Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2021/17737 E. 2023/890 K. 22.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/17737
KARAR NO : 2023/890
KARAR TARİHİ : 22.02.2023

MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi

Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulundukları, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 13.10.2014 Tarihli ve 2014/336 Esas, 2014/315 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 257 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları uyarınca yargılanmak üzere son soruşturmanın açılmasına karar verilmiştir.
2. Son soruşturmanın açılması kararı üzerine … Ağır Ceza Mahkemesinin 11.03.2015 Tarihli ve 2014/339 Esas, 2015/66 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında,
a.) Kamu kurum ve kuruluşları, vb.tüzel kişiliklerin … olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesi uyarınca 4 yıl hapis, 20.000,00.TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
b.) Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
Karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, cezaların fahiş olduğuna, hakkında takdiri indirim ve lehe olan hükümlerin uygulanmamasına ve dava açılmadığı halde iddianame dışına çıkılarak resmi belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulduğuna ilişkindir.
Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; dava açılmadığı halde iddianame dışına çıkılarak resmi belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, olay tarihinde … Barosuna kayıtlı olarak . İlçesinde … avukatlık yaptığı, katılan …’in paydaş olduğu bir taşınmazdaki hissesinin satılması nedeniyle, şufa davası açılmak üzere anlaştıkları, katılanın . 2.Noterliği’nin 03.10.2011 tarihli vekaletnamesi ile vekil tayin ettiği, vekalet ücreti ve masraflar karşılığında çeşitli tarihlerde 2.500,00 TL almasına rağmen bahse konu davayı açmadığı gibi davayı açtığını 39.000,00.TL ön alım bedelinin mahkeme veznesine depo edilmesi gerektiğini, katılan …’e söyleyip 01.03.2012 tarihinde 39.000,00 TL sini aldığı, ancak bu parayı mahkeme veznesine yatırmadığı halde yatırdığı izlenimi uyandırmak amacıyla yatırıldığına dair sayman mutemedi alındısını gerçeğe aykırı bir şekilde düzenleyip fotokopisini katılana verdiği anlaşılmaktadır.
2. Sanık suçunu ikrar etmiştir.
3. Katılan …’in aşamalarda alınan beyanlarında özetle, eşi .’ye ait taşınmaz ile ilgili şufa davası açmak üzere anlaştığını, eşinin vekalet verdiğini, vekalet ücreti olarak talep ettiği 2.500,00.TL nin tamamını peyderpey ödediğini, daha sonra şufa bedeli olarak 39.300,00 TL daha para istediğini, kredi çekip parayı sanığa götürdüğünü, sanığın parayı alıp mahkeme veznesine yatırdığını beyan edip kendisine makbuz fotokopisini verdiğini, aradan 1,5 sene geçtikten sonra davanın bittiğini, 21 gün içinde tapuyu alacağımızı söylemesine rağmen ortadan kaybolduğu şeklinde beyanda bulunmuştur.
4. Katılan …’in aşamalarda eşi olan diğer katılan …’in beyanları doğrultusunda beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.
5. Mahkemece, sanık ikrarı, katlan beyanları, olayla ilgili Gönen Yazı İşleri Müdürü Hülya Samaraz tarafından düzenlenen disiplin soruşturma dosyası, … Barosunun cevabi yazıları, … Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün yazıları vs tüm dosya kapsamı nazara birlikte değerlendirilerek, sanığın şufa davası açmak üzere anlaştığı, vekaletini ve vekalet ücretini almasına rağmen dava açtığını söyleyip şufa bedeli adı altında aldığı parayı mahkeme veznesine yatırmayıp, bunu gizlemek amacıyla sahte sayman mutemedi alındı belgesi düzenleyerek sanığa verdiği kabul edilerek subüt bulan suçlardan sanığın mahkumiyetine dair karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Sanık … Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Sanığın, 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası kapsamında, aynı suç işleme kararıyla Kanun’un aynı hükmünü değişik zamanlarda birden fazla kez ihlal ederek haksız menfaat temin etmiş olması karşısında, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmayarak eksik ceza tayin edilmesi, sanığın eyleminin ayrıca 5237 sayılı Kanun’un158 inci maddesinin birinci fıkrası (i) bendinde, … meslek sahibi kişiler tarafından mesleklerinden dolayı kendilerine duyulan güvenin kötüye kullanılması suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğunun gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
2. Dosya kapsamına göre elde edilen deliller doğrultusunda, mahkemenin suçun yasal unsurlarının oluştuğuna ilişkin kabulü ile temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşılması, takdiri indirim, hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve erteleme hükümlerinin uygulanmamasına yönelik gerekçelerinin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla sanığın kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, cezaların fahiş olduğuna, hakkında takdiri indirim ve lehe olan hükümlerin uygulanmamasına yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
3. 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.

4. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14.10.2008 tarih ve 49/219 sayılı kararında da açıklandığı üzere; ceza yargılamasının amacı, somut gerçeğin ortaya çıkarılması olup bunun için başvurulan kanıtlama araçlarından biri de belgelerdir. Yargılama makamları suç isnadı nedeniyle oluşan uyuşmazlığı çözümlerken ele geçirilen ya da iddia ve savunma doğrultusunda sunulan belgelerin güvenilirliğini de denetlemek durumundadırlar. Güvenilirliğin denetlenebilmesi için, belgenin aslının veya bunun olanaklı olmaması halinde de aslına uygunluğu yetkili makam veya kişilerce onanmış örnek ya da kopyalarının dosyaya konulması gerekir. Yine Ceza Genel Kurulunun 14.10.2003 tarih ve 232/250 sayılı kararında açıklandığı üzere, suça konu belgenin fotokopi olması durumunda hukuki sonuç doğurmaya elverişli nitelikte olmadığı, aslı bulunamayan evrakların aldatma kabiliyetlerinin bulunup bulunmadığının da tespit edilemediği, fiili iğfalin aldatma niteliğini göstermeyeceği kabul edilmektedir. Bu itibarla, somut olayda sanığın katılandan aldığı parayı mahkeme veznesine yatırmayıp, bunu gizlemek amacıyla kendisinin tanzim ettiği sahte sayman mutemedi alındı belgesi asıllarının aşamalarda ele geçirilemediğinin anlaşılması karşısında, sanığın unsurları itibarıyla oluşmayan resmi belgede sahtecilik suçundan beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet hükmü kurulması,
Nedeniyle hukuka aykırılık bulunmuştur.

V. KARAR
A. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle … Ağır Ceza Mahkemesinin 11.03.2015 tarihli ve 2014/339 Esas, 2015/66 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle … Ağır Ceza Mahkemesinin 11.03.2015 Tarihli ve 2014/339 Esas, 2015/66 Karar sayılı kararına yönelik sanığın ve Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

22.02.2023 tarihinde karar verildi.