YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/17724
KARAR NO : 2023/558
KARAR TARİHİ : 09.02.2023
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/73 E., 2015/21 K.
SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık ve müdafii
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Elbistan Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.02.2015 tarihli ve 2013/73 Esas, 2015/21 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
1. Nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddeleri uyarınca 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ve 140,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Özel belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 207 nci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafiinin temyiz isteği; muhtar olan katılan … ile sanığın husumeti olduğunu, sanığın ÇKS belgesi için gereken belgeleri yanında çalışan … ile göndererek muhtara imzalattığı, ancak suça konu belgelerin bu belgeler olmadığı, suça konu belgelerdeki sanık adına atılı görünen imzaların sanık eli ürünü olmadığının bilirkişi raporuyla sabit olduğunu, sanığın oğluna ait olan ve diğer kiraladığı arazilerle ilgili sahtecilik yapmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu gerekçeleriyle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın mazot ve gübre desteği almak için, Elbistan İlçe Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü’ne verdiği 121/71, 129/21, 125/9, 128/4 ada/parsel numaralı arazilere ait kira sözleşmeleri ve 2012 sezonu üretim beyanı belgelerindeki muhtar ve aza imzasını sahte oluşturup ekip biçmediği halde haksız yere menfaat elde etme amacıyla kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını işlediği iddiasıyla dava açılmıştır.
2. Sanığın aşamalardaki sözlü ve yazılı savunmalarında özetle; 129/21 ve 121/71 ada/parsel numaralı taşınmazları 09.03.2011 tarihinde Kevser Demirhan’a sattığını, bu parsellerde tarım faaliyetinde bulunmaya devam etmek için kiraladığını, 128/24 ve 125/9 ada/parsel numaralı taşınmazların oğlu Ö. Asef Şahan’a ait olduğunu ve kendisinin tarım amacıyla kullandığını, suça konu belgelerin kendi düzenlediği belgeler olmadığını, bu durumun yazı incelemesi yapıldığında ortaya çıkacağını, kendisi adına atılı görünen imzaların kendisine ait olmadığını, kendi düzenlediği ve aralarındaki husumet sebebiyle bizzat muhtara götürmeyerek, yanında çalışan … vasıtasıyla muhtar …’a imzalaması için gönderdiği belgelerin dosyadaki belgeler olmadığını, muhtar … ve aza …’ün aralarındaki husumet sebebiyle bu şikayette bulunduklarını, belgeleri gönderdiği sırada tanık olan Yusuf Türkmen’in orada bulunduğunu, arazileri kullandığını beyan eden …’nin muhtarın akrabası olduğunu, o arazilerin kendi oğlu adına tescilli olduğunu, 06.06.2011 tarihinde … tarafından onaylanarak imzalanan üretim beyanı belgesi bulunduğunu, …’nin 2010 yılından itibaren belirtilen parselleri kullandığı iddiasının yalan olduğunu beyan etmiştir.
3. Tanık olarak dinlenen Y.T., M.Ş. ve Ö.A.Ş. sanığın savunmasını doğrulamışlardır.
4. Tanık olarak dinlenen İlçe Tarım Müdürlüğü ziraat teknisyeni S.Ç.’nin beyanına göre belgeleri sanık bizzat kendisi teslim etmiştir.
5. Emniyet Genel Müdürlüğü Kriminal Polis Laboratuvarında alınan 09.07.2012 ve 11.03.2013 tarihli ekspertiz raporlarına göre; suça konu belgelerdeki sanık … adına atılı, muhtarlık kaşesinin üzerinde yer alan ve aza bölümünde yer alan imzaların sanık …, katılan … ve aza … eli ürünü olduğuna dair kaligrafik ve karakteristik hususiyet tespit edilemediği belirlenmiştir.
6. Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın 07.08.2012 tarihli yazısına göre; 2011 sezonu için aynı ada/parsellere yönelik destek aldığı, belgelerden üretim beyanına dair olan belgenin … ve … tarafından imzalanmış olduğu tespit edilmiştir.
