KARAR TARİHİ : 21.02.2023

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/95 E., 2015/45 K.
SUÇLAR : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.02.2015 tarihli ve 2014/95 Esas, 2015/45 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
1. Nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi ve son cümlesi, 62 nci, 52 nci, 58 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis ve 40.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrüre,
2. Resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci, 58 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrüre,
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; yüklenen suçların maddi ve manevi unsurları itibarıyla oluşmadığına, olayın hukuki ihtilaf niteliğinde olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılanın kendisine ait … plakalı aracını www.sahibinden.com isimli internet sitesine ilan vermek suretiyle satışa çıkardığı, bu ilan üzerine kendilerini polis memuru olarak tanıtan ve isimlerini Erhan ve Muttalip olarak bildiren sanıkların katılanın kardeşi olan tanık Y.Ö. ile görüşüp arabaya baktıkları, ertesi gün yeniden geleceklerini söyleyerek gittikleri, sonraki gün yeniden gelip katılanın kardeşi tanık Y.Ö. ile birlikte sanayiye giderek aracı gösterdikleri, aralarında 27.07.2012 tarihli oto satış sözleşmesi düzenledikleri, sanıkların teminat olarak da 25.10.2012 keşide tarihli 22.995,00 TL bedelli suça konu çeki tanık Y.Ö.’ye verdikleri, tarafların aralarındaki anlaşma uyarınca aracın yarı parasının peşin olarak verileceği, ancak sanıkların parayı eşlerinden alacaklarını, bu nedenle de aracın satışı konusunda vekaletin fotokopisini eşlerine göstermeleri gerektiğini söyleyerek aracın satışı konusunda vekalet istedikleri, sanıklara güvenen katılan ile kardeşi Y.Ö.’nün sanıklarla birlikte Bornova 4. Noterliğine gittikleri ve katılanın noterden aracın satışı konusunda sanık …’ye vekalet verdiği, sanıkların aldıkları bu vekaletname uyarınca aynı gün aracı tanık S.G.’ye sattıkları, aralarındaki anlaşma uyarınca 22.08.2012 tarihinde ödemeleri gereken peşinatı katılana ödemedikleri, şikayet üzerine yapılan soruşturma sonucunda Erhan ismini kullanan kişinin sanık … olduğu, Muttalip ismini kullanan kişinin de … isimli kişi olduğu tespit edildiğinden bahisle bu sanıklar hakkında kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda sanıkların katılana verdikleri çekin de tamamen sahte olarak düzenlendiğinin belirlendiği, ayrıca suça konu çek ve oto satış mukavelesi üzerinde yapılan grafolojik incelemelerde çekin arka yüzünde 2. cirantaya ait yazı ve rakamların …’un eli ürünü olduğunun belirlendiği, yine oto satış mukavelesi üzerinde yapılan incelemede bu mukaveledeki … adına atılan imzaların temyiz dışı sanık … isimli kişinin eli ürünü olmadığının belirlendiği, yine olay sebebiyle dinlenen tanıklar ve yapılan keşifte temyiz dışı sanık …’in katılan ve kardeşi ile görüşen kişi olmadığı, bu kişinin yine benzer şekilde suçlar işleyip hakkında dava açılan … isimli kişi olduğunun anlaşıldığı, oto satış mukavelesindeki yazı ve rakamların da …’un eli ürünü olduğunun belirlenmiş olduğu, bu durumda sanık … ile …’un atılı suçu birlikte işledikleri, …’un suç işlerken hakkında kamu davası açılan …’e ait kimlik bilgilerini kullandığı kabul edilerek sanık … hakkında nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından temyiz incelemesine konu mahkûmiyet hükümlerinin kurulduğu anlaşılmıştır.
2. Sanık … savunmasında özetle; katılan ve kardeşiyle araç alım-satımı konusunda anlaştığını, aracın satışına ilişkin vekalet aldıktan sonra 20.500,00 TL’yi katılanın kardeşine nakit olarak ödediğini, aracı aynı gün sattığını, kimseye çek vermediğini beyan etmiştir.
3. Katılan ve tanık Y.Ö. beyanlarının mahkemenin kabulü ile aynı doğrultuda olduğu anlaşılmıştır.
4. Banka yazı cevapları, bilirkişi raporları, vekaletname, oto satış mukavelesi, araç satış sözleşmeleri, tanık S.G.’nin beyanı, katılan ve tanık Y.Ö’nün teşhisi içeren beyanları ve suça konu çek fotokopisi dosya arasındadır.
5. Suça konu çekin çalıntı çek olduğu, Mahkemece çek aslı üzerinde gözlem yapılarak çekin aldatıcılık niteliğinin bulunduğu tespit edilmiştir.
6. Sanığa ait adli sicil kaydı UYAP üzerinden dosyasına alınmıştır.

IV. GEREKÇE
1. Sanığın savunmaları, katılan ve tanıkların beyanları ile dosya kapsamında toplanan tüm delillere göre yüklenen suçların sanık tarafından işlendiği anlaşılmakla, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Gerekçeli karar başlığına “resmi belgede sahtecilik” suç adının yazılmaması hususu ile hüküm fıkrasının B/2 bölümünde maddi hata sonucu “nitelikli sahtecilik” olarak yazılan suç adının “resmi belgede sahtecilik” şeklinde yazılması hususunun mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.02.2015 tarihli ve 2014/95 Esas, 2015/45 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

21.02.2023 tarihinde karar verildi.