7. Soruşturma aşamasında alınan 22.11.2012 tarihli teknik bilirkişi raporuna göre; köy halkından … ve Muhtar … eşliğinde yapılan tespite göre, 125/9 parselin sanık tarafından kullanıldığı, 121/71 ve 129/21 ada/parsel numaralı taşınmazların ise beyan veren … tarafından kullanıldığı belirlenmiştir.
8. Sanık dosyaya 129/21 ve 121/71 ada/parsel numaralı taşınmazları Kevser Demirhan’dan kiraladığına dair kira sözleşmesi aslı sunmuştur.
9. Suça konu belgelerde görünen 128/4 ada/parsel numaralı taşınmazın ekilip biçilmediği sit alanı olduğu ve maliye hazinesinin malı olduğu belirlenmiştir.
10. Mahkemece; deliller değerlendirilip sanığın savunmalarının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu kabul edilerek; resmi belgede sahtecilik suçundan cezalandırılması için dava açılmış ise de; belgenin özel belge olduğu gerekçesiyle özel belgede sahtecilik suçundan ve sanığın herhangi bir destek ödemesi almadığı tespit edildiğinden üzerine atılı kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılığa teşebbüs suçundan mahkûmiyetine hükmedilmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Olay ve olgular bölümünün 2 numaralı paragrafında anlatılan sanık beyanları, 3 numaralı paragrafında anlatılan tanık beyanları, 5 numaralı paragrafında anlatılan bilirkişi raporlarına göre belgelerdeki imzaların sanığın savunmasını doğrular nitelikte sanığa ait çıkmaması, sanığın 2011 sezonunda aynı araziler için destekten faydalanmış olması ve sahteliğinin iddia edilmemesi, sanığın oğluna ait arazileri kullanmasının hayatın olağan akışına uygun olduğu ancak, soruşturma aşamasında olay yerinde yaptırılan tespit sırasında dinlenen …’nin hem 2011 döneminde sanığın üretim beyanını onaylayıp hem de 2010 yılından itibaren belirtilen parselleri kendisinin kullandığı yönündeki beyanının çelişkili olduğu, sanığın arazileri Kevser Demirhan’dan kiraladığına dair kira sözleşmesi sunduğu değerlendirildiğinde gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi için; öncelikle 2012 yılı üretim döneminde belirtilen ada parsellerin sanık tarafından kullanılıp kullanılmadığına dair tarafsız mahalli bilirkişiler ile keşif yapılması, Kevser Demirhan’a ait taşınmazlarla ilgili Kevser Demirhan’ın tanık sıfatıyla dinlenerek, kira sözleşmesi hakkında ve …’nin beyanları hakkında diyecekleri sorulması, sanığın savunması değerlendirilerek suça konu belgelerde yer alan rakam ve yazıların kimin eli ürünü belirlenebilmesi için tanık olarak dinlenen M.Ş., Ö.A.Ş., 1955 doğumlu sanığın kuzeni olan İ.Ş.’nin imza, yazı ve rakam örneklerinin alınması ayrıca sayılan isimlerin, katılan … ve aza …’ün suç tarihinden önceki imza yazı ve rakam örneklerinin kurum ve kuruluşlardan temin edilerek belgelerdeki imza, yazı ve rakamların aidiyeti hususunda bilirkişi raporu alınmadan eksik inceleme ve araştırma ile sanığın nitelikli dolandırıcılık suçundan ve suça konu belgelerin muhtarlık mühür ve imzasını haiz olduğu değerlendirilerek resmi belge niteliğinde olduğu da gözetilmeksizin suç vasfında hataya düşülerek özel belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet hükümleri kurulması,
2. Kabule göre de;
a) Nitelikli dolandırıcılık suçunda hapis cezası ait sınırdan tayin edildiği halde, adli para cezası tayin edilirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek para ceza tayini,
b) Kazanılmış hakka konu olmayan ve hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olan 5237 sayılı Kanun’un 53 üncü maddesindeki hak yoksunluklarına hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmesi,
Hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Elbistan Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.02.2015 tarihli ve 2013/73 Esas, 2015/21 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığından sanığın kazanılmış haklarının saklı tutulmasına,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
09.02.2023 tarihinde karar verildi